2 Mayıs 2015 Cumartesi

Erdoğan'ı Diyarbakır'da masalcıya döndürdüler. Pinokyo serisi devam mı ediyor?

R.Tayyip Erdoğan, Diyarbakır Toplu Açılış Töreni - 2 MAYIS 2015


 Videonun 45:00 dakikasında diyor ki;

"400 vekili kim alırsa alsın, ama bir adım atalım. 400, ben her partiye eşit mesafedeyim, ama diyorum ki, doğrudan milletin oylarıyla iş başına gelmiş bir Cumhurbaşkanı olarak, bu sürece ilişkin benim de görüşlerimin, tekliflerimin olması tabidir.

Şimdi bir şey istiyorum, Diyarbakır’da şöyle bir sesleneyim.

Yeni Türkiye’ye evet mi?
“Eveeeeeet” sesleri.

Peki, yetmez.
Yeni anayasaya evet mi?
“Eveeeeeet” sesleri.

Bu da yetmez, peki bununla birlikte başkanlık sistemine evet mi?
“Eveeeeeet” sesleri…
Maşallaaaaah…"

Prof. İlber Ortaylı’nın dediği gibi, Yeni Türkiye söylemi kasaba kültüründen gelip kendisine paye verilen cahillerin söylemdir.

Bundan ötesi, başkanlık sistemi olmayacak olursa durum vahim, yargılanmanın önüne geçemeyecek.

Fakat ilginç olanı, aslında ağzından kaçırdığı söylem şurasıdır.

“400 vekili kim alırsa alsın…”

Bu ne demek, ne anlama geliyor?
Deaylar çok uzun, yıllardır bunu söylüyoruz, uzatmadan dikkatinizi çekmek istediğim şudur.

"Kim alırsa alsın, nasıl olsa tüm partiler dizayn edilmiştir, dizayn edenler ne derse o olacağı için kimin almasının bir önemi yoktur” anlamı ortaya çıkıyor. Anımsarsanız wikileaks belgelerinde bu yayınlanmıştı.

“İyi de madem dizayn edilmiş, TBMM’de 400 vekil zaten var, neden şimdi sistemi değiştiremiyorlar, bu nasıl mantık” sorusu aklınıza gelebilir.

Yazık ki güç elinden gitmiştir, dilediğine dilediğini yaptıramayacak konumdadır, aynı zamanda AKP içinde 3 dönem kuralına göre (eskiden 2 dönemdi deldiler) AKP’de vekil olamayacakların varlığı Erdoğan’ı zora sokmaktadır.
Ya gidiciler isyan bayrağı açarsa telâşesi yamaktadır.

O nedenle Davutoğlu ve Erdoğan arasında örtülü bir savaş yaşanmaktadır.

O yüzden Erdoğan aday olacak bazı kişilerin isimlerini çizmiştir.

O nedenle kendi kuklaları, kurşun askerleriyle yeni seçimden 400 vekili özellikle kendisine istemektedir, sonra da çıkıp “her partye eşit mesafedeyim” masalı anlatmaktadır.

Belki de bu masalı inandırıcı kılmak için, “400 vekili kim alırsa alsın…” söylemi ağzından spontane olarak çıkmıştır.

Yok, spontane olarak çıkmadıysa zaten camına metin koyanlar yarın bakarsınız “şöyle demek istemişti” diye bir tekzip yayınlayabilir.

46:55 dakikasında Demirel’i örnek alıyor, tabi kendisi değil camına metin koyanlar yazıyor, o da sadece okuyor.

"Göreve geldik, milli gelirimiz neydi?
230 milyar dolardı, şu anda 800 milyar dolar.
Bakınız IMF’ye borcumuz 23,5 milyar dolardı, ama şimdi sıfır.
Yok, onlar bizden borç istiyor…"

Demirel ne diyordu?
“Eskiden biz borç isteyen ülke durumundaydık artık borç istemiyoruz, onlar bize veriyor”
Sanırım durumu anladınız.

Peki, gerçek nedir?

İşte gerçek.
Milli gelirin % 55 civarındaki bölümü % 1’lik yeni yaratılanlar dâhil azınlığın elindedir.

TÜİK verilerine bakarsanız bu oran 2002 yılında % 39 civarlarındaydı, % 55 civarına çıkmış, hamd olsun.

Yani milli gelir 230 milyar dolar iken % 1'lik mutlu azınlık, şu anda 800 milyar dolarla mutluluğu yakalamıştır.

Peki, 2014’ün büyüme oranı nedir?

2,9 dur, yani borca batık bir ülke yaratılmış, ama sıcak parayla bu geçici olarak kapatılmıştır.

Neden geçicidir?

Çünkü üretim yoktur ve tüketim ekonomisi 2014’te hız kazanmıştır, işsizlik oranları zaten korkunç rakamlara ulaşmıştır.

AKP iktidarı boyunca alınan dış borç rakamı yaklaşık 600 milyar dolar olurken bu miktarın yaklaşık 470 milyar dolarlık kısmı car açık için kullanıldığından cari açığın milli gelire oranı da yükselmiştir.

Kısa ve uzun vadeli dış borçlardaki durum daha vahimdir, bunları Merkez bankasının
kendi sitesinden görebilirsiniz.

Resim

 
Gelelim IMF’ye borç verme masalına.

Bunu Cumhuriyet gazetesi yazarı Mustafa Sönmez çok güzel anlatmıştı, o nedenle konuya girmeden o yazıyı okumanızı öneriyorum.

Anadolu Ajansı’nın nasıl bir yağdanlık görevini üstlendiğini, bütün medyaya bu haberi nasıl servis ettiğini okursanız konuyu çözeceksiniz.

Dış borç bitti masalını müritlere yedirebilirsiniz ama IMF yerine Dünya Bankası'ndan kredi alınca dış borcun nasıl bittiğini müritler dışında kalan vatandaşa nasıl anlatırsınız orasını iyi düşünmeniz lazımdı.
Tarih 24 Temmuz 2014, Dünya Bankası İcra Direktörleri Kurulu bugün Türkiye için 367,40 milyon Avro (500 milyon ABD$ eşdeğeri) tutarındaki Paylaşılan Büyümenin Sürdürülmesi Kalkınma Politikası Kredisini (SSG-DPL) onayladı.

Detayları indir.
Dünya Bankası Türkiye’nin Büyüme Programını Destekliyor.pdf

Dünya Bankası Grubu –Türkiye İşbirliği.pdf


Kim onaylamış?

Dünya bankası.
Neyi onaylamış, krediyi yani borcu.
Tayyip Efendi’nin masum bakışları aşkı için mi onaylamış, yoksa bu krediyi alsın, IMF’ye borç versin diye mi?

Bunu neden müritlerine anlatamaz?

Çünkü Kaddafi Dünya bankasından kredi almayı reddedince öldürülmüştü, bunu müritlerine söyleyemezde ondan.

Yahu, müritleri anladık da, insanlarla dalga geçmenin âlemi var mı?

7 Haziran'da siz de onlarla dalga geçmeyi bilmezsaniz, artık konuşma, ağlama hakkınız bile kalmayacak, benden anımsatması.

02.5.2015

A. Dursun

 

Aşağıdaki verilerde bazı ilave güncellemeler 10.10.2022'de yapılmıştır.

IMF'ye BORÇ Vereceğiz Yalanı.

TCMB-Ödemeler Dengesi ve İlgili İstatistikler.

TCMB-Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri

AKP'nin 'IMF'ye borcu sıfırlıyoruz' yalanının perde arkası.

Taksim'de IMF protestosu yapıldı, Savaş alanına döndü.

The Times'e göre Bilal Erdoğan'ın Amerikan Bankalarında 128 Milyar doları var.

Libya Hakkında bilmedikleriniz.

Tayyipgiller Kökeni ve Sınıf Yapısı

Erdoğan, "Birçok dost ülke gerekli desteklerini sağ olsun veriyorlar. Onlardan borçlanmamız Merkez Bankası olarak güçlenmemize neden oluyor."  foreks

TCMB-Döviz Kuru Politikası ve Rezerv Yönetimi-2017

TCMB-Döviz Kuru Politikası ve Rezerv Yönetimi-2022

TCMB-Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi-2017

TCMB-Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi-2022

Net Hata ve Noksan Nedir ve Nereden Doğar-Mahfi Eğilmez

TCMB eski başekonomisti; Cari açık patlıyor, kayıtlı sermaye girişi yok, buna rağmen döviz rezervleri neden tükenmiyor? Çünkü kayıt dışı finansman girişi tarihi zirvesinde.  Hakan Kara

Erdoğan, hamd olsun TCMB kasasında 133 milyar dolar var. 11 Ağustos 2014

Türkiye’de Yatırım Yapılsın İstiyorsak Bu Faizin Daha da İnmesi Lazım. 21.1.2015

Bu kardeşiniz bu görevde olduğu sürece faiz her geçen gün, her geçen hafta, her geçen ay inmeye devam edecektir. 8 Ekim 2022

Erdoğan, İsrail bir terör devletidir. 19 Kasım 2012

TBMM-“İsrail bir terör devletidir.” deniyor. İsrail’le yaptığımız anlaşmaları iptal edecek misiniz? 17 Aralık 2017

İsrail, bir terör devletidir. Filistinli kardeşlerimizin yanında olmayı kararlılıkla sürdüreceğiz. 15 Mayıs 2018

Bu görevde olduğum sürece faiz ve enflasyonla mücadelemi sürdüreceğim. 17 Kasım 2021

Bu can bu bedende olduğu müddetçe acıları dindirmek, terörü bitirmek, hem kanı, hem gözyaşını durdurmak için mücadele etmeye devam edeceğiz. 6 Mart 2013 Erdoğan

Bakan Nebati'den 'Türkiye IMF'den Borç Aldı' İddiasına Cevap. 

Erdoğan: "Bu Fakir Bu Görevde Olduğu Müddetçe O Teröristi Alamazsın" 11 Ocak 2018

Filistinli kardeşlerimizin yanında olmayı kararlılıkla sürdüreceğiz. 15.05.2018 

Bu görevde bulunduğum sürece İsrail’le olumlu bir şey düşünemem. 18 Temmuz 2014

Bu fakir bu görevde olduğu sürece teröristi alamazsın. 11 Ocak 2018

Zalimin karşısında dimdik durmayı kendimize görev telakki ediyoruz. 4 Ekim 2022

Türkiye'nin dış borçları 14 yıl sonra yine milli gelirin yarısını aştı. 29 Eylül 2017

Erdoğan, Merkez Bankamızın altın dahil toplam rezervleri 105 milyar doların üzerine çıktı. 16.01.2020

Erdoğan, Merkez Bankamızın mevcut rezervinin 45,4 milyar doları döviz ve 42,8 milyar doları da altın cinsindedir. 24.08.2020

Erdoğan, Tank Palet Fabrikası'ndan Merkez Bankası rezervlerine, "kaçacak" iddiası... 01.06.2022

Merkez Bankası döviz rezervimizi yeniden 93 milyar doların üzerine çıkardık. 20 Haziran 2020

Türkiye - IMF İlişkileri 

IMF'ye neremizle borç vereceğiz?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder