Aldatma ve Kandırma Politikaları ne zaman bitecek?
Belki de asıl soru kalıbı bu şekilde başlatılmalı.
Associated Press tarafından 24 Kasım 2025'te "Heybeliada Ruhban Okulu, Ortodoks mirasının sembolü ve Türkiye'deki din özgürlükleri mücadelesinin odak noktası haline gelmiştir" açıklaması yapılmıştı.
TBMM-4.12.2025Aradan 5 gün kadar geçtiğinde 29 Kasım 2025'te Tom Barrack, "Hedefimiz, Heybeliada Ruhban Okulu'nun 2026'da yeniden açılması, Trump ve Erdoğan Oval Ofis'te bunu konuştu" diyordu.
Bartolomeus kendilerinin düşüncelerinin de Ukrayna'nın güçlü bir destekçisi olduğunu zaten söylüyordu.
Hani PKK, IŞİD, Taliban gibi vekil teröristlerin diğerlerinden neden ayırt edilemediklerini iyi biliyoruz da vekil tetikçilerin nasıl bu kadar özellikle de din kullandığını anlamak faydalı olur.
Üstelik bular genellikle eğitim sektöründe daha büyük ölçüde görünmektedirler.
Yusuf Tekin, Heybeliada Ruhban Okulu hakkında YÖK ile bu konuda bir hazırlığımız var. 01.03.2026
Hani şu CIA ajanlarını öğretmen kimliği ile istedikleri ülkenin içine sokan Fettoş'un okulları vardı ya işte bunlarda da durum aynıydı.
Öyle görünüyor ki Fettoş gömleğini çıkartanlar başka gömlekler giyerek yollarına devam ediyorlar, dilerim milletimiz erken uyanır.
Ruhban okulu hakkında geniş detayları aşağıdaki iki adrese bulabilirsiniz.
Bartholomeos, Ruhban okulu bugün izin verilse yarın açılır.
Joe Biden'in Ekümenik talebiyle ne ilgisi olabilir? Papa, KaçAK Saray yapılmadan önce davet edildi.
Daha 4 gün evvel İran Füzesi haberi Erdoğan'a hakarettir dedim ama bazı platformlarda anlamayanlar olduğu ya da şerefsizlikten ötürü "Erdoğan'a mı hakaret ediyorsun" diye sormuşlar ama yorumlardan maksatları belli oluyor.
Dün MSB tarafından yapılan açıklamayı bile anlayamayan hoşaf düşkünleri akılları sıra şark kurnazları ya, biz de hödük, istedikleri gibi yorup yuvarlama çabası içindeki bir kaç sülük ya da trol bozuntusu.
Bre salyalı sümüklü Fettoş düşkünleri, ben kime hakaret edeceğimi bilirim ve hakaret ettiğimde siz değil dünya anlar davarolar.
Şimdi davaro kelimesini de hakaret sanır bu deyyus-u ekberler ya neyse.
Bre haysiyetsiz, bre namus yoksunu, iffetsiz, izzetinefis yoksunu sen bana hakaret edip etmediğimi sorabilecek düzeyde misin hırto, Kürecik’teki radar sisteminin bir eşi BAE'de hani şu sizlerin 15 Temmuz sponsoru dediğiniz BAE'de bulunuyor ve İran bunu vurdu diye ilan ediliyordu.
Çanak yalayıcılar, merak etmeyin adınız ben vermeyeceğim size basit hakaret ettim ki kendinizi ele verin istedim.
Her neyse, neden eğitim sistemi bozuluyor sorusunu çok yanıtladık, burada görünmez yapılan şey Kürt-Arap savaşı mı yoksa Türk-Arap savaşı mı olacak sorusudur.
Neredeyse 88 yıldır Türk halkı Aldatma ve Kandırma Politikaları ile yönetiliyor.
Özellikle son 23 yıldır bu kandırmaca durmaksızın hızla artıyor.
Masal 88 yıl önce Mustafa Kemal'in sonsuzluğa yolculuğu ile başlıyor.
İsmet Paşa'dan başlayan ihanet, Baykal'ın sayesinde 9 Mart 2003 ara seçimleri yaratılıp Jet Fadıl'ın vekilliğini düşürerek yerine Erdoğan'ın Siirt vekili olmasıyla bu günlere kadar geldi.
Ara seçimde Erdoğan vekil seçilince ABDullah Gül koltuğu devretti ve olanlar olmaya, Erdoğan'ın ilk icraatlarından biri maaş zamlarında ve akaryakıtta uygulanan eşel mobil uygulaması kaldırmak olmuştu, kader ağlarını hızla örmeye başladı.
Eşel mobil maaşlarda hala yok, gerçi olsa ne fark eder zira 5 martta eşel mobil devreye alındı kanunu çıkartıp iki gün üst üste pompaya zam yansıtıyorlar, maaşlara da tekrar eşel mobil getirilerse sanırım açlıktan ölürüz.Baykal son değildi ki, yerine gelenler de aynı kafadanlar ama muhalefete ne demeli?
Hele de o günlerde Bahçeli'nin 367 vekil sorununu çözmesi unutulmazdır.
Toplantı yeter sayısı mecliste hazır olmadığı halde TBMM Başkanı Bülent Arınç, "Toplantı yeter sayısı vardır. Seçime geçiyorum" dedi ama itirazlar üzerine 367 için yoklama yapıldı ve 11. Cumbaba sorunu patladı, o günlerde re'sen emekli edileli daha 2 yıl kadar olmuştu.
2007 temmuz ayı sonunda Bahçeli meclise girip buyurun seçin diyeceğiz dedi ve öyle de oldu.
O gündür bu gündür AKP'nin sacayağı olup ekmeğine sürekli yağ sürdü ve Ekmelettin Efendi'nin adaylığını da Kılıçdaroğlu'na o dayatmıştı.
Uzatmayım 88 yıldır kandırılmaya alıştırılan halkımız, yeni Türkiye diye uydurdukları rejimi de artık kusmaya başladı, ele hele de türbana özgürlük diyenlerin sırtına binerek gelenler en acımasız uygulamaları yine onlara yapar oldular.
Zira Erdoğan melekelerinde yetersizlik yaşarken bunu bilen çakal sürüsü Tek Adam diyerek her fırsatta onu ileri sürüyor, orman yangınına, cenazelerin gömülmesi ya da enkazdan çıkartılmasında, deprem zamanı müdahalelere hatta neredeyse yağmur yağdığında Erdoğan'ın tensipleriyle yağdı demeye başladılar.
Özetle ülkede neyin ne olduğunu kimse bilmiyor, aniden Erdoğan görevi bıraktım dese kimse ne yapacağını bilmez duruma tensipçi (onaylayan) arayışına başlayacak.
Çünkü milli iradeyle değil Erdoğan'ın iradesiyle hareket ettiğini söyleyen bir bürokrat kalabalığı var, buna rağmen çifter çifter maaşları da cabası.
Defalarca söyledim, şu Fettoşçu denen Cevheri Güven isminde çocuk "bütün kirli isimlerin dosyası ellerinde, muslukların başına onları getiriyorlar ki itiraz ettiklerinde dosyayı açıp anında içeri atıp susturuyorlar" diyordu, başlarda inanasım gelmiyordu ancak Erdoğan'ın camına konan metinlerde, Sadi Güven'i ve YSK üyelerini açıkça PKK ve FETÖ'cü olmakla örtülü şekilde tehdit ettiğinden beri hep aklımın bir ucunda kirli ilişkiler yumağı konusu durmaktaydı.
Yalnız AKP ve MHP ya da diğer partileri olumsuz eleştirmekle sorun çözülmüyor, çözüm yolu bunları seçmemek elbet ama o denli medeniyete ulaşamadık.
Bir oda başkanı, sandık başkanı, sendika başkanı gibi görevler bile neredeyse hanedanlık gibi babadan oğula devredilecek durumda, ne süresi var ne yeter demesini bileni ölene kadar orada, öldükten sonra varsa evlatlarına geçsin diye çabalar gibiler.
Makam değil bal küpü mübarek, parmağını batıran sonra kolunu sonra bacağını sonra da bedenini küpe batırmak istiyor, buna en uygun ve net örnek Emekliler derneği başkanı Kazım Ergün'dür.
Adam tıpkı benim gibi cılkı çıkmış, adım atacak, nefes alacak hali yok ama derneğin kıyak maaşını cebe indirmekten bıkmıyor, ben emekli olalı 21 seneye girdim, ben çalışırken o adam yine oradaydı insan utanır yahu utanır, neden mi utanır, Türk anaları bunlardan başka adam doğuramamış mı diye utanır.
Geçenlerde X hesabı üzerinden Erdoğan'a benden çalınan 9.839.040 TL param nerede lütfen bulunması için talimat verin dedim diye hesaplarım askıya alındı sonra kapatıldı.
Yeni hesap açtım o hesaptan da 19 ayda tek emekliden çalınan 3.224.679 TL nerede diye sordum hop o hesap da kapatıldı.
Artık sormuyorum, buradan yazıyorum biliyorum ki Dezenformasyon Merkezleri takip ediyor.
Kendi atadıkları adamların olduğu kurum TÜİK, gelir dağılımı verilerini açıklamıştı.
Kişi başına GSYH (Gayrisafi Yurt İçi Hasıla) 2025 yılında ABD doları cinsinden 18 bin 040 olarak hesaplandı diyor.
Aslına bakarsanız Dezenformasyon Merkezleri TÜİK için suç duyurusunda bulunması lazım, halka yanıltıcı bilgiler verme suretiyle kin ve nefret duygularını körüklemek, yalan bilgileri alenen yaymak vs... suçlamalarıyla sorgulanmalıdır.
Neden mi?
Çünkü En yüksek gelir grubunun toplam gelirden aldığı pay %48,0 oldu diyen TÜİK, GSYH'yi 18 bin 040 dolar olarak hesaplıyor fakat ne hikmetse gelir dağılımı verilerine göre P90/P10 oranı değerini yayınlarken hiç mi yüzü kızarmıyor, başka ifadeyle kalbur üstü %10 ile en dipte sürünen % 10'un gelir oranı.Nasılsa vatandaş bunu bilmiyor, sokabildiğiniz kadar sokun, her şeyi bilen, Allah'tan bile çok bilen lider yarattınız ya o bile bu rakamların anlamını bilmiyor.
Bakınız, 25 Şubat 2026 tarihinde New York Times Maduro hakkında, "Güçlü Bir Liderin Düşüşü: Maduro'nun İktidardaki Son Günlerinin İç Yüzü" başlıklı yazısında "23 Aralık'ta Beyaz Saray son teklifini yaptı. Konuya yakın bir kaynağa göre, Washington'ın talebi üzerine Türk hükümeti, Maduro'ya sürgüne gitmesi halinde ABD'nin kendisini takip etmeyeceğini veya servetini hedef almayacağını bildirdi" diyordu.
Nedense Dezenformasyon Merkezi bu konuda hiç açıklama yapmamış ya da ben göremiyorum.
Bu milletin bilmesi gerçek çok şey var elbet, bir örnek daha görelim.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth "İran gibi, İslam Peygamberinin yanılsamalara saplanmış çılgın rejimler nükleer silahlara sahip olamaz" diyor.
İyi de bu yaklaşık 5 gündür gündemde fakat gördüğüm kadarı ile sadece Junior Erbakan ve partisi bu ifadeye karşı çıkmış.
Anımsarsınız sanırım Selman Rüşdi için ölüm fetvaları veren, Kur'an yaktığı için taşlananlar, Kur'an'a hakarete yakalama kararları verenler ne ararsan yaşadık, üstelik İslam tarihinde kimlerin Kur'an'ı yaktırdığını bilmedikleri için kim ne derse peşine gidip saldırgaşanlar arttıkça Allah'ı bile çaresizliğe sürüklediklerini göremeyenler çoğaldıkça çoğaldı.
Bir yerde bir yazı, dinle hiç ilgisi yok ama bir dallama geliyor altına Allah her şeyi bilir yazıp gidiyor, ardından ana başlıktaki konun ne olduğu önemini yitiriyor, kimse asıl konunun ne olduğunu bilmeden bu yorum üzerine kılıçlar çekiliyor ve kavgalar başlatıla biliniyor.
Fakat ABD savunma bakanı "İslam Peygamberinin yanılsamalara saplanmış çılgın rejim" diyerek sadece İslam'a, Peygamberlerine değil siyasilere yani öldürdükleri dini lidere ve dolaylı olarak kendisini Müslüman olarak tanımlayan liderlere de hakaret etmiş oluyor.
Şimdi şu paragrafa bakalım.
(ABD merkezli askeri sivil toplum kuruluşu Military Religious Freedom Foundation (MRFF), ABD askeri personeline İran'la savaşın "Armageddon'a" veya İncil'deki "kıyamet zamanlarına" neden olmak amacıyla yapıldığı yönünde e-posta yoluyla şikayetler aldıklarını açıkladı.
MRFF'ye gönderdiği bir e-postada, adı açıklanmayan bir astsubay, bir komutanın subaylara "askerlerimize bunun 'Tanrı'nın ilahi planının bir parçası' olduğunu söylemelerini" emrettiğini ve özellikle Armageddon'a ve İsa Mesih'in yakın dönüşüne atıfta bulunan Vahiy Kitabı'ndan çok sayıda alıntı yaptığını yazdı.
MRFF, ABD askeri personelinin dini özgürlüğünü savunmaya adanmış kar amacı gütmeyen bir kuruluştur.
Subay, komutanın birliğe Trump'ın "İran'da kıyameti başlatmak ve yeryüzüne dönüşünü işaretlemek için İsa tarafından görevlendirildiğini" söylediğini iddia etti.
İsrail ve ABD liderleri de kamuoyu önünde dini söylemlere başvurdular.
Geçtiğimiz ay, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, muhafazakar ABD yorumcusu Tucker Carlson ile yaptığı bir röportajda, İsrail'in "esas olarak tüm Orta Doğu'yu" almasının "sorun olmayacağını", çünkü bu toprakların İncil'de İsrail'e vaat edildiğini söyledi. Ancak Huckabee, İsrail'in böyle bir amacı olmadığını da ekledi.)
2004 2008 yıllarında Google gruplar daha yoğun kullanılıyordu ve o gruplardan birinde bir arkadaşımızla yazışmalar yapmış ve onları "Yaşayan Armagedon, Armageddon" başlığında arşivlemiştim sonra pdf dosyası olarak kaydetmiştim, eminim dikkatinizi çekecek bilgiler bulacaksınız.
Postal sesleri, Türkiye'ye işgal ordusu geliyor, Kürdistan valileri istendi.
ABD'nin yeni güçlü adamı, Evanjelist Türk.
Nihayetinde milletimizi kandırmaya doyamadıkları gibi milletimiz de kandırılmaya doyamazmış gibi görüntü verenler de Emperyal hizmetçiler, onların ajanlarıdır.
Bakınız Hakkâri'de 6 Mart 2026'da mazot 66,36 TL, 7 martta 67,51 TL iken 11 Mart 2026'da 68,07 TL olmuş.
Bazı yorumcular haklı olarak, "Ukrayna ve Rusya savaşıyor, ABD ve İsrail İran ile savaşıyor ama onlarda bu zamlar ve enflasyon olmuyor da bizde nasıl olabiliyor" diyorlar.
Bence acı gerçek şudur, orada da hırsızlar milletin kesesine ellerini uzatıyorlar ama bizdekiler kadar imana gelemedikleri için insafları kalmış olsa gerek.
Nitekim İslam dininin direği diye bildiğimiz ahlak, şeref, haysiyet, kul hakkı gibi kavramları çıkartıp dinin direğini namaz olarak inananlara dayatırsan her şey böyle olur.
Erdoğan'ın ilk dönemlerinde bunların sınırlı kalıyor olması, hastalıklarla bu kadar uğraşmıyor olmasından kaynaklı ise artık sağlıklı insanlara görevi bırakmanın zamanı geçmiştir.
Aksi halde olan biten her şeyden kendisinin sorumlu olacağı geleceği yine kendisine akıl verdiğini iddia eden dalkavuklar tarafından hazırlandığını keşke anlayabilse, birileri ona anlatabilse.
Ama yanına kimseyi yaklaştırmıyorlar ki biri gidip gerçekleri "Kral Çıplaaaaaaaak" diye bağırmasın istiyorlar.
O akalı evvel yorumcu bozuntusuna da sıra gelir elbet, onlar da yargılanırken ben nerede olurum bilmem ama Erdoğan'ı kendi yalanlarına alet edip, millete de Erdoğan'a da 'savunmamız süper' masalları anlatırlarken Patriot füzesi Türkiye'yi değil Kürecik’ teki ABD-İsrail istihbaratını koruduğunu kimseye anlatamaz ve kafandaki çakılı çivinin paslanmasını beklersin.
Sonra bunları örtebilmek için İspanya ile turizm patlaması palavrası dayattılar, hem de kim dersiniz?
CHP destekçisi diye ortalıkta süzülen ahmaklar ordusu işte bakın.
Özgür Özel bile İspanya Başbakanı ve Sosyalist Enternasyonal Başkanı Pedro Sánchez'e Sevgili dostum Pedro, yanındayız diyorsa artık gerisini siz düşünün.
Bunlar bir nefeste söyleyebileceklerim elbet, daha çoooook şeyler söylerim de, kime söyleyeceksin deyip susuyorum.
12.3.2026A. Dursun
CHP, PM üyesi Barış Övgün, Lale Özan Arslan ile 25. Saate Meltem TV programında “ÇİN, ABD’yi geçen ekonomi olacağından bunu kaldıramıyor, dışarıya bağımlı olan ÇİN’in ilerleyişini durdurmak için yapılıyor” diyor.
Bahçeli: İstanbul'u ikinci Vatikan'a dönüştürmeye kimsenin gücü yetmez.
Bahçeli: İstanbul’suz Türkiye yetim, İstanbul’suz Türk-İslam alemi yalnız ve yuvasızdır.
Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içerisinde, Konstantinopolis diye bir şehir yoktur.
MHP'nin sürecin takipçisi olacağını vurgulayan Bahçeli, şöyle konuştu.
TERÖRİST AİLESİNE KAN PARASI KIYAĞI
AKP başarılı ama ben oy vermem. Çünkü bizden değil
ABD açıkladı, “Erdoğan’a izin verdik, IŞİD’i besleyecek, Kürdistan’ı inşa edecek.”
Hz. Erdoğan, Suudilere BOP desteği almak, gözümüzü boyamak için mi gitti?
AMERİKALILAR KİMLERLE İSTİHBARAT PAYLAŞIYOR? Şemdin Sakık
PKK'nın yolunu TSK temizliyor. AKP, kandaşlarının yoluna çiçek döşeyecek, yakında...
Vamık Volkan'ın, SIR gibi saklanan KÜRT RAPORU.
AKP Bonus, Bedavası, Mültecisi En Bol Parti, AYM’nin gözü kör mü?
Tayyip camdan (Prompter) okur, Televizyon izlerken 30 saniyede neler oluyor?
Fransa Cumhurbaşkanının bizi aşağılaması meğer eğer boşa değilmiş.




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder