Haber şu, Rize’de Pazar’da cami minaresini yıkmışlar, gerekçe yıpranma olarak kayıtlara geçmiş ve yenisini yaptıkları için yıkmışlar.
Aslına bakarsanız "Hz. Muhammed'in kaç tane cami yıktırdığını ve gerekçesini" çoğu Müslüman bilmez ama sor Müslüman'dır.
Haber aslında sorun teşkil etmiyor, iyi de yapmışlar tehlike oluşturuyorsa yapılan gayet normaldir de benim dikkatimi çeken oradaki bir reklam oldu.
Reklamı veren irşad isminde bir vakıfmış, ben buna ilan yoluyla para toplamak diyorum onlar kurban bağışı diyorlar.
Adı irşad ama anlamını bilmiyor ya da anlamına aykırı davranıyorlar.
İrşad, kendisine tabi olunan mürşit vasıtası ile doğruyu göstermek, dine çağırmak (İkra) anlamlarına gelmekle beraber bazı siyasal İslamcılar tarafından tebliğ anlamını da içerdiği yalanına başvurulduğu görülmektedir.
Türk Müslümanların (mevâli) büyük çoğunluğu Kur'an lisanı, ilahi kelam bilmediklerinden ümmi durumda olmaları hasebiyle kendilerine söylenen her palavrayı ya hadis söylemiyle ya da iman ve şüphe söylemiyle kabul ettirilmişlerdir.
Örneğin İkra dediğinizde Diyanet eliyle bunun OKU anlamında olduğu yalanını Türk Müslümanlara (mevâlilere) kabullendirmişlerdir, bunu Ankara İlahiyatın Tefsir Anabilim Dalı Başkanı Prof. Salih Akdemir 2007'de bunu açıklamış bugüne kadar kimse itiraz edememişti.
Oysa İkra gerçekten de ÇAĞIR demektir, davet ya da tebliğ anlamında değil ama Allah'a kul olmaya çağır anlamındadır.
Tebliğ ile hiçbir ilgisi olmayan bu çağırma yazık ki Türk Müslümanlara (mevâlilere) neredeyse her gün yutturulmakta sakınca görmemektedirler, çünkü buradan kazanç sağlayan hayli bol miktarda tebliğci pezevenk türemiş durumdadır.
Prof. Salih Akdemir'in eski Türklerde çağır ifadelerine bir kaynak şurada bulunmaktadır.
Eski Türklerde Devlet Meclisi “Toy” Üzerine Düşünceler.pdfKurban konusunda ise her daim söylediğim "kurban kesilmez kurban edilir, feda edilir, vazgeçilir" olmuştur.
Sabah sabah Osman Kenan Çapoğlu denen TV100'ün sunucusu moralimi çok pis bozdu.
Terbiyeden nasip alamamış olmalı ki benim gibi emeklilere ülkeye yük, sırtımızda kambur mealinde yorum yapmaya utanmıyor, sorsan gazeteden (TGRT) okuyor ama bu haberin yeni olmadığını 18 Ocak 2026'dan beri servis edilerek dayatıldığını bunun dayatma olduğunu ve dayatıldığını zaten Bilal Erdoğan bile defaten söylemişti, gerekçe olarak da EYT kazığını gösteriyorlardı.
Nedense toplumun çok çok gerisinde olan insanlar kandırılıyor ama cezasını yine topluma ödettiriliyor, bu utanmaz Osman Kenan Çapoğlu'da haberi okuyor ve "tabii, yaşlı olan birinin genç birine göre sağlık harcamaları, sağlık problemleri, sosyal statüdeki durumu hepsi bir değişken ve bu da bir mali yük" yorumu yapıyor.
Habere bakarsanız bu ifadelerin olmadığını, Efendi'nin aklından geçenleri söylediğini görebilirsiniz.
Utanmadan bize yük diyor yahu, senin anan-baban da yük mü bunu anan-baban duysa ne der acaba merak ettim.
Osman Kenan Çapoğlu Efendi, unutma ki bir gün sen de bizim yaşlara geleceksin, gelecek de bir gün geldiğinde hastanelerden çıkamayacaksın ve bütçeye yük olmaya başlayacaksın, dilerim bu söylediklerini o gün ağlayarak dinlersin terbiyesiz.
Yük olmayı biz mi istedik bre yoksun tür, o inandığını iddia ettiğin ilahlar böyle yaratmış, canımızı da almıyor sizin gibi yoksunların elinde can çekiştirip duruyor, bana söyleme inandığını iddia ettiğin ilahlarına söyle bre yoksun...
Gerçi inansan ne olur ki, sizin gibilerin inançlarının patronu Diyanet 2026 yılı fitre mi 240 TL olarak belirlenmesine, aynı zamanda günlük oruç fidyesi bedeli olduğuna, karar verildi.
Diyanet Vakfı, Vekaleten Kurban Yurt Dışı 5.450 TL/2026
Diyanet Vakfı, Vekaleten Kurban Yurt İçi 13.500 TL/2026
Kızılay, Yurt İçi Adak Akîka (bebeğin ilk saçları) Şükür Kurbanı 13.250 TL/2026
Kızılay, Yurt Dışı Adak Akîka Şükür Kurbanı 5.250 TL/2026
7 Kıta Derneği, Afrika Büyükbaş Kurban 15.000 TL/2026
O yandaş meyvesiyle beslendiğin TV100'den bir de Diyanet'e söyle bakalım, mertliğinin boy ölçüsünü bir alalım.
Yurt Dışı kurban bedeli neden 5 bin liralarda da Yurt İçi bedeller 13-15 bin liralarda, bunu bir sorsana ahlakın varsa ama soramazsın, zira size bunun için maaş veriyorlar değil mi?
Hele bir ucube var ki tam evlere şenlik ama ağzından çıkanın nereye gittiğinden bile habersiz.
Hasan Ufuk Çakır denen ucube ben ve benim gibi emeklilerin namusunu kurcalamaya kalkışmış ekber bak, "Emekli maaşı 20 bin TL deyip tepiniyorlar. Kardeşim sen İsviçre'de yaşamıyorsun. Etrafında Yunanistan, Ermenistan, Suriye var. Şu taraftan İngiliz geldiğinde benim avrada bakacak da senin namusuna bakmayacak mı" demiş.
Orada onu alkışlayanlara da soruyorum.
Bu ucubenin ve "İngiliz geldiğinde benim avrada bakacak da senin namusuna bakmayacak mı" sözlerini alkışlayanların namusunu, asgari ücrete yapılan % 27'lik zam yerine bana yapılan % 12,19'luk zamla mı koruyorsun?
Başka ifadeyle senin namusun % 27-%12,19=14,81 oranında verilmeyen fark kadar mı?
Başka ifadeyle ben % 12,19 değil de % 12,20 alsaydım senin namusun İngiliz tecavüzüne mi uğrayacaktı, seni ve koca ülkenin namusunu bu kadar ucuzlatacak beyini kaldır çöpe at ki emekliye verilmeyen % 14,81 zam oranıyla ülkeyi işgalden, namusumuzu da İngiliz piçinden kurtarmış olduğunu sanan zavallılar milletle alay etmesin.
Düşünme yeteneği körelmiş canlıya sormak lazım, emekliye verilmeyen % 14,81 fark ülkeyi kurtardıysa sermaye sahiplerinden alınmayan vergiler, çifte kavrulmuş maaşlar hem emekli hem vekil maaşı alanlar yüzünden "sadece İngiliz değil 7 düvel ırzıma geçecek" demek değil midir, bunun da ayrı bir suç olgusuyla yargılanmasının önünü açması lazım değil midir?
İyi bilinsin ki bu ifadeyle sadece emekliye tecavüz değil millete topyekûn tecavüzü övme suçu işlenmiştir ve inanıyorum ki Erdoğan böylesine çapsız böylesine ukala böylesine kibir dolu yoksun beyinleri temizlemekte tereddüt etmeyecektir, belki de bu ucubenin CHP'den def edilme gerekçesi geç olsa dahi ne olduğunun ortaya çıkmış olması da olabilir, Sayın Cumhurbaşkanı'nın böyle ucubelere hem ihtiyacı yoktur hem de millete, memlekete bu türlerin zerre faydası olmayacaktır, ilan olunur.
01.02.2026
A. Dursun
9’uncu Cumhurbaşkanı rahmetli Demirel önemli bir siyaset adamıydı.
Başbakanlık ve parti genel başkanlığı yaptığı dönemde bir transfer nedeniyle ona sordular:
"Sayın Demirel, size sövüp duran o adamı neden partinize aldınız?"
Demirel cevap verdi:
"Orada iken bize saldırıp bağırıyordu. Şimdi bizim kapıya bağladık, karşı tarafa sövüyor!"
Yoksulluk dediğin ömrü söker,
Katran'ı kaynatsan olur mu şeker,
Cinsi bozuk olan cinsine çeker,
Aslı (Özü-Esası) kara demir, Mücevher olmaz...
TBMM'ye akıl sağlığı raporu geliyor
Bahçeli’nin Akıl Sağlığı Raporu istemesi isabetli karadır.
10 - 15 Milyon Akıl Hastası Aramızda Dolaşıyor.
Ey onur, Ey şeref, Ey haysiyet neredesin?
Cumhurbaşkanlığı sistemi, akıl hastaları ve menfaat çeteleri yararına mı millete oylatıldı?
TBMM acilen toplanmalı, Erdoğan'ın akıl sağlığı raporunu istemelidir. Aksi halde yok olacağız.
Erdoğan'ın yakın çevresi ona 46 raporu verdirecek.
Sayıştay, Yeni Türkiye'nin yolsuzluklarını, engerek ve çıyanlarını açıkladı.
Erdoğan'a büyük komplo, yargılanan eski danışmanından 300 gizli belge çıktı.
Mafya hesaplaşması Erdoğan'a uzandı
İmam Hatip'in önü açıldığı gün Türk Eğitim sistemi bitirildi. İçler acısı utanç tablosu...
AKP’nin akıl hastaları milletin başına bela oldu, Baykal durumdan memnun mu acep?
Kudüs’te akıl hastanesi olsaydı ne peygamberler ne Erdoğan olmazdı, çalışan kadın Fuhuş yapmazdı...
Akıllıların sırtından geçinme, aptallarca yönetilme sistemi, DEMOKRASİ...
İlber Ortaylı'nın bahsettiği değer, Albert Eckstein'ı tanıyor muydunuz?


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder