8 Mayıs 2015 Cuma

Sarkozy bahane, amaç Erdoğan’ı yargılamak.

Sarkozy bahane, amaç Erdoğan’ı yargılamak.

Erdoğan’ın yargılanacağını hemen her fırsatta yazıyorum.

Diyeceksiniz ki nereden biliyorsun?

En az benim kadar iç ve özellikle Türkiye için yapılan dış gündemi sıkı takip eden herkes bu gerçeği görecektir.

Göremeyenlerin en başında Erdoğan’ın danışmanları gelmektedir.

Yok görebiliyorlarsa durum çok daha vahimdir, öyleyse Erdoğan etrafında kendisinin camına metin koyanları gözden geçirmeli, kendisine akıl veren akıl fukaraları her kimse şimdiden önlemini almalıdır.

İmamlık makamından siyaset sahnesine atılalı epey zaman olmasına rağmen nedendir bilinmez, sanki melekelerini kullanamıyor görüntüsü her geçen gün artmaktadır.

Çevresini saran özel yetişmiş dalkavuk takımını birkaç ay daha göremeyecek olursa yazık ki sıra kendisine çok çabuk gelecektir.

Şimdi süreci sıkı takip etmeniz için aşağıda bazı hafıza tazelemeleri sunacağım.

Ancak Sakozy’nin Avukatı ile gizli telefon görüşmeleri dinlenmesi tıpkı “SIFIRLA” talimatlarının dinlenmesine benziyor.

Sarkozy’nin, nüfuzunu kullanarak, savcılar üzerinde baskı kurmasıysa son günlerde yaşanan HSYK üzerindeki baskı ve yargıçların hapse atılması aşırı benzerlik göstermektedir.

Sarkozy’nin telefon kayıtlarının delil sayılması doğrudan Türk yargısını da ilgilendirmektedir.

Anayasaya AKP’nin ilave ettiği 90. Madde, AB ülkelerinde verilen kararların Türkiye tarafından da uygulanabilirliğinin önünü açmıştır.

Bu nedenle hem Türk yargısının eli güçlenmiş hem de yakın gelecekte uluslararası ceza mahkemesinde yargılanırken Almanya’nın elinde bulunduğu iddia edilen konuşma kayıtları delil olarak sunulabilecektir.

Malumunuz Uluslararası ceza mahkemesi Kaddafi ve oğlu için tutuklama emriyle işe başlamışlardı.


Sarkozy’nin başına gelen aslında tesadüf değildir.

Her zaman söylüyorum, onlar bizim gibi üç günlük planlar bile yapmaktan yoksun sistemler değildir, onlar giden iktidarların yaptıklarını kötülemez, bozmazlar.

Aksine daha da ileriye götürüler.

Burada tarihe not düşüyorum, bu gün yaşadıklarımız Türkiye’nin bölünme sürecinde önemi kilometre taşıdır.

Kürdistan resmen ilan edilir edilmez Erdoğan uluslar arası ceza mahkemelerinde yargılanacaktır, hem de en ağır suçlamayla, “SOY KIRIM” suçlamasıyla yargılanacaktır.

Biz dünyayı yandaş basından takip ettiğimiz için hiçbir şeyin farkında değiliz.

Ancak dış dünya tüm bu söylediklerimi saniye saniye kayda geçirmektedir, bu konuda özellikle Huffington Post’un haberleri birer kayıt niteliğindir.

O nedenle aşağıda sunacağım Huffington Post kaynaklı haberlere özel bir şekilde dikkat etmenizi istiyorum.

Şimdi bu iddialarımı hem yerli hem yabancı kaynaklardan takip edebilmeniz için küçük ipuçları vereceğim.

Aksini iddia eden olursa, hayâl âleminde yaşadığımı düşünen varsa buyursun söylediklerimi çürütsün.

İşte ilginizi çekecek başlıklar.

Örneğin, bu haberi bilmez gibi davranmanın mantığı nedir acaba?

 ABD merkezli Huffington Post, Nisan ayında Türkiye ve Suudi Arabistan üst düzey görüşmelerde Suriye'de müdahale ve Devlet Başkanı Beşar Esad'ı devirmeye teşebbüsü amaçladığını ve askeri ittifak kurma hedefini yazmıştı, dediğim gibi Huffington Post'un haberlerine çok dikkat ediniz. Turkey troops to intervene in Syria crisis soon: Opposition

Sarkozy’e potansiyel bir darbe haberi olarak geçiyor, potansiyel başka suçluların olabileceği anlamını çıkartmak için vahi beklemeye gerek var mı? French court rules tapping of Sarkozy phone was legal

French court finds former President Sarkozy guilty of corruption.  


 Diğer dikkat çekici başlıklara göz atalım...

2007 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Libya’nın devrik lideri Muammer Kaddafi’den yasa dışı seçim yardımı aldığı iddiaları sonrası Sarkozy, Nisan 2013’ten itibaren mahkeme kararıyla dinlemeye alınmıştı. Daha sonra Sarkozy’nin başka bir isme kayıtlı gizli bir cep telefonunun olduğu tespit edilmesi üzerine yeni bir dinleme kararı daha çıkarılmıştı.

2007 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Libya’nın devrik lideri Muammer Kaddafi’den yasa dışı seçim yardımı aldığı iddiaları sonrası Sarkozy, Nisan 2013’ten itibaren mahkeme kararıyla dinlemeye alınmıştı. Daha sonra Sarkozy’nin başka bir isme kayıtlı gizli bir cep telefonunun olduğu tespit edilmesi üzerine yeni bir dinleme kararı daha çıkarılmıştı.

Associated Press’in (AP) Türk yetkililere dayandırdığı haberine göre, Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki anlaşma Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Riyad ziyareti sırasında gündeme geldi. bigstory.ap.org

Türkiye’nin eğit-donat programı çerçevesinde Suriyeli muhalifleri yakında eğitmeye başlayacağına dair haberler çıkarken Hürriyet’e açıklama yapan bir Pentagon yetkilisi ‘düşmanın kim olacağı’ gerginliği yüzünden pazarlığın çökme noktasına geldiğini belirtti.

Hürriyet gazetesinden Tolga Tanış’ın haberine göre ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi halen ilerleme sağlanamayan farklılıklar nedeniyle, ilk kez, programın Türkiye’de başlamayabileceğini söyledi.


Türkiye'nin Libyalı muhaliflere 100 milyon doları "elden" olmak üzere yaptığı 300 milyon dolarlık yardımın ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı. 

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "elden" ödenen 100 milyon doları bir kaç parti halinde gönderdiklerini açıkladı. Babacan, “Aslında hepsini birden istediler ama ben, ‘uçak düşer müşer’ diye vermedim. Çünkü yüz milyon dolar nakit yaklaşık  1.100 kg. Önce on milyon dolar gönderdik, 100 kg. tutuyordu. Sonra üç kez 30’ar milyon dolarlık dilimleri burada teslim ettik” dedi. gazetecileronline.com


Libya'da Kaddafi iktidarına son veren muhaliflere Türkiye'den gönderilen yaklaşık 300 milyon doların belgeleri ortaya çıktı.
Bu para, 'Türk Modeli' olarak adlandırılan sistem kapsamında, çeşitli yöntemlerle Libya'ya gönderildi. İlk olarak 13 Temmuz'da 'Libya Ulusal Geçiş Konseyi Hazine Müsteşarlığı' adına Ziraat Bankası'nın Ankara Kurumsal Bankacılık Şubesi'nde, '57244804-5001' kodlu bir kredi hesabı açılarak, bu hesaba 200 milyon dolar yatırıldı. internethaber.com 


CNBC den David Philips Türkiye'nin İŞİD'e hala yardım ettiğini söyledi.
Türkiyeyi son ziyaretimde, milletvekilleri ve diğer devletin ileri gelenleri Türkiye,Türkler ve İŞİD gibi islami miltan gruplar arasındaki ilişkileri anlattılar. Konuştuğum insanlara göre bu ilişkilerde İHH’nın rolü büyük. Cumhurbaşkanı Erdoğanın oğlu Bilal Erdoğanın İHH yönetim kuruluyla ilişkileri var, ve iddialara göre babasının politik nüfuzundan yararlanarak bu gruba kaynak yaratıyor. hasturktv



Tanrıkulu, Erdoğan'ın emri ile IŞİD'e silah gönderildi.
Bu silahların Başbakan Recep Tayyip Erdoğan talimatıyla gönderildiğini iddia eden Tanrıkulu, "Başbakan bir gün mutlaka Türkiye'de rüşvet ve sahtekârlıktan, uluslararası ceza mahkemesinde de Roboski katliamı ve Suriye'deki savaş suçundan yargılanacaktır. Bu yüzden ona uzun ömürler dilerim" dedi. Cumhuriyet
 

ABD merkezli Huffington Post'ta yer alan habere göre, 17 Aralık yolsuzluk soruşturması üzerine yazan Twitter kullanıcısı Fuat Avni 12 Ekim’de, ses kayıtlarının Türkiye’nin El Kaide bağlantılı terör örgütlerine mali ve askeri yardımını teyit ettiğini yazdı. Kayıtlarda Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne Suriye’yle savaşa girme baskısı yapıyordu. Erdoğan, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın Suriye’ye saldırmak için bir gerekçe üretmesini istiyordu.

30 Eylül’de bir CHP heyeti Kobani’yi ziyaret etti; onlarla görüşen yerli halk, IŞİD militanlarının giydikleri kıyafetten silahlarına kadar her şeylerinin Türkiye’den geldiğini öne sürdü.

 Nühaber’in yayınladığı bir videoda, tank ve mühimmat taşıyan Türk ordusu konvoylarının Cerablus bölgesinde ve Karkamış sınır kapısında IŞİD bayrakları altında özgürce hareket ederken görülüyor (25 Eylül). Kamyonların üzerinde Türkçe yazılar var.

 PYD lideri Salih Müslim, 20-24 Ekim tarihlerinde, Suriye’den Türkiye’ye 120 militanın geçtiğini söyledi.

 Bir YPG komutanının 29 Ekim’de New York Times’a yazdığı makaleye göre, Türkiye IŞİD militanlarının ve teçhizatının sınırı özgürce geçmesine izin veriyor.
Kobani’deki bir Kürt komutan, IŞİD militanlarının pasaportlarında Türkiye damgaları bulunduğunu söyledi.

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden IŞİD’e Türk desteğini ayrıntıyla anlattı.

 26 Eylül 2014 tarihli Hurriyet Daily News’da yayımlanan bir makalede şu ifadeler kullanılıyordu: ”AKP’nin ağırtoplarının hissiyatı Ankara’yla sınırlı değil. Şanlıurfa’da bile bazı üst düzey memurların IŞİD’e hayranlık duyduğunu görünce şoka uğradım. ‘Onlar da bizim gibi, Kurtuluş Savaşı’nda yedi büyük güçle savaşıyorlar. PKK’dan ziyade IŞİD’le komşu olmayı tercih ederim” diyorlardı.”

 Türkiye’nin saygın gazetecilerinden Cengiz Çandar, MİT’in Irak ve Suriye’de IŞİD’in yanı sıra başka cihatçı gruplara ‘ebelik‘ yaptığını yazdı.

 Bir AKP Meclisi üyesi (Selim Yağmur), Facebook sayfasından şunları yazdı: ”İŞİD iyi ki varsın… Allah kurşununu azaltmasın.”

 Bir Sosyal Güvenlik Kurumu yetkilisi, iç yazışmalarında IŞİD logosunu kullandı.

Bilal Erdoğan ve Türk yetkililer IŞİD savaşçısı olduğu belirtilen kişilerle görüştü.
 


İlginizi çekecek, arşivlerden başlıklar...

İŞTE IHH e.V. GERÇEĞİ

AKP ile IŞİD temasını İHH sağlıyor...

ABD IŞİD lideri Ebu Bekir Bağdadi'yi neden bıraktı? Bağdadi kimin çocuğu?

Türkiye toprakları El-Kaide'nin eline geçti. 

AKP silahıyla 80 Türk rehin. 

IŞİD+AKP+PKK'nın kan kardeşliğinin ispatları. “Kerkük Kürtlerin Kudüs’üdür.”

İHH gemisine saldırdı. Aradaki fark ne acaba?

 

 

 

 

 

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder