22 Mayıs 2026 Cuma

Türkiye'nin Suriye'de ne işi var sorusunun yanıtı yavaş yavaş belli oluyor.

Hani önce ABD ile anlaşmalı ÖSO'yu kurduk diyen Erdoğan sonraları ÖSO yerine SMO demiş üstelik Kuvâ-yi Milliye benzetmesi yapmıştı, o günlerden bu günlere köprüden çok sular aktı ve artık kara görünür oldu. 

Hani halkın anlamadığı ama halkından çok daha geride olan siyasetçilerin şıp diye anladığı gerçekler artık anlaşılır olmaya başlandı.

Bilmem bunu anlayacak seçmen kafası kaç seçmenin gövdesinin üzerinde geziyor ama kısa kısa değinelim, bakalım seçmende bunu anlayacak kadar kalmış mı görelim.

Hiç ama neredeyse hiç yorum yapmadan gündem oluşturan kamuya açık haberlerden bir derleme yapalım istiyorum.

Yeni yorum yerine mor renkli ifadelerle link paylaşımı yapmayı her zamanki gibi açıklamalar eşliğinde tercih edeceğim.

Soru şu olacak: PKK, YPG, SDG vs... AKP hükümeti yani Erdoğan bunların tamamı terörist dedi mi demedi mi? 

Elbet ki defalarca söyledi ve şimdi sıkı durun.

Bu saydıklarım ve daha fazla terör örgütü ve terörist, Suriye'deki yeni ordu ile entegre oluyorlarsa biz kimle barış yapıyoruz, kimle savaşacağız ki barış yapalım?

Yoksa Suriye'de Erdoğan liderliğinde kurulan yeni ordu, "Türkiye ile savaşa hazır ol" emri mi almıştır da biz uyumaktayız?

Eğer böyle bir şey yoksa çıkıp çıkıp garip halkın kafasını bulandıran, korku salmakla ün kazanmak isteyen Bahçeli'ye birileri bunun anlamını sormayacak mı?

Yeni Türkiye nedir ki, terörsüz Türkiye ne olsun?

Milleti sürekli tehdit eder gibi açıklamalar yapmalarının gerekçesi milyarlarca doları yine mi batırdılar da örtmeye çabalamaktadırlar, bu milletin hani hizmetkârı idiniz, hani halka hizmet hakka hizmet anlayışınız vardı, sizin milletiniz, halkınız, hakkınız farklı da biz mi sırra vakıf olamıyoruz?

Unutma, gelecek de bir gün gelecek. 

Verilen oyları lütuf sanıp hovardaca harcama, bir gün hesabı sorulur sonra darılma.

Sahi Türkiye’nin Suriye'de işi neydi, kellesine milyarlarca ödül konulan adamı Suriye Cumhurbaşkanı yapmak mı, bu bize neye mâl oldu halka bir hesabını verseniz iyi olacak.

Saddam için 25 milyon dolar ödül koyanlar onu ipe çektiyse, Maduro için 50 milyon, Colani için 10 milyon ödül koyup sonra geri çekmek halka değilse de bir yerlere tehdit olmuş olabilir.

Her neyden etkilenildi ya da etkilenilmediyse halkın bunu bilmeye hakkı vardır. 

Bu arada Mutlak Butlan uydurmasının da 25 yıl boyunca tüm CIA ortaklığında yapılan İSTİLA çalışmasının bir anda bitmemesi için zorunlu olduğunun kanıtı olduğunu unutmayalım.

Nihayetinde karar çıkana kadar konuşmamış olmam, kararı etkilemeye çalışmamış olma çabamdan olsa bile eleştiri hakkımı karar sonrası tek cümleyle ancak bu kadar özetleyebiliyorum.  

22.5.2026

A. Dursun

 

Türkiye görevi...

PKK terör örgütüyle otuz iki yıldır verilen bir mücadelede geldiğimiz nokta vahim bir noktadır, son on dört yıldır gelinen nokta daha vahim bir noktadır. Belli ki iş tutuş tarzında bu Hükûmetin bir sorun var.
Nitekim, 2009’da Oslo’yla başlayan, 2012’de netleşen çözüm sürecinin, Dolmabahçe’si, Habur’u, Kandil’i, İmralı’sında, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu metodun doğru bir metot olmadığını söyledik.
Bakın, bu konuda kitapçık basmışız, Türkiye'ye dağıtmışız: “Cumhuriyet Halk Partisinin Türkiye'nin Kürt Sorununa Bakışı ve Çözüm Çerçevesi.” Biz sadece Hükûmeti eleştirmekle kalmamışız, Kürt sorununun çözümüne yönelik çok somut önerilerde bulunmuşuz. Ben, müteaddit defalar bu konuları bu kürsüde söyledim. “PKK terör örgütüyle devlet keskin ve etkin bir mücadele içinde olmalıdır lakin bu memleketin bir Kürt sorunu vardır.” demişiz.
Bir tane bir örnek vereceğim bu kitapçıktan. “CHP, Kürt sorunuyla ilgili hak ve özgürlüklerin pazarlık konusu yapılmasını doğru bulmaz. CHP, şu anda AKP kontrolünde yürütülen İmralı görüşmelerinin -bakın, lütfen dinleyin- sorunu çözmekten ziyade daha da derinleştirdiğine, toplumun sürece ilişkin kuşkularını artırdığına dikkat çekmektedir.” Uzatmıyorum zaman almamak için.
Yemin ederek samimiyetle söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu konuda başından beri, ta 1989’da yazdığımız rapor dâhil, çok da eleştiri aldığımız o raporlarda bu sorunla ilgili gerçekten kalıcı çözümleri önermiş bir partiyiz. Burada da önerdik değerli milletvekilleri. Tutanak Dergisi-22 Aralık 2016

 

Büyüyerek küçülmek. 

…/…

Buna Türkçe’ de "Dimyat'a -pirince giderken, evdeki bulgurdan da olmak" deniyor.

İşte ABD, şimdi Türkiye'ye de bu oyunu oynayacaktır.

Türklerin Güneydoğu topraklarını, onarın dileğiyle ellerinden almak zordur. Ancak, Türkleri başkalarının topraklarına el koymaya isteklendirmek çok kolaydır.

Tıpkı Irak'ın da Kuveyt'e el koymaya kolayca özendirilebildiği gibi! 

ABD, Türkleri kuzey Irak topraklarını işgal edip Musul-Kerkük gibi akaryakıt kaynaklarına el koymaya kışkırtacaktır.

Bu toprak kaybı değil, Türkiye’nin sınırlarının büyümesi olduğu için tüm Türkleri buna kandırmak pek kolaydır.

Türkler, ABD’nin oluru ve kışkırtmasıyla Kuzey Irak topraklarını işgal ederek Türkiye topraklarına katar.

Bunu düğün, bayram ederek kutlarlar.

Bu sırada Türkiye’de “Atatürk düşmanı Osmanlıcılar” topluma Osmanlı ruhunun zaferini göstererek övünmektedirler.

Tüm Türkler topraklarımız genişledi, artık Osmanlı kadar güçlüyüz artık “imparatorluk kurduk” diye böbürlenmektedirler.

Türkler böylesi böbürlenme içerisinde bir adım daha atarak Kuzey İran’daki Kürt bölgesini de alırlar.

Çünkü böyle buyurmuştur ABD.

Sonra bir küçük adım daha atarak Suriye’deki Kürt bölgesine adım atarlar.

Çünkü böyle buyurmuştur ABD.

Türkiye götünü ABD’ye dayayarak Ortadoğu’da bir imparatorluk kurunca üniter yönetim biçimini değiştirip tıpkı Osmanlı gibi eyaletlere bölünecektir.

Türkiye’yi yönetenler o günlerde topluma “Artık ulus devlet değiliz. Bu yüzden üniter devlet bitmiştir. Madem Osmanlı gibi çok uluslu bir imparatorluk kurduk, öyleyse tıpkı Osmanlı gibi egemenliğimiz altındaki uluslara özerklik, otonomi vermeliyiz” derler.

Çünkü böyle buyurmuştur ABD.  Nomos ve Aydın-Cengiz Özakıncı.pdf   

 

Esad'a karşı 10 binden fazla askerle savaşıyoruz.

29.10.2011

Geçtiğimiz günlerde tüm dünyanın merakla izlediği Hür Suriye Ordusu'nun başında olduğunu iddia eden Albay Riyad el Esad ile Hatay'da buluştuk. Tercüman aracılığıyla görüştüğümüz Esad, Baas rejimini devireceğini iddia ediyor. Cep telefonu ve Skype aracılığıyla nasıl oluyor pek anlamadık. Kaldığı kampta 50 kadar subay var. Aileleriyle birlikte yaşıyorlar. Spekülasyonların aksine ne silah var ne de eğitim. Yanından geçtiğimiz kampın görünürde diğerlerinden farkı yok. Suriye'de ordudan kopuşların arttığı ve rejimle silahlı çatışmaların yoğunlaştığı doğru. Bunlar gerçekten Hatay'dan mı koordine ediliyor bilinmez, ama Albay Esad'ın Türkiye topraklarındaki varlığı her şeyden ziyade siyasi bir anlam ifade ediyor.

- Türkiye size silah veriyor mu? Askeri eğitim faaliyetiniz var mı Türkiye'de?

- Hayır, kesinlikle böyle bir şey söz konusu değil. Biz Türkiye'nin kanunlarına saygılıyız. Türkiye bize sadece insani yardım sağlıyor ve bizi koruyor. Türkiye'ye ve Türk insanlarına sonsuz minnet duyuyoruz.

SONU KADDAFİ GİBİ OLACAK

- Neler başardınız bugüne kadar?

Hür Suriye Ordusu'nu kurduk. Ordudan kopanlar bize geliyor. Rakam veremem ama 10 binden fazla asker ve subay geldi. Her vilayette, tüm Suriye'de organize şekilde rejime karşı savaşıyorlar. Kontrol noktalarına, askeri konvoylara ve Şahibba'ya (rejimin silahlı çetelerini kastediyor A.Z.) karşı saldırılar düzenliyoruz. Allah'a şükürler olsun mücadelemizde ileri bir noktaya vardık. Esad, Suriye'yi kendi çiftliği gibi görüyor, halkı da değersiz. Öldürmeye devam etseler de mücadelemize devam edeceğiz.

- Kaddafi'nin ölümü size umut vermiştir. Ama durumunuz Libya'dan daha çetrefil. haberturk.com

 

Hamd olsun, ABD adına savaşanlara maaş ödüyoruz, ceremesini Türk halkı çekiyor.

Dünya Liderimiz ÖSO’ya da dolar bozdurun TL’de kalın diyebilecek mi?

28 Ağustos 2018

Türk Lirası’nın diğer para birimleri karşısındaki değer kaybı yalnızca Türkiye’yi değil, Suriye’de Türkiye’nin genel olarak kontrol ettiği bölgeleri de etkiledi.

Türk Lirası’nın değer kaybettiği yabancı para birimleri arasında Suriye Pound’u da var.

Bu yüzden Afrin-Cerablus hattında yer alan ve Türkiye’nin kontrolunda bulunan yerlerde esnaf, tıbbi yardım ekipleri ve Türkiye’nin desteklediği ÖSO üyeleri durumdan etkilendiklerini belirtiyor.


Özgür Suriye Ordusu'ndan Ghassan Kinno şunları söylüyor: "Son dönemde maaşlarımız ÖSO üyesi başına 300-400 Lira civarında seyrediyordu. Ancak son zamanlarda 200 Lira’ya düştü. Lira değer kaybedince şu an maaşlarımız 15 bin Suriye Pound’undan daha az. Türk Lirası çok değer kaybetti, maaşlarımızın miktarı bu yüzden hep değişiyor."

Türkiye Suriye’de kontrol ettiği bölgelerde sağlık ve eğitim hizmetlerine destek veriyor. Yerel polisleri de eğiten Türkiye, bu bölgelerdeki muhalif grupların düzenli bir askeri güç haline gelmesine de yardım ediyor.

Bölgedeki esnaf ve işadamları da Lira’nın değer kaybından etkilenmiş. Toptancılar günde 2-3 bin Dolar kazanırken, şimdi kazançları bin Dolar'ın altına düşmüş.

Esnaf, bayramda bile piyasanın canlanmadığını belirtiyor. 

Türk Lirası’ndaki Değer Kaybı Afrin-Cerablus Hattını da Etkiledi.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Özgür Suriye Ordusu üyelerine ayda 500 dolar veriyor.


 

Başörtülü kadının üzerine işeme görüntüleri ortaya çıktı...

Eline verilen, camına konan her şeyi doğru zannedenden başbakan olursa…

Böyle bir başbakan, böyle bir siyaset, böyle bir zihniyet ancak müritler topluluğundan çıkar.

Senin elinde MİT denen bir yapılanma yok mu?

Bu yapılanma sadece PKK ile görüşmek için, ülkeyi nasıl bölüp-parçalayacağının hesabını yapmak için mi vardır?

Soruşturulmasına bile razı gelemediğin bir istihbarat, demek ki ülkenin göz bebeğidir ki böylesine üzerine titriyorsun.

Madem öyle sen hiç sormaz mısın, kardeşim elime bir pusula, camıma bazı yazılar konuyor ama bu ne kadar doğrudur demez misin?

Her ağzından çıkanı bir dakika içinde ya da birkaç gün içinde yalanlamaktan bıkmadın mı, sen nasıl bir başbakansın, bu ülke muz cumhuriyeti mi, milletin tamamını mürit mi sanmaktasınız?

Kendinize acımıyor olabilirsiniz ama milletin özellikle de dış dünyada düştüğü bu duruma hiç mi acımıyorsunuz?

Gerçekten Allah’a inanıyor musunuz?

İlla ki öte tarafta mı hesaplaşacağız, bu dünyada hukuk karşısında hesap vereceğiniz günü görmeden gidersem ve öte taraf varsa cehennemlik olsam dahi bunun hesabını asla unutmayıp soracağım.

Tüm hakkım haram olsun.

Şubat 14, 2014

A. Dursun 


Devlet Öcalan’ı aranıza getirecek.

07.06.2011

BDP’nin Diyarbakır’da desteklediği bağımsız milletvekili adayı Leyla Zana, seçimlerden sonra devletin terörist Abdullah Öcalan’ı serbest bırakacağını öne sürdü. milliyet.com 

ABD Hava kuvvetleri F-47 savaş uçağına güç sağlaması için 20 milyar doların üzerinde kaynak ayırıyor ve bu tutar, en az 185 adet uçağın geliştirilmesini öngörüyor. Ama biz sadece Suriyeliler için Türk milletinin helal lokmasından çalıp Suriyeli beslemek için 80 milyar dolar harcama yaptık. Pratt & Whitney’nin NGAP motoru XA103: İşte F-47 tasarımı 

“Barış Pınarı Harekâtı ile, ülkemize yönelik terör tehdidini bertaraf edeceğiz” diyen Erdoğan, “Oluşturacağımız güvenli bölge sayesinde Suriyeli sığınmacıların ülkelerine dönmelerini sağlayacağız. Suriye'nin toprak bütünlüğünü koruyacak, tüm bölge halkını terörün pençesinden kurtaracağız” açıklamasında bulundu. Öte yandan Reuters, Demokratik Suriye Güçleri'nin (DSG) ABD ve koalisyon güçlerinden Türkiye'nin saldırılarını durdurmak için Rojava’da 'uçuşa yasak bölge' ilan edilmesini istediğini belirtti. 9.10.2019

“ABD, PYD için Türkiye’yi bir tarafa itmez” Bugün ABD ve Şam yönetimi dahil diğer ülkelerin Özerk Yönetimi muhatap aldığının hatırlatılması üzerine el-Cuburi, “Evet bu doğru ama bu bir emri vaki. Yarın ABD’liler buradan giderse durumlar değişecek. Tam 12 yıldır Esad rejimi ile DSG ilişki içerisinde ama bugün Esad ile Türkiye anlaşırsa ilk olarak DSG’yi hedef alacaklar. ABD de buna yol verecektir. ABD’nin Türkiye ile olan çıkarları DSG ile olandan daha çoktur. Bugün NATO üyesi olan, Putin ile ilişkilerini sürdüren tek devlet Türkiye ve Recep Tayyip Erdoğan’dır. ABD bu kartı bir tarafa itemez ve NATO’daki müttefikini PYD için gözardı edemez. Hele son olarak Litvanya’da düzenlenen NATO zirvesinde ismi ‘terör örgütü’ diye anılan bir örgütle ilişkileri olan bir parti yüzünden” yorumunu yaptı. 17.7.2023 

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Türkiye’ye ait bir silahlı insansız hava aracının (SİHA) Minbic’e bağlı Toxan köyü kırsalında Demokratik Suriye Güçleri’ne (DSG) bağlı Askeri Meclise ait bir kontrol noktasını hedef aldığını duyurdu. Gözlemevi, Toxar köyü çevresinde Suriye rejim güçlerine ait 3 askeri noktanın yine Türkiye’ye ait SİHA tarafından hedef alındığını aktardı.  13.8.2023

"9-10 bin kişinin entegrasyonu teknik ve hukuki olarak tartışılacak" Çelenk, komisyonun en önemli ve somut gündem maddelerinden birinin, dağdan inecek PKK’lilerin topluma entegrasyonu olacağını belirtti: “Bunlardan bir tanesi de sanıyorum, dağdan inecek olan PKK’nin orta ve alt düzey yöneticisi konumundaki 9-10 bin kişinin Türkiye'de sivil alana, sivil hayata ve siyaset hayatına entegrasyon süreçlerinin teknik ve hukuki boyutları tartışılacaktır diye düşünüyorum. Çözüm Komisyonu'na özellikle Sayın Bahçeli de Öcalan da bir önem atfediyor.” 31.7.2025

Kuzeydoğu Suriye’de bileşenlerin “Çok dilli, çok kimlikli” Ortak Tutum Konferansı sonrası merkezi Şam yönetimi, yakın zamanda Paris’te yapılacağı açıklanan toplantıdan çekildiğini açıklamasının etkisi sahaya yansımaya başladı. Şam, görüşmeden çekilmesini, “Müzakere çabalarına darbe vuruldu” ifadesi ile açıklarken Suriye Demokratik Güçleri, Şam’a bağlı güçlerin ateşkesi defalarca ihlal ettiğini, kontrolündeki bölgelere ağır silahlarla 22 saldırı gerçekleştirdiğini ileri sürdü. Normalleşme kapsamında Kuzeydoğu Suriye’den çekilmeye başlayan ABD yönetimi ise, çekilmeyi yavaşlatma kararı aldı. 10.8.2025

ÖZERK YÖNETİM EĞİTİM KONSEYİ EŞ BAŞKANI SEMİRA HEC ELÎ. “Entegrasyon şartlarımızdan biri Kürtçenin Suriye Anayasası’na girmesi”

Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi Eğitim ve Öğretim Konseyi Eş başkanı Semira Hec Eli, entegrasyonun kendini yok saymak anlamına gelmediğini belirterek "Çocuklarımızın eğitimini kimseye bırakmayacağız" dedi. 9.12.2025

Terörist, teröristle anlaştı. Suriye hükümeti terör örgütü YPG ile anlaşma yaptı.  Suriye resmi haber ajansı SANA'nın haberine göre, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, terör örgütü YPG ile ateşkes ve örgütün tam entegrasyonunu kapsayan bir anlaşmaya imza attı. Anlaşmaya göre Suriye hükümet güçleri ile YPG arasında, tüm cepheler ve temas hatlarında kapsamlı ve derhal ateşkes ilan edilmesi, tüm örgüt üyelerinin Fırat'ın doğusuna çekilmesi, Deyrizor ve Rakka vilayetlerinin idari ve askeri olarak derhal ve tamamen Suriye hükümetine devredilmesi, örgütün işgali altındaki Haseke ilindeki tüm sivil kurumların Suriye devlet kurumları ve idari yapıları içine entegre edilmesi kararı alındı. TRT 18.1.2026

Yandaşlar hangi 'Suriye zaferi'ni kutluyor: Gerçekten ABD ve İsrail mi kaybetti? Suriye’de cihatçı HTŞ’nin ABD, İsrail ve İngiltere’nin yanı sıra AKP iktidarı desteğiyle iktidara taşınmasının ardından yeni yılla birlikte artık başka bir sürece girildi. Bu süreçte bölgedeki ABD ortaklarından SDG’nin geniş alandaki kontrolü sınırlı bir alana çekilirken, çatışmalar sürüyor. Tablo AKP medyasında şimdiden zafer naralarına konu olurken, gerçekler ısrarla bükülüyor. Bölge halkları için ise tehdit giderek büyüyor. 20.1.2026

Savaş suçu uyarısı ve Türkiye’ye çağrı. Kabul edilen metinde; rastgele infazlar, zorla kaybetmeler, sivil altyapının hedef alınması ve toplu yerinden etmelerin uluslararası hukukun ağır ihlali olduğu hatırlatıldı. BM raporlarına atıfta bulunan Parlamento, özellikle Kürt nüfusa yönelik "cenazelere saygısızlık, mezarlıkların tahrip edilmesi ve yerleşim yerlerinde ağır silah kullanımı" gibi eylemlerin "savaş suçu" düzeyine ulaşabileceği uyarısında bulundu. Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile Suriye Geçici Hükümeti arasındaki ateşkese tam destek veren AP, başta Türkiye olmak üzere bölgesel güçlere "ateşkesi bozacak askeri eylemlerden ve silahlı gruplara destek vermekten kaçınma" çağrısında bulundu. 12.2.2026

Şam yönetimi ile DSG arasındaki 10 Mart Anlaşması'na ilişkin konuşan Erdoğan, "Suriye'de 10 Mart Mutabakatı'na uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak'taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı. 18 Ocak'ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini bu bakımdan çok ama çok önemsiyoruz" dedi. 27.1.2026

ABD Kongresi’nde düzenlenen Suriye oturumunda, Washington’un Kürt müttefiklerini yalnız bırakmaması gerektiği vurgulandı. Dışişleri Komitesi Başkanı Brian Mast, DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi için "güvenilir bir müttefik" ifadesini kullanırken, Gregory Meeks Kürtlere yönelik şiddetin son bulması çağrısı yaptı. Rûdaw Washington Temsilcisi Diyar Kurde, ABD Kongresi’nde Suriye’deki son gelişmelerin ele alındığı kritik oturumu yerinde takip etti. 11.2.2026 

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin bir oturumunda, Suriye hükümetine bağlı silahlı unsurların bazı Kürt kadınların cenazelerine yönelik kötü muamelede bulunduğunu gösterdiği belirtilen bir video izletildi. Komite Başkanı, Şam yönetimine sert uyarıda bulunarak söz konusu eylemlerin “kabul edilemez” olduğunu söyledi. 11.2.2026

Washington’ın, Şam yönetiminden Kürtlere “merkezi otoriteyi sarsmayacak bir özerklik” tanıması için baskı yaptığı iddia edildi. Münih Güvenlik Konferansı marjında; 13 Şubat 2026 Cuma günü ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Suriye Dışişleri Bakanı Esaad Şeybani ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi arasında üçlü bir görüşme gerçekleştirildi. Görüşmede, Özerk Yönetim Dış İlişkiler Eş Başkanı İlham Ahmed de hazır bulundu. Suriye'nin geleceğini şekillendirecek tarihi üçlü zirvenin detayları ortaya çıktı. Reuters'a konuşan kaynaklara göre Washington, Şam yönetiminden Kürtlere “merkezi otoriteyi sarsmayacak bir özerklik” tanıması için baskı yaparken, ABD'li diplomatlar bu buluşmayı “bin kelimeye bedel yeni bir başlangıç” olarak ilan etti. 14.2.2026

Suriye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi İbrahim Olabi, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin Münih’teki Suriye heyetinde yer almasına ilişkin detayları paylaştı. Olabi, Abdi ve İlham Ahmed’in ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile gerçekleştirilen toplantıda hazır bulunduğunu ve görüşmenin oldukça verimli geçtiğini açıkladı. Münih Güvenlik Konferansı kapsamında Suriye heyeti, tüm bileşenlerin katılımıyla ve DSG yetkililerinin de dahil olduğu bir formatta ABD’li yetkililerle bir araya geldi. Suriye Temsilcisi İbrahim Olabi, New York’ta Rûdaw’ın sorularını yanıtlayarak DSG ile yapılan anlaşma ve Kobani’deki son durum hakkında önemli bilgiler verdi. 14.2.2026

Yine kandırıldık zira terörist teröristi sever Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani: SDG düşman değil partner. MSC sırasında Suriye konulu panele katılan Şeybani, o görüşme için, "Bu bizim vizyonumuzun bir parçası. Bu inandığımız, gelecekte göreceğimiz Suriye. SDG'yi düşmanımız olarak değil, partner olarak görüyoruz. (…) Bu nedenle onları Suriye hükümetinin bir parçası olarak görmeye istekliyiz" değerlendirmesini yaptı. Şeybani, Ankara'nın SDG'ye yönelik tutumunun Şam'ın hareket kabiliyetine olumlu veya olumsuz etkisine dair DW Türkçe'nin sorusuna ise net bir yanıt vermekten kaçınarak, "SDG, Suriye hükümetinin çıkarına dair bir mesele. Bu hem ABD hem Türkiye tarafından onaylandı. Bu politikadan çok memnunuz ve Suriye'nin geleceğinin garantisi olarak görüyoruz" dedi. 15.2.2026

Münih Güvenlik Konferansı’na katılan Kürt siyasetçi ve aktivist Düzen Tekkal, Esad sonrası süreçte Suriye’nin normalleşmesinin Kürtler olmadan sağlanamayacağını belirterek, "Özerklik olmadan çözüm olmaz" dedi. Tekkal ayrıca, yeni dönem Suriye ordusu içerisindeki radikal unsurlara dikkat çekerek uluslararası toplumu uyardı. 15.2.2026

"Suriye için çözüm 'Indiana Modeli' federalizmdir" Suriye’deki etnik ve dini çeşitliliğin barış içinde yaşaması için tek yolun federalizm olduğunu belirten Stutzman, ABD’deki eyalet sistemini şu sözlerle örnek gösterdi: “Kürtlerin tıpkı Amerika'daki bir eyalet gibi kendi kendilerini yönetme yeteneğine sahip olması gerektiğini düşünüyorum. Tıpkı Indiana gibi; biz eyalet düzeyinde kendimizi yönetiyoruz ama ulusal güvenlik ve sınırlar için federal hükümete bakıyoruz. Neden Kürtler kendi eyaletlerinde, Dürziler kendi eyaletlerinde kendilerini yönetmesin? Birleşik bir Suriye daha iyi bir çözümdür ve Şara eğer bunu başarabilirse Suriye için bir efsaneye dönüşebilir.” 16.2.2026

ABD'nin Suriye'den çekilmesiyle ilgili gelişmelerin de takip edildiğini bildiren Bakanlık, "Suriye’nin DEAŞ ile Mücadele Koalisyonuna 90’ıncı üye olarak katılması ve hükümetin ülkede otoritesini her geçen gün daha da artırmasının; ABD’nin Suriye’de bulunan askerî varlığını yeniden gözden geçirmesinde etkili olduğu değerlendirilmektedir. ABD’nin Suriye ve Irak’ta ki faaliyetleri bölgedeki tüm gelişmeler gibi devletimizin ilgili birimleri ile koordineli bir şekilde yakından takip edilmektedir" açıklaması yaptı. 26.2.2026

PKK'da Suriye'de dostumuz oluyor, acil terörsüz Türkiye gerçekleşmeli diye çırpınanları anlama kılavuzu yayınlanmalı. Haseke Valisi Nureddin Ahmed: Özerk Yönetim feshedilmiyor, devlete entegre ediliyor. Rojava’nın Haseke vilayetinin Valisi Nureddin İsa Ahmed, Özerk Yönetim ile Şam’daki yeni hükümet arasındaki entegrasyon sürecinin başarıyla devam ettiğini açıkladı. Ahmed, bu süreci "Özerk Yönetim’in sonu" olarak değil, devlet kurumlarına dahil edilerek "bir üst seviyeye taşınması" olarak tanımladı. Rûdaw’a verdiği özel mülakatta Vali Ahmed, bölgedeki bütçe, hizmet projeleri, askeri entegrasyon ve Kürtlerin yeni yönetimdeki rolüne dair önemli bilgiler paylaştı. 16.4.2026

ABD ordusunun Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kasrak Üssü’nden çekilmesinin ardından Suriye ordusu bölgeye girerek kontrolü devraldı. Görüntülerde askerlerin üs içinde konuşlandığı görülürken, dış basın ABD’nin bölgedeki askeri varlığını kademeli olarak azalttığını aktardı. Gelişme, sahadaki güç dengelerinin değişebileceğine işaret ediyor. Kuzeydoğu Suriye’de yeni bir aşama, Kürt ve Arap karma ordu birliği konuşlandı. 16.4.2026

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’i kabul etti. Toplantıya Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan El-Şeybani ve 29 Ocak Anlaşması’nın uygulanmasından sorumlu Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Ziyad El-Ayş de katıldı. Görüşmede, devlet kurumlarında entegrasyon sürecinin tamamlanması ele alındı. 16.4.2026

SDG/PKK ile entegrasyon sürüyorsa terörsüz Türkiye için kimle masaya oturulacak?

Suriye krizden fırsata geçiyor. “DSG ile entegrasyon devam ediyor” Suriye’de ulusal entegrasyon sürecine ilişkin konuşan Şara, göreve geldikleri ilk yılda önemli ilerleme kaydedildiğini belirtti. Daha önce dağınık olan gruplarının birleştiğini ifade eden Şara, SDG güçlerinin de entegrasyon sürecine dahil edildiğini söyledi. Sürecin planlandığı şekilde ilerlediğini vurgulayan Şara, kuzeydoğudaki son yabancı askeri unsurların da ülkeden ayrıldığını dile getirdi.Şara , “Suriye devleti ile SDG arasındaki entegrasyon çalışmaları sürüyor. Bu alanda elde edilen başarı, ülkenin istikrarı açısından son derece önemli” ifadelerini kullandı. 17.4.2026

DSG’nin orduya entegrasyonuna dair açıklamalarda bulunan Suriye Savunma Bakanı Yardımcısı Sipan Hemo (Semir Eli Oso), “29 Ocak Anlaşması uyarınca 4 tugay oluşturuldu ve bunlar resmen yapıya entegre edildi. Kobani tugayı ile Haseke, Kamışlo ve Derik’teki diğer 3 tugay örgütsel ve resmi düzeyde entegre oldular, şimdi ise pratik saha çalışmaları yapılıyor” ifadelerini kullandı. 2.5.2026

Tadamun katliamı: Suriye'de adalet sağlanabilecek mi?

Suriye'de Tadamun katliamının faillerinden olmakla suçlanan Emced Yusuf'un tutuklanması dönüm noktası olarak görülüyor. Ancak uzmanlar, emir-komuta zinciri aydınlatılmadan bu adımın sembolik kalabileceğini söylüyor. 2.5.2026 

Mazlum Abdi: Hükümetle Kürtçe tabela ve yargı krizini aşmak için yeni anlaşmalara vardık. Kürtçe tabela tartışması. Haseke Adalet Sarayı tabelasından Kürtçenin kaldırılmasıyla ilgili konuşan Abdi, hükümetin bu durumu “Adalet Sarayı’nın egemenlik kurumu olması ve tabelanın yalnızca Arapça olması gerektiği” gerekçesiyle savunduğunu aktardı.Ancak bölge temsilcilerinin bu tartışmanın entegrasyon sürecini tamamen durduracak yeni bir krize dönüşmesini istemediğini ifade etti. “Kürt kentlerinde çift dilli tabelalar kullanılacak”. Abdi, hükümetle yapılan anlaşmaya göre Kobani, Kamışlo, Dêrik, Amûdê ve Dirbêsiyê gibi Kürt nüfusunun yoğun olduğu kentlerde Arapça ve Kürtçe çift dilli tabelaların kullanılacağını söyledi. Haseke’deki mevcut tabelanın ise “geçici bir süre” için kabul edildiğini ve ilerleyen dönemde yeniden değerlendirileceğini belirtti. 11.5.2026

Demokratik Suriye Güçleri’ne (DSG) bağlı 3 tugayın komutanları, askeri eğitim için Halep’e gidecek. DSG içindeki yetkili bir askeri kaynak, Rûdaw’a yaptığı açıklamada, DSG’ye bağlı 3 tugayın komutanlarının önümüzdeki günlerde Halep kentinde askeri eğitim programlarına katılacağını bildirdi. Suriye Savunma Bakanlığı’na entegrasyonun ikinci aşaması. 21.5.2026

 

Eyalet sistemi: Evren, Özal, İnönü ve Erdoğan ne demişti?

İSTİLA... CIA İşgali, Emine Erdoğan'ın türban taktığı gün başlamadı ama hız kazandı.

Besle teröristi, kazsın kuyunu. Terörist Erdoğan'ı ispiyonlamış.

Erdoğan, "Kürdistan’ın imarı için 40 milyar dolar daha harcayacağız" 

Öcalan ödül aldı, sırada Erdoğan'la birlikte ödül töreni var.

Öcalan'da Erdoğan'ın ağzıyla konuştu, 15 bin asker hazırlayın dedi.

Dr. Ramazan Kurtoğlu Evanjelizm Nedir?

ABD'nin gizli hükümeti FEMA (Federal Emergency Management Agency) olabilir mi?

KARA BİLİM=HAARP-TESLA

Angelia Bacımız organ tüccarı mı?

Angelina Jolie bacımız Silah yakalatmış.

Richar Galpin'e konuşan asker, Adana'da bir eğitim kampı olduğunu da doğruladı.

ÖSO'ya TSK destekli eğitim.

Hatay sokaklarında ‘karanlık’ misafirler!

ÖSO’nun Hatay’daki savaş kampına girmek yasak!

Özgür Suriye Ordusu, ana üssünü Şam'a taşımış!

Özgür Suriye Ordusu, internet sitesinde ana üs olarak Hatay'ı gösterdi.

Her gün savaşa gidiyoruz Tayyip Erdoğan'a teşekkürler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder