15 Mart 2018 Perşembe

Türklerle ve şehitleriyle alay ediyorlar. Asker balıklar Afrin'e gitmiş, Muhammed neden gitmemiş ki?



Böylesine, akıllara zarar bir olay olabilir mi, bunu hangi akıl, hangi mantık veriyor anlamak çok zor.
Bu nasıl bir ülke konumuna düşürüldüğümüzün de ispatıdır, işgale uğramayalım da neye uğrayalım?
Ne yani, onca şehit düşen çocuklarımıza “bakıl beyinli” mi demek istiyorsunuz, yoksa milletle dalga mı geçiyorsunuz bre deyyus-u ekberler diyen de yok.

Ne de olsa, vara yoğa hamd etmeyi öğrenmiş bir kitle var.

Bu aşağılık habere alet olanlar anlı-şanlı medya.

Yazıklar olsun yazıklar...

Bunların amacı şu olmalı.

Madem balıklar bile Afrine' gidiyor da, Çanakkale'de yardıma koşan Muhammed nerede, uyuyor mu, neden gitmemiş” dedirtmeye mi çalışıyorlar nedir, bir garabettir dönüyor.

Bunlar millete yeni bir İstiklal marşı yazdırmanın peşindeler ya, hadi bakalım, sonu nereye varacak.

Malumunuz ülkeyi yönettiğini sanan, en akıllımız bile yeniden İstiklal marşı bestesi istediğine göre, var bu işlerin arkasında bir rant.

Bakarız pisliğin kokusu yakında çıkar.

İşte rezalet perdesi...



Çankırı'nın Atkaracalar ilçesinde bulunan ve her savaş zamanında sayısı azalan "asker balıklar"ın Afrin'e gittiği düşünülüyor.

Efsaneye göre, Kurtuluş Savaşı sırasında kaybolan balıklar savaş bittiğinde üzerlerindeki yaralarla yeniden ortaya çıktıkları için asker balıklar olarak anılmaya başlandı. Afrin operasyonunun başlamasıyla Atkaracalar ilçesi Ilıpınar Mahallesi'nde vatandaşların yıllardır önemli gördüğü asker balıkların sayısı azaldı. Bölge sakinleri asker balıkların Zeytin Dalı Harekâtı'na katılmış olabileceğini düşünüyor.

"AFRİN'E GİTMİŞ OLABİLİRLER"
Asker balıklara bakan ve oraya gelen ziyaretçilere bilgilendirmede bulunan Ahmet Öztürk balıkların türünün henüz tespit edilemediğini aktararak, "Buradaki balıklara asker balıklar denilmesinin sebebi Kurtuluş Savaşı başladığında burada 8 veya 10 balık kalmıştı, savaş bittiğinde balıklar yaralı olarak burada göründüler. Bu balıkların türü araştırılıyor, henüz bunların türüne rastlanamadı. Urfa'daki Balıklı Göl'deki balıkların aynı türde olduğu görüldü. Burada balıklarda ölenler de var ama yavrularıyla bu sayısı sabit tutuyor. Buranın suyunun 600 metre derinlikten geldiği ve bir değirmenlik su araziye akıyor. Burada sürekli suyun tahlilleri yapılıyor, balık olduğu halde mikrobik bir maddeye rastlanılmadı. Suyunda mantar sedef gibi cilt hastalıklarına faydalı olduğu yüzlerce kişi tarafından kanıtlanıyor. Bunu sebebini de bir profesör şöyle açıklıyor: Su yer altından gelirken mineral madde getirdi. Bir de balığın salgıladığı yağdan oldu. Tabii şifa Mevla'dan. Buradaki balıkların sayısı 600 olduğu yıllardan beri tespit ediliyor. Ama şu an sayıda bir azalma olduğunu gözlemledik. Belki Afrin'e gitmiş olabilir. Çünkü yıllardan beridir asker balıklar adını aldığında biliniyor. Kurtuluş Savaşı başladığında 8 veya 10, 1974'de yarıya yakını gibi bir azalma hissediliyor ama azalmanın nedeninin ne olduğu şu anda tespit edilmiş değil. Ama insanoğlu içinde bir şüphesi Afrin olayı var oraya da gitmiş olabilir diye düşünülüyor" dedi. 10.3.2018-turkiyegazetesi.com


 
Bu gazete daha evvel de, "Zemzem Suyu realetine" imza atmıştı. 


Mete Yarar'ın sayfayla ilgisi yok, ama hayranlarının açtığı sayfa.


Umarım Mete yarar bunların önlemini aldırır.






Mete Yarar hayranlarının paylaştığı Safa’nın adresi... 

 İşin özeti ne dersiniz, "Ayyaş'ın yarattığını, zemzem sarhoşu yok ediyor" derim.

Kişiyi kirleten ağzından girenler değil, ağzından çıkanlardır.
Meryem oğlu İsa. Matta-Bap 15/11

Ağzımıza aldığımız yabancı şeyler; ne demeye geldiğini bile bilmediğimiz bir takım uğultular halinde ağzımızdan çıkarken benliğimizi de, düşüncemizi de, duygularımızı da kirletiyormuş da biz bunun ayırdın da bile değilmişiz.

Çinli bilge ve düşünür Konfüçyüs'e:
-"Bir ülkeyi idare etmeye çağrılsaydınız, ilk iş olarak ne yapardınız?"

Diye sormuşlar.

Konfüçyüs şöyle cevap vermiş:


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder