Of Anadolu Lisesi'nin 11. Sınıf (3) öğrencilerinden 10’ar kişilik 3 gruba ayrılarak ödev yapmaları istendi. Sorumlu tutulan kitap ise, 1986’da yaşamını yitiren Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç Doç. Dr. Ruhi Özcan’ın Ravza Yayınları'ndan çıkmış olan ‘’Vahiy Kültürü’’ adlı kitap.
Kitapta Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran kadrolara yönelik yalan ve iftiralar gerçekmiş gibi anlatılıyor. ‘’Vahiy Kültürü ve Rabbani Ulema’’ başlıklı bölümde, ‘’Cumhuriyeti kuran kadrolar, topluma hayat veren Rabbani ulemanın (din bilginleri) büyük bir kısmını, gerek suikastlerle gerekse de İstiklal mahkemelerinin zulüm kararlarıyla şehit etmiştir. Geriye kalanların büyük kısmı ülkeyi terk etmek zorunda kalmış, diğer bir kısmı da susturulmuştur.’’ deniliyor.
Yazı şöyle devam ediyor: ‘’İslami şahsiyet ve ilmi yeterliliği beraberinde taşıyan bu insanların; birer birer aramızdan ayrılması Müslüman halkı, özellikle de gençleri ne büyük buhranlara ittiğini hepimiz yaşayarak görüyoruz. Bugünün müslümanı İslam alimleri yerine gazetecileri dinliyor. Kur’an okuma, zikir etme, tefekküre dalma yerine televizyon izliyor., açık oturumları seyrediyor. Gündemi yakalamaya, kültürlü olmaya çalışıyor. Tabi eğer kazandığı bilgilere kültür denilebilirse’’
EĞİTİM İŞ’TEN ÇAĞRI
Son dönemlerde okullarda cumhuriyet karşıtı, ayrımcı, laikliğe aykırı söylemlerin giderek arttığına, öğrencilere yalan ve çarpıtma içeren kitapların kaynak olarak gösterildiğine ya da okutturulduğuna dikkat çeken Eğitim İş Trabzon Şube Başkanı Tamer Özlü, Milli Eğitim Bakanlığı ve müdürlüklerin açıkça suç olan bu uygulamaları adeta teşvik ettiğini savundu.
Özlü, Of Anadolu Lisesi’ndeki olayın vahim olduğunu, verilen ödevle gençlere cumhuriyeti kuran kadroların katil, suikastçı ve işkenceci olarak tanıtıldığını vurguladı, ‘’Bu kitap hangi amaçla Of’'daki 11. Sınıf öğrencilerine dağıtılmıştır? İl Milli Eğitim Müdürü'nün bilgisi dahilinde dağıtılan kitabın içeriği incelenmiş midir? İncelenmiş ise Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına yönelik suçlamalar nasıl görülmemiştir?’’ diye sordu.
Özlü şöyle konuştu: ‘’Geleceğimizin teminatı çocuklarımız bu gerici yobaz zihniyetin esiri olmayacaktır. Atatürk ilke ve devrimlerini, laikliği ortadan kaldırmak isteyen zihniyet karşısında bizleri bulacaktır. Trabzon’un sayın valisini göreve davet ediyoruz. İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün bilgisi dahilinde dağıtılan kitapların toplatılmasını talep ediyor, aksi halde savcılığa suç duyurusunda bulunacağımızı ilan ediyoruz’’
ADD’DEN TEPKİ
Atatürkçü Düşünce Derneği Trabzon Şube Başkanı Cemal Verep de olayı kınadı ve sorumlular hakkında soruşturma açılmasını istedi. Verep, ‘’Yalan ve iftiralarla bu ülkeyi kuran büyük insanlara-kahramanlara bu biçimde alçakça saldırılmasına, bu yalan ve iftiraların çocuklarımıza gerçekmiş gibi öğretilmesine sessiz kalamayız. Bu ülkeyi bize bahşeden Atatürk ve arkadaşlarına yapılan alçakça saldırılar, onların halkın gönlündeki değer ve sevgisini azaltamayacak, gerçeklerin üzerini örtemeyecektir.’’ diye konuştu. viratrabzon
***
Türbanlı ateistler yayılıyor.
Fazlıoğlu, yanına gelen başörtülü öğrencilerin “tanrı tanımaz” olduğunu söyledi ve bunun nedeni olarak da “Ortak neden sahnede dini temsil ettiğini söyleyen insanların eylemlerinin sonucudur” dedi.
17.03.2018
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Görevlisi Profesör Dr. İhsan Fazlıoğlu, Teknik Elemanlar Derneği (TEKDER) İstanbul Şubesi’nin düzenlediği bir panelde konuştu.
Fazlıoğlu, yanına gelen başörtülü öğrencilerin “tanrı tanımaz” olduğunu söyledi ve bunun nedeni olarak da “Ortak neden sahnede dini temsil ettiğini söyleyen insanların eylemlerinin sonucudur” dedi.
“MESELE BU KADAR CİDDİDİR”
Fazlıoğlu şunları anlattı:
“15 Temmuz'dan bu yana benim odama 17 tane başörtülü deist bile değil tanrı tanımaz öğrenci gelip benimle bu konuları konuştular. Başörtülü öyle geleneksel de değil bildiğin başörtülü. Aileleri de örtülü aile.
Ortak neden sahnede dini temsil ettiğini söyleyen insanların eylemlerinin sonucudur. Mesele bu kadar ciddidir. Bu sonuçlarla yüzleşmezsek 30 yıl sonra çok farklı şeyler konuşuyor oluruz.” odatv.com
Türbanlı Gezi eylemcisi: Dini siyasete alet ederek kimse bir
yerlere gelemez.
Gezi Parkı olaylarının 13'üncü gününde Taksim Dayanışma
Platformu tarafından Taksim Meydanı’nda yapılan miting sona erdi.
9.6.2013-İSTANBUL / DHA
Geniş katılımlı mitingde uzun süre "Her yer Taksim her
yer direniş" "Direne direne kazanacağız" sloganları atılırken,
mitinge ellerinde Türk bayrakları ve pankartlarla katılan türbanlılar da dikkat
çekti.
Kader Karakuş adlı türbanlı bir kadın dinin siyasete alet
edilmemesi gerektiğini belirterek, "Kesinlikle ayrımcılık yapmıyoruz.
Taksim bizim her şeyimiz. Biz türbanlı, açık konularına takılmıyoruz. Dini
siyasete alet ederek kimse bir yerlere gelemez ve bunu kabul etmiyoruz.
Herkesin inançlarına saygı duymak zorundayız." diye konuştu.
Yediden yetmişe her yaştan kadın erkeğin katıldığı mitingde
çocuk sayısının fazla olması da kameralara yansıdı. Miting saat 19.00'da sona
erdi.hurriyet.com
Hilafetin kaldırılmasına en çok, İngilizler öfkelenmiştir.
Mithat Cemal Kuntay-Üç İstanbul.rar


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder