Son günlerde yaşadıklarımız bize erken ve dahi son seçimin yaklaştığını anlatıyor gibi.
Kılıçdaroğlu'nun CHP kontenjanlarından dağıttığı milletvekilliği ile AKP'nin elini güçlendirmesi boşuna değilmiş, meğer tezgah 2010 yılında hız kazanmış.
Fakat ne Anayasa ne hukuk tanımayan, normlar hiyerarşisini yok sayanların doğrudan mahkemeler olması akıllara sıkıntılı sorular getiriyor.YSK Başkanı Serdar Mutta, CHP’nin, istinaf kararına ilişkin taleplerinin reddine.
Siyasi Partiler Kanununda yapılan tüm değişikliklere rağmen butlan kararı, birçok kesim tarafından kasıtlı alınmış düşman hukukuna uyumlu bir karar gibi görünmektedir.
SEÇİMLERİN TEMEL HÜKÜMLERİ VE SEÇMEN KÜTÜKLERİ HAKKINDA KANUN MADDE 132 "Yüksek Seçim Kurulu kararı kesindir. Aleyhine hiçbir mercie ve kanun yoluna başvurulamaz" demesine rağmen ne Anayasa ne tali yasa tanımayan bir cenah, hem iç hem dış iş birlikçileriyle oturmuş pazarlık yapmış görüntüsü vermekten de utanmıyor, tıpkı İmamoğlu, tıpkı Kılıçdaroğlu, tıpkı Özgür Özel gibi.
Neden özgür özel diyenlere çok uzun anlatımlarım olduğu için takip etmemiş olanların sayfalarımdan aratıp bulmasını bekliyorum, aksi halde çok uzun bir yazı olacak.
Örneğin, Anayasa'nın yok sayılmasıyla birlikte demokrasinin rafa kaldırılmış olması, yeni Türkiye söylemine uyumlu eski Şeri sistem dayatmasının Hocaları Necmettin Erbakan'ın öğretisinde olduğu gibi "Geçiş olacak ama, kanlı mı olacak tatlı mı" tarzında değil, bunun yerine şeker dağıtarak laikliği, demokrasiyi, evrensel hukuk ilkesinin iptaliyle ikamesi olarak kadıların el kestiği, kol kestiği, kelle kestiği daha rezil bir sistem mi geliyor işte orası sır denecek duruma doğru gidiyoruz.
Bir ara gömleğini çıkarttığını söyleseler dahi aynı kirli gömleğin kokuları Junior Erbakan'ın da her fırsatta AKP'ye destek olmasına bakılırsa babasının tabir etiği baltayla, palayla ortadan ikiye ayırma devrinin yaklaştığı günler gibi görüyorum demek istemiyorum ama söylemeliyim ki ülkeyi iyi şeyler beklemiyor.
Defalarca belirttiğim üzere Yenidünya düzeni kurucuları Erdoğan'ın siyasi suratından bıktı, miadı doldu diye bakılıyor.
Öyleyse ülkenin bölünmesini temellendirecekleri iki unsurdan din merkezli kısmı tamamlanmış durumdaysa geriye kalan ikinci unsur da etnisite üzerinden olmalıdır ve bu ayak eksik kalmıştır, gecikmiştir.
Bu görev devreye alınmalı ve sırada CHP vardır diye düşündüğümü defalarca yazmıştım.
Görünen odur ki Y-CHP olarak mı yoksa CHP olarak mı iktidara getirilecekler?
İşte soru budur, başka ifadeyle Kılıçdaroğlu'nun Y-CHP'si olarak mı yoksa Özgür Özel (İmamoğlu)'nun Y-CHP'si olarak mı ülkeyi parçalamakta aparat olacaklar?
Görüldüğü üzere CHP olarak yenidünya düzencilerinin işine gelmiyor.
Özel'in Y-CHP'sine de baksan, Kılıçdaroğlu'nun Y-CHP'sine de baksan ikisi de Bilge Kralcıdır.
Ancak Kılıçdaroğlu videonun 2:20 dakikasında barışçıllığa vurgusu tıpkı PKK adına demokratikleşme, barışçıllık vurgusu yapanların söylemine tıpatıp benzeştiği görülürken, dakika 5:33'te "Baykal, Aliya İzzetbegoviç ile onun yaşadığı yerde mağarada görüşmüşlerdi" demesi tepki doğurmuştu.
Videoyu paylaşan Balkan Dernekleri de mağara sözüyle Bilge Kral'a hakaret ettiğini iddia etmişlerdi.
Kılıçdaroğlu'nun Bilge Kralcılığı da haliyle sakatlanmıştı fakat Baykal'a kadar Bilge Kralcı olduklarını alenen kendileri ilan ediyordu ki, Özel ve İmamoğlu'da bunlardan biridir.
Bu hareket yani Bilge Kral'ın mezarını ziyaret "NATO'ya bağlıyız"' mesajının tüm emperyal paydaşlara ilan edilmesi ve etnisite üzerinden Türkiye'yi en güzel biz parçalarız mesajının verilmesidir.
Bosna kasabı Radovan Karadzic'in Erdoğan'a oy istediğini kaç kişi anımsıyor dersiniz?
Ve Özgür Özel'in CHP'si bunun neresinde duracak ya da durmaktadır az çok bilmekteyiz.
Kılıçdaroğlu'nun CHP'si bunun neresinde duruyor artık bilmekteyiz.
Bir derin devlet hamlesi mi desen olmuyor, yine taşlar yerine oturmuyor.
Bana öyle geliyor ki CIA'nin Türkler üzerindeki son ve yeni oyunu Kılıçdaroğlu üzerinden gerçekleşecek.
Nihayetinde din üzerinden eterince başarılı oldular ama yeterli görmüyorlar, Türkiye ile doğrudan savaşmayı da göze alamıyorlar çünkü Türkiye'yi Ortadoğu'da eş başkanlık adıyla rol model olarak yükselttikleri için Türkiye'nin kaybı Ortadoğu'nun da kaybı anlamına geleceğini bizim vatandaşımız bilmese de onlar çok iyi biliyorlar.
O nedenle parçalanmanın ikinci adımı olan etnik bölünme Y-CHP'den biriyle yapılacağı kesinleşmiş durumda.
Ya AB özerklik şartını getireceğiz, Anayasa'nın tüm maddeleri değişebilir diyen Kılıçdaroğlu ile ya da Özel'in arkasında durup "Türkiye biraz toprak verebilir, Irak tarafı biraz toprak verebilir. En uygun sınır çizgisi böylelikle çizilebilir" diyen Murat Karayalçın ve yine Özel'in arkasında durup "T.C askerini buradan çekmez iseniz çok kan dökülecek" diyen ve CIA ajanı olduğu iddialarına sessiz kalan Sezgin Tanrıkulu'nun olduğu şekliyle yeniden seçime gidilecek olmanın kavgası yaşanıyor.
Hepsi vatandaşın gözünü boyama, halkı aldatma ve avutma görevini harfiyen uyguluyor, tüm partiler için diyorum tüm partiler için.
Bu arada cemaat ve tarikatları kullanmak AKP'nin asla vazgeçmeyeceği bir unsur olmaya da devam ediyor.
18 Şubat 2018 tarihli 6. Olağan İl Kongresi'nde konuşan Erdoğan "Şayet biz sendelersek Kudüs düşer; Filistin, Arakan, Somali düşer, Netanyahu denilen bu firavunun yaptıkları yanına kar kalmayacak. Filistinli kardeşlerimizi, Gazzeli kardeşlerimizi kurtarma imkanına sahip olabilirdik ama ne yazık ki olamadık, olamıyoruz" diyordu.
Diyebilirsiniz ki, Erdoğan'ın siyasi manevraları böyledir, yapacağını yapmayacağım der, yapmayacağını da yapacağım der.
Bir nebze haklısınız fakat bunlar genellikle iç siyasetteki manevralar ve seçimlere aklaştıkça yapılmaktadır.
Bu manevralar bazen gazeteciler eliyle de yapılır.
Örneğin Nuray Basaran Demir, "Özgür Özel döneminde CHP'de önemli bir görevde olan Namık Tan'ın, Mutlak Butlan kararından sonra ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'a giderek yardım istediğini buradan açıklıyorum" paylaşımına Namık Tan'ın "Nuray Hanım, böylesine bir yalanı fütursuzca söylemekten hiç mi utanmıyorsunuz" demesini de ben bu tarz manevralardan görüyorum.
Mahdûm Bilal Hazretleri anlamadı ama nihayet erken seçim geliyor gibi.
Nihayet diyorum zira her seçimde çıkartılan petrol, doğal gaz gibi rezervleri, yeni üretilen otomobilleri izlemiştik.
Şimdi sırada füzemiz varmış.
Olmasın diyenin dili çürüsün, hain bakanın gözü kör olsun, kıskanan çatlasın elbet, fakat gerçek ne?Diğerlerinde olduğu gibi Türk halkı olarak hiçbir şeyden habersiz sadece izliyoruz.
Hani Soylu denen bir bakan vardı ne diyordu?
Millete karşı orta oyunu oynadığını bildiğim halde o zaman da "gözü olanın gözü çıksın" diyorduk ne oldu ise yine aynısı oluyor.
Şimdi de başka birine bu görev verilmiş.
Türkiye'nin ilk kıtalararası balistik füzesi diye tanıtımı yapılan Yıldırımhan'ın sanırsın teknik özelliklerini sayıyor.
Meğer boş boş konuşuyor, ona bu talimatı kim verdi bilmem, ya kendi kendine trol gibi sızdı ya da ufukta erken bir seçim var ve bu kez görev buna verildi.
Şu hallere bak yahu, bu memleket bunlardan medet umar duruma getirildi.
Bence Erdoğan'ın bu işten haberi yok, dilerim yoktur ve dilerim ağzının payını verirler.
Salya sümük ağlak Fettoştan biliyoruz böylelerini ama bu kim onu bilmiyorum.
Neyse, madem böylesine önemli bir sırdır bunlar oraya nasıl giriyor, koruma yok mu, Fuar değil ne olursa olsun eğer bir devletin sır gibi sakladığı bir şeyse önüne gelenin ulaşmıyor olması gerekmez mi?
Hürriyet gazetesi Yıldırımhan'ın 6 bin km’lik menzil hedefi test için daha fazla açık deniz mesafesi gerektirebilir diyerek, henüz testlerin yapılmadığını ilan etmesine rağmen ortalıkta trol çiftliği ürünü dallamalar milletin zihnini karıştırmak için çabalıyor.
Gerçi milletin kesesi de zihni de bulanmış durumda olduğu için trollere çok iş düşmüyor.
Ben teknik konularından anlamam, mesleğim bu değil o nedenle sosyal medyada bir sayfa şunları yazmış.
YENİoguztolgaHESABI adıyla paylaşım yapan sayfadaki kişiye göre de bir erken seçim çalışması olarak görülmüş.Aklın yolu birdir, zira AK gazeteci Selvi, AKP seçim anketlerinde AKP'nin 5 puan önde olduğunu yazmış.
SGK ve vergi borçlarına yönelik yeni yapılandırma paketini açıkladı. Düzenlemeyle taksit süresi 72 aya çıkarılırken, teminatsız tecil limiti de 1 milyon TL’ye yükseltilecek.
Bütün bunların gösterdiği ya Erdoğan'ı kandırıp iktidardan düşürmek için CIA kaynaklı iş birliği yapılıyor ya da durum daha kötüye gitmeden çıkar bir yol bulmanın telaşesi yaşanıyor.
CIA demişken Bilal ve İlim Yayma Cemiyeti nedeniyle hiç aklımdan çıkmayan bir ilişkinin varlığı gözümün önüne geliyor.
Mahdûm Bilal Hazretleri öyle bir saçmalama yapmış ki adeta evlere şenlik.
Bunu Halk TV sunucusu Ekrem Açıkel ise garip bir halde yorumlamış.
Buna rağmen Hasan Hüseyin Korkmazgil'in Bıçak Kemikte şiirinden atıfla konuşan Vekil SİBEL SUİÇMEZ, Çorum Vekili MEHMET TAHTASIZ, Mardin Vekili KAMURAN TANHAN gibi isimler TBMM tutanaklarında Bilal'e anlatır gibi deyimini kullanmışlardır.
Acaba Mahdûm Bilal de suç mu henüz bilmiyoruz, nitekim Mahdûm, kendisine hizmet edilen anlamına geldiği halde aynı anda erkek evlat anlamına da geliyor.
Nihayetinde Mahdûm Bilal bizlerin yeni Efendisi olarak yetiştirilmeye çabalandı, o nedenle Açıkel'e diyeceklerim var.
Eeeeey Açıkel, Açıkel.
"Bilal'in İyi niyetli olduğunu düşünüyoruz" derken bizim adımıza konuşma, Bilal'in babası iktidar olduğu günlerde bizleri re'sen (zorla) emekli etti.
Ben 68 yaşında 21 yıllık emekliyim. Bilal daha konuşmayı öğrendiği günlerde biz kazancımızdan ne kadarı pirim olarak kesilirse ne kadar maaş bağlanır hesabı yaparak çalışıyorduk.
Bu çocuk ve Açıkel sen bilin ki 2005 yılında emekli edildiğimde 3,47 tane asgari ücret alıyordum.
Şimdi bir asgari ücreti zor alıyorum.
Devleti bu duruma düşürenler şimdi bu maaşa da mı göz koydu?
Herkesin bir hesabı varsa bizim de bir hesabımız var, bunu bilsinler yeter, ölüm mü?
Ölmeyecek canlı göster ne dersen haklısın.
Açıkel ve herkes kendi adına konuşsun.
19 ayda tek emekliden çalınan 3.224.679 TL'nin ve dahi 21 yılda emekliden çalınan 9.839.040 TL'nin, dolar bazında 326.055 doların (bugünün kuruyla 14.807.331,3) TL'nin hesabını vermeden kim kime kıyakçılık yapacakmış şaşarım.
Sayın Açıkel, siz elinize 326.055 dolar alıp saydınız mı, ya bugünkü karşılığı olan 14.807.331,3 TL'yi bir arada hiç gördünüz mü?
Ama bu para sadece benden yani tek bir emekliden çalındı çalındı, siz tutmuş "İyi niyetli olduğunu düşünüyoruz" diyebiliyorsun.
Merak ediyorum, onların kanalında haber sunarken boğazınızdan geçen paraların hatırına mı iyi niyetten bahsedebiliyorsunuz?
Bunlar her seçimde kapımıza gelip emekliyi aşağılayanlardır, siz bilmez olabilirsiniz ama biz biliyoruz.
Yahu bu çocuk henüz hayatı boyunca tek simit satmamış, nasıl bu servetin sahibi olmuş bunu soracağına iyi niyet elçisi kesiliyorsun başımıza.
Bu çocuğun nereden kazanç sağladığını merak ettin mi, sen gazeteciyim diye övgü düzeceğine ip ucu vereyim de bak nereden kazanıyormuş araştır.
Bu çocuk İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı değil mi?
Öyleyse bakalım bu Vakfı kim kurmuş?
Approved For Release 1999109BAIA-RDE91-01036R000100080021-0
SECRET
CENTRAL INTELLIGENCE AGENCY
INFORMATION REPORT
COUNTRY Turkey
SUBJECT Moslem Brotherhood in Turkey
25X1A
PLACE ACQUIRED (BY SOURCE)
DATE ACQUIRED
(BY SOURCE)
ORR NO.
DAS NO.
OCI NO.
361
DATE (OF INFO.) 10 Oct 53
SOURCE
CONTAINS INFORMATION APFECTING THE NATIONAL DEFENSE
OF THE UNITED STATES, WITHIN THE MEANING OF TITLE 18. SECTIONS 793
AND 794 AMENDED TRANSMIS REVELATION OF ITS CONTENTS TO OR REC UTHORIZED PERSON 13
PROHIBITED BY LAW. THE REPR THIS REPORT IS PROHIBITED
25X1XHIS IS UNEVALUATED INFORMATION
DATE DISTR. 17 Dec 53
NO. OF PAGES 2
NO. OF ENCLS.
SUPP. TO
REPORT NO.
1. In Istanbul and in Maras people have been arrested whose connections with the
Moslem Brotherhood could be proven, and of whom it was further established that
directly or through cover organizations they received money for carrying out anti-government missions.
2.
3.
4.
One of those arrested was Abdurrahman Zapsu, chief editor and publisher of
the paper "hlisünnet Velvemast" and owner of a printing shop. Zapsu had been
under suspicion for a long time of publishing his paper with the support of the
Moslem Brotherhood and of maintaining connections with the Brotherhood through
Cairo and Damascus. In Istanbul he had meetings on various, occasions with two
men, Naci Naim and Mahmet Dinnavi, who are known agents of the Moslem Brotherhood.
As a result of long watching the secret police were able to establish that Zapsu
left Istanbul on 6 Aug 53 to go as a pilgrim to Mecca. He traveled with a
company of pilgrims into which two secret police agents were introduced to watch
him. Zapsu had conferences at every stopping place on Arab ground. In particular
he delivered a document containing details of the statements of Necip Fazil, who
is involved in the Malatya (Turkey) murder affair. Zapsu was kept under observation
after his return because it was suspected that he had secret missions to carry out.
He was arrested when he tried to send a report to Cairo under a cover name.
In Maras there has been a cleaning out of members of a central which had connections
with the "Nurci" secret organization and with "Ilim Yayma Cemiyeti." About these
organizations it is known that the head of the Nurci organization is Saidi Nursi,
who is connected with the Moslem Brotherhood. He publishes a weekly newapaper
called "Sozler Mecmuasi" and is suspected of extreme Leftist political orientation.
SEE LAST PAGE FOR SUBECT & AREA CODE
V.S. OFFICIALS ONLY
SECRET
DISTRIBUTION STATE Er ARMY NAVY AIR FB!
Approved For Release 1999/09/23: CIA-RDP81-01036R000100080021-0
Approved For Release 1999/09/23 : CIA-RDP81-01036R000100080021-0
US OFFICIALS ONLY
SECRET 25X1A
-2-
25X1X
5. Ilim Yayma Cemiyeti (Company for Disseminating Knowledge) is the cover name of an Arab secret organization which has as its purpose the establishment of secret schools to train Imams and preachers in all countries where the teaching of Arabic speech and writing is not allowed, and the support of these schools with funds.
6.
8.
Arrested in Maras were Ibrahim Gül, prayer-leader in a mosque; Fazli Aslantürk, Imam; Mehmet Saygili, professor for training Imams and preashers. In addition, 43 named families were found who regularly sent their children between the ages of seven and eleven to the secret school.
7. Comment. One nest of this sort was cleaned out in Maras, but there are several hundred such central cells and hidden schools throughout Turkey.
"Kemalist People's Party." With the idea of averting a splitting-up and radicalization of party organizations, the government is sounding out among the people how far a "Kemalist People's Party" would meet with support. The basic idea is a collectiye unity party including the Democrats and Republicans, to prevent the splitting up of both parties, and stressing the Kemalist concept of the state. The stimulus to this survey of opinion proceeds from the Republican Party after its annual congress in Bayrakli had given signs that splintering influences were at work in the party which sould benefit only the radical side.
These separatist tendencies are especially active amorg the younger party members.
-EndLIBRARY SUBJECT & AREA CODES
SECRET
U.S. OFFICiALS ONLY
Approved For Release 1999/09/23 : CIA-RDP81-01036R000100080021-0
***
Yayınlanması Onaylandı 1999109BAIA-RDE91-01036R000100080021-0
GİZLİ
MERKEZİ İSTİHBARAT AJANSI
BİLGİ RAPORU
ÜLKE Türkiye
KONU Türkiye'deki Müslüman Kardeşler
25X1A
EDİNİLDİĞİ YER (KAYNAĞA GÖRE)
EDİNİLDİĞİ TARİH (KAYNAĞA GÖRE)
ORR NO.
DAS NO.
OCI NO.
361
BİLGİ TARİHİ 10 Ekim 1953
KAYNAK
ABD'NİN ULUSAL SAVUNMASINI ETKİLEYEN BİLGİLER İÇERİR
18. BAŞLIK, 793. VE 794. BÖLÜMLERİNDE DEĞİŞTİRİLMİŞ HAKKINDA
İÇERİĞİNİN YETKİLİ KİŞİYE İLETİLMESİ VEYA AÇIKLANMASI YASAKTIR
13
BU RAPORUN YAYINLANMASI YASAKTIR
BU DEĞERLENDİRİLMEMİŞ BİLGİDİR
DAĞITIM TARİHİ 17 Aralık 1953
SAYFA SAYISI 2
EK SAYISI
EK
RAPOR NO.
1. İstanbul ve Maraş'ta, Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) ile bağlantıları kanıtlanabilen ve ayrıca doğrudan veya paravan örgütler aracılığıyla hükümet karşıtı görevler yürütmek için para aldıkları tespit edilen kişiler tutuklandı.
2.
3.
4. Tutuklananlardan biri, "Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat" gazetesi baş editörü ve başyazarı, yayıncısı ve bir matbaanın sahibi Abdurrahman Zapsu (Abdürrahim Zapsu) idi. Zapsu, uzun zamandır gazetesini Müslüman Kardeşler'in desteğiyle yayınlamak ve Kahire ve Şam aracılığıyla M. Kardeşler ile bağlantı kurmakta şüpheye düşüyordu. İstanbul'da çeşitli vesilelerle Müslüman Kardeşler'in bilinen ajanları Naci Naim ve Mahmet Dinnavi ile görüşmeler yapmıştı.
Uzun süren gözetim sonucunda gizli polis, Zapsu'nun 6 Ağustos 1953'te hacı olarak Mekke'ye gitmek üzere İstanbul'dan ayrıldığını tespit edebildi. Bir grup hacıyla seyahat etti ve onu izlemek üzere iki gizli polis ajanı da gruba dahil edildi.
Zapsu, Arap topraklarındaki her durakta konferanslar düzenledi. Özellikle, Malatya (Türkiye) cinayet olayına karışan Necip Fazıl'ın ifadelerinin ayrıntılarını içeren bir belge teslim etti.
Gizli görevleri olduğundan şüphelenildiği için dönüşünden sonra gözetim altında tutuldu.
Kahire'ye sahte bir isimle rapor göndermeye çalışırken tutuklandı.
Maraş'ta, "Nurcu" gizli örgütü ve "İlim Yayma Cemiyeti" ile bağlantılı bir merkezin üyelerinin tasfiyesi yapıldı.
Bu örgütler hakkında, Nurcu örgütünün başının Müslüman Kardeşler ile bağlantılı Saidi Nursi olduğu biliniyor.
"Sözler Mecmuası" adlı haftalık bir gazete çıkarıyor ve aşırı solcu siyasi yönelime sahip olduğundan şüpheleniliyor.
KONU VE ALAN KODU İÇİN SON SAYFAYA BAKINIZ
V.S. SADECE YETKİLİLER İÇİN
GİZLİ
DAĞITIM DEVLETİ ORDU DENİZ KUVVETLERİ HAVA KUVVETLERİ!
Yayınlanması Onaylandı 1999/09/23: CIA-RDP81-01036R000100080021-0
Yayınlanması Onaylandı 1999/09/23: CIA-RDP81-01036R000100080021-0
SADECE ABD YETKİLİLERİ İÇİN
GİZLİ 25X1A
-2-
25X1X
5. İlim Yayma Cemiyeti, Arapça konuşma ve yazma öğretiminin yasak olduğu tüm ülkelerde imam ve vaiz yetiştirmek üzere gizli okullar kurmayı ve bu okullara fon sağlamayı amaçlayan bir Arap gizli örgütünün örtü adıdır.
6.
8. Maraş'ta tutuklananlar arasında bir camide imamlık yapan İbrahim Gül de vardı; İmam Fazlı Aslantürk; İmam ve vaiz yetiştirme profesörü Mehmet Saygılı. Ayrıca, yedi ile on bir yaşları arasındaki çocuklarını düzenli olarak gizli okula gönderen 43 aile bulundu.
7. Yorum. Maraş'ta bu türden bir yuva temizlendi, ancak Türkiye genelinde yüzlerce böyle merkezi hücre ve gizli okul var.
"Kemalist Halk Partisi." Parti örgütlerinin bölünmesini ve radikalleşmesini önlemek amacıyla hükümet, "Kemalist Halk Partisi"nin ne kadar destek bulacağını halk arasında yokluyor. Temel fikir, her iki partinin de bölünmesini önlemek ve Kemalist devlet anlayışını vurgulamak için Demokratlar ve Cumhuriyetçileri de içeren bir kolektif birlik partisidir. Bu kamuoyu yoklamasının itici gücü, Bayraklı'daki yıllık kongresinin partide sadece radikal kesime fayda sağlayacak ayrılıkçı etkilerin olduğuna dair işaretler vermek Cumhuriyetçi Parti'den geliyor.
Bu ayrılıkçı eğilimler özellikle genç parti üyeleri arasında aktiftir.
-Kütüphane Konu ve Alan Kodları Sonu
Gizli
Sadece ABD Yetkilileri İçin
Yayınlanması Onaylandı 1999/09/23 : CIA-RDP81-01036R000100080021-0
Kaynağı: CIA Gizli Raporunda İlim Yayma Cemiyeti ve RABITA...
ABD kendisi yayınlıyor ben değil ve şu an bile o kaynağa ulaşabiliyorsunuz.
Artık Hz. Bilal Erdoğan efendimizin kazancı nereden, nasıl kazanmış diye araştırma yapma görevi de gazetecilerden ve elbet MİT tarafından araştırılması gereken bir konu.
Fakat MİT ve İbrahim Kalın dediğinizde yollar yine tıkanıp kalabilir, nitekim onların çok acil işleri var.
Öyle ki MHP'li Oktay Vural'ın 12.3.2012 tarihli yazılı soru önergesi de vardı ama TBMM bu kayıtları yok etmiş.
Biliyorum hayli uzun oldu ancak buna ilave olarak Prof. Mesut Hakkı Çaşın çıkmış Yıldırımhan şöyle, böyle vs... anlatıp duruyor.
Anlatsın bir sıkıntı yok ama 2006 ve devamı yıllarda Erdoğan'dan pek hoşlanmadığını gizlemezken sonralarda ne olduysa Erdoğan'ın her dediğini destekler tarzda yandaş kanallarda boy gösterir olunca benim açımdan dikkate değerliğini de kaybetmiş oldu.
Neyse Çaşın ile ilgili çok söze gerek yok ne de olsa kendisi her şeyi bilen adam rolünü seven biri, dinleyeni oldukça da seveceği açık.
Bu hükümetler durduk yerde başımızda oluşmadı elbet, Emeklilerin Padişahı Kazım Ergün gibi adamlar Erdoğan'a çiçek veriyordu yetmiyor ne olduğu belli olmayan, gerçekte okuduğundan herkesin kendi algısına göre anlam çıkartması olan şeriat kavramının hızlı savunucularından Ali Yalçın yine insanların kandırılmasında peşrevci (önden gidenlerin) başı olarak sahnelerde boy gösteriyordu.
CIA, Türkiye'de TÜBİTAK'ın bile içine etmiş durumdadır, böyle bir memleketten fayda bekleyenin sonu hüsrandır.
Erken seçim alametleri demişken asıl erken seçimin neden yapılacağı yine bazı şahısların konuşmalarındaki satır aralarında saklı kalıyor.
Çok ilginç bir detay veriyorum.
DSG Basın İrtibat Merkezi Sorumlusu ve sözcüsü Ferhat Şami şöyle söylüyor.
البعث كان فكرة، والفكرة يجب أن تموت إن كنا نريد للبعث أن ينتهي. السيادة الحقيقية لا يجب أن تكون ضد مكونات سوريا، بل ضد التوغل الخارجي. من عفرين وكوباني إلى ديرك، مناطق كردية، إذاً يجب أن تكون اللغة الكردية هي الأولى والوحيدة، بحسب منطق المبعوث (المرسال) الذي يفرق بين المكونات ويحمل آلة حاسبة من صنع ميراث البعث.
سيادة الكرد والسريان تتحقق بلغتهم كما تتحقق سيادتك بلغتك. أي إقصاء للمكونات يخلق التفرقة، وكل حركة احتجاج ضد الفكر الإقصائي مشروعة.
Baas Partisi bir fikirdi ve Baas Partisi'nin sona ermesini istiyorsak fikirlerin ölmesi gerekir. Gerçek egemenlik, Suriye'nin bileşenlerine karşı değil, yabancı müdahaleye karşı olmalıdır. Afrin ve Kobani'den Derik'e kadar olan bölgeler Kürt bölgeleridir; bu nedenle, bileşenler arasında ayrım yapan ve Baas Partisi'nin mirasıyla yapılmış bir hesap makinesi taşıyan elçinin mantığına göre, Kürt dili ilk ve tek dil olmalıdır.
Kürtlerin ve Süryanilerin egemenliği, tıpkı sizin egemenliğinizin dilinizle sağlandığı gibi, dilleriyle sağlanır. Bileşenlerin dışlanması bölünme yaratır ve dışlayıcı ideolojiye karşı her protesto hareketi meşrudur.
Ahmet Türk RupelNews videosunda, Amedspor hakkında "Kutluyorum, mutluyum. Kürdistan'ın bir takımı Süper Lige çıktı başarılar dilerim" diyor.
Mustafa Destici "Ne Kürdistan’ı lan! Burası Türkiye Cumhuriyeti. Beğenmiyorsan defolup gidersin…" paylaşımı yapmış.
Bu video nerede yayınlanmış dersen İlke TV yayınlamış.
İyi de İlke TV kim biliyor musun, hayır bilmiyor ya da bilmezden geliyor.
Resmi görüyor musun resmi, hani avuçların patlayana kadar alkışlayıp sonra resim çektirdiğin günü anımsıyor musun eeeeeey Mustafa Destici, işte o el ele tuttuğun kişilerden biri Yerli ve Milli Hizbullah nam-ı diğer Hüda Par'ın başındaki adam, işte İlke TV onların yayın organıdır, aynı çanağı sizlerle paylaştığı için hakaret etmeden seni yerin dibine sokmuşlar acaba yüzünde bir kızarma belirtisi oluyor mu bilemedim.
Hizbullah’ın üst düzey yöneticileri Edip Gümüş ve Cemal Tutar hakkındaki yakalama kararı kaldırılmış ve Karar sonrası İçişleri Bakanlığı iki ismi 'terör' listesinden çıkartılmış.
Neden, kendilerine iç savaşta katliam görevi mi verdiler, neden terör listesinden çıktılar?
İcazet töreni adıyla şeriat kalkışmasına sessiz kalmanın anlamı neydi, Dünyanın YENİDEN KURGULANMASI ve geleceğin kurtarılması kavramları bu sessizlikte pay sahibi miydi acaba?
Nihayetince son günlerde kendince cesaret sergilemeye çalışan eski bakan Hüseyin Çelik bile yerli ve milli Hizbullah'ta kendine yer buluyor çünkü amaçları aynıdır.
Yazık yazık, sizin gibi insanlara oy verenlere dediğim hiçbir şey yok, herkes aklının yettiği kadar yol yürürür, o nedenle seçmene bir şey demem, sizin gibi akıl sağlığı yerine olup olmadığı belirsiz insanları siyasete sokan sistemin vurduğu darbeden hepimiz payımızı alıyoruz da ona yanıyorum.
Bilmem ki Türk Milleti ne zaman seçim yapmayı öğrenecek?
Yineleyeyim, CIA'nin yarattığı tanrıları ve etnik kavramları bu topraklardan defedip atmayı ne zaman başarırsa işte o zaman kurtuluşa erer.
Bunu Atatürk ile bir dönem başarmak üzereydi ama İslamcılık ve etnisite belası bu milleti parçalamayı başardığını yakında ilan edecek.
PKK'nın teröristleri şu anda nerede biliyor musunuz?
Suriye ordusunda entegrasyonu tamamladığında anlayacaksınız.
Bu arada MİT Başkanı İbrahim Kalın, Hamas heyetiyle görüşmesinde, İsrail'in ateşkes ihlalleri, Kudüs'ü hedef alan işgal politikaları görüşülmüş ve hiçbir oldubittiye izin verilmeyecek denmiş, toplantıya Hamas Şura Meclisi Başkanı Muhammed Derviş ile Hamas Siyasi Büro üyeleri de katılmış.
Yani sonuç yok, öyleyse neden görüşüldü dersiniz?
Yakındır, PKK'dan bir kopuk çıkar nedenini açıklar, entegrasyonun düzeyini anlarız.
Bundan sonrası Türkiye'nin kaç Eyalete ayrılacağı olacaktır, bilinsin.
Şemdin Sakık, Kürtleri "İslam'la Kandırdık"
02.6.2026
A. Dursun
TBMM'nin tamamı millete muhaliftir NOKTA.
Kılıçdaroğlu, Banu Güven'in araya girerek Anayasa'nın değiştirilemez 2. ve 3. Maddelerini için, "2. ve 3. maddeleri mesela" sözlerine "Tabi. Söyledik bütün bunların tamamını. Buyurun gelin yapalım bunların hepsini" demişti. İMC TV. 27.10.2015
Sonrasında, bir zamanlar yanişafak yazarı olan Abdülkadir Selvi'ye yanlış anlaşıldığını söyleyecekti.
Eski Anayasa Mahkemesi Raportörü, AKP MKYK üyesi Anayasa Hukukçusu Doç. Dr. Osman Can, ’Anayasadaki kırmızı çizgiler Türkiye’deki barışı yok etti. İlk 3 madde Kemalist ve etnik milliyetçi’ dedi. 12.4.2013
Kılıçdaroğlu: Anayasanın ilk 4 maddesi tartışılmaz.
Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı hükümet sisteminde bir maddeyle anayasanın 30'a yakın maddesi değişiyor, ilk 3 madde fiilen değişmiş oluyor; demokrasi askıya alınacak. 10.3.2017
ABD ORDUSU TÜRKİYE'Yİ İŞGAL TATBİKATI YAPIYOR.
Kılıçdaroğlu’ndan AKP’ye 5 maddelik çağrı. https://www.facebook.com/groups/akildincelisirmi/posts/2483024298403419/
Kılıçdaroğlu’ndan AKP’ye 5 maddelik çağrı.
Madde 4- İki devlet yönetimine son verin: İşten çıkarmalar yaşanıyor. Saray’da kriz yok mutfak dolu. İşsizliğin ne olduğunu onlar bilmezler. O zaman yapılması gereken çağrımız şudur; ekonomik sosyal konseyi topla. Dertli insanları bir topla dinle bakalım ne diyecekler. Ben dinlemem diyor. O zaman bu Anayasa değişikliğini neden yaptık biz? Diyeceksiniz ki Anayasa mı var bu ülkede? E usulen de olsa bir Anayasa var. Bu konsey Anayasa’da var. Üç ayda bir toplanması lazım, en son 2009’da toplanmış. Peki bu vatandaşın derdini nereden öğreniyorsunuz? Damat mı söyleyecek sana? Damadın başka işleri var.
EKONOMİK VE SOSYAL KONSEYİN KURULUŞU, ÇALIŞMA ESAS VE YÖNTEMLERİ HAKKINDA KANUN.pdf
İş Kanunu, Türkiye İş Kurumu Kanunu ile Ekonomik ve Sosyal Konseyin Kuruluşu, Çalışma ve Yöntemleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
Teklifin Özeti:
Teklif ile, 4857 sayılı İş Kanunu, 4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu ve 4641 sayılı Ekonomik ve Sosyal Konseyin Kuruluşu, Çalışma ve Yöntemleri Hakkında Kanunda değişiklik yapılarak anılan kanunlarca öngörülen erişilebilirlik, izleme ve denetleme komisyonlarında engelliler ile konfederasyonların temsilci bulundurması öngörülmektedir. tbmm.gov.tr
'Yılın Devlet Adamı' Ödülünü Kraliçe Verdi - 06.11.2010
Abdullah GÜL kimdir? İngiltere'den aldığı ŞOVALYE MADALYASI nasıl alınıyor? - Prof. Dr. EMİN GÜRSES
Abdullah Gül, İngiltere şövalye madalyası ve British Petrol. Nurettin Veren açıklıyor.
Ahmet Davutoğlu ve Abdullah Gül, referandumda “Evet”e çalışmadıkları için ağır hakaretlere uğruyor.
Yeni anayasa Abdullah Gül için mi yapılıyor? Ahmet TAKAN
Bakan Ergün: Başkanlık Sistemi Tartışılsın
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün ziyaretleri kapsamında 10'uncu Türkçe Olimpiyatları kapsamında Tokat'a gelen 25 ülkeden 75 öğrencinin katıldığı konseri izledi. dha com tr/haber-arsiv/bakan-ergun-baskanlik-sistemi-tartisilsin-2/haber-322596
6 Haziran 2012
TÜRKÇE OLİMPİYATLARINI İZLEDİ
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün ziyaretleri kapsamında 10'uncu Türkçe Olimpiyatları kapsamında Tokat'a gelen 25 ülkeden 75 öğrencinin katıldığı konseri izledi. Gaziosmanpaşa Stadyumu'nda düzenlenen etkinliklere Tokat halkı büyük ilgi gösterdi. Etkinlikten saatler önce stada gelenler stadı hınca hınç doldurdu. Yoğunluktan dolayı saha içerisine de binlerce insan alındı. Stada giremeyenler ise etkinliği dışarıya kurulan dev ekran ile takip etti. Stadyuma kurulan platformda öğrenciler sıra ile sahne alarak Türkçe şarkı ve türkü seslendirdi. 75 öğrenci seslendirdikleri Türkçe eserlerle statta şölen havası estirdi. Yaklaşık 2.5 saat süren konseri izlemeye gelenler keyifli anlar yaşadı.
BAKAN ERGÜN TEBRİK ETTİ
Program sonunda sahneye çıkan Bakan Ergün, etkinliklere katılan öğrencileri tebrik ederek, "Çok değişik ülkelerden gelen değerli öğrencilerimiz, misafirlerimiz aramızda. Aslında onlar konuşuyorlar. Onların konuştuğu yerde biz ne konuşabiliriz ki. Onların söyledikleri, söylemek istedikleri bizim söyleyeceklerimizden çok daha anlamlı şeyler. Bu akşam burada onları hepimiz yüreğimizde hissediyoruz. Hareketli oyunları birbiri ile ahenkli bir şekilde oynayabilirler. Aslında dünyada çatışma olamayabilir. Bu başarıla bilir. Bunun başarılabileceğini de kardeşlerimiz çok güzel bir şekilde gösterdi. Yeryüzünde barışı, huzuru, adaleti, insanlığı, iyiliği yayanlar siyasetçiler ve ordular değildir. Ordular ve siyasetçiler, barışı, huzuru, insanlığı koruyabilseler yeter, bozmasalar yeter. Yeryüzünde barışı, iyiliği, insanlığı yayanlar aslında dervişlerdir, tüccarlardır. Bu belki de dünyanın en güzel sivil toplum kuruluşu hareketidir. Bizim milletimizin içinden çıkmış bir faaliyettir" dedi.
Bakan Ergün, daha sonra etkinliğe sponsor olan firma yetkilileri ve protokol üyeleri ile birlikte sahneye çıkarak hep birlikte Türkçe Olimpiyatlarına katılan çocuklarla, havai fişek gösterileri altında 'Yeni Bir Dünya' isimli parçayı seslendirdi. Bakan Ergün, buradaki programın ardından özel uçakla Ankara'ya hareket etti. - Tokat Kaynak...
FTÖ, Erdoğan, Bahçeli hepsi ortaktır, hem de ezelden beri...
Bunların hesabı sorulmadan, "15 Temmuz şehitleri" demek haysiyetsizliktir, şerefsizliktir.
Fethullah Gülen'in Büyük İhtirası. Türkiye'deki İslamcılık Tehlikesi.
Demokratik, özgürlükçü ve çoğulcu bir anayasaya ihtiyaç olduğunu belirten HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, "Başkanlık sistemi dahil tüm modeller tartışılabilir. Ancak tek adamlık gibi özgürlüğü kısıtlayıcı bir yapı olmaz. Toplumun ihtiyacı bu değil" dedi. Kaynak...
Nihat Ergün burada mı hortladı, acaba neden? DEVA'nın Başkanlık Kurulu belirlendi! Nihat Ergün listede yok. Kaynak...
Dakika 15:55, “Doğrusu ben Osman Öcalan’ın kırmızı bültenle arandığını bilmiyorum" 26 Haziran 2019
Dünyayı ve bizi, körlerle sağırlar yönetmektedir.
Kırmızı bültenle aranan terörist TRT kanalına nasıl çıktı kimler çıkardı önce bunun hesabını sormamız lazım dediler.
Daha sonra kabinede bakanlık yapan iki bakan ise Hükümet olarak vatandaşlarımıza söz verdik sözlerimizi yerine getirmedik.
Örneğin polis ve Öğretmenlere 3600 ek gösterge sözü daha sonra işsizlik sorunu ve ekonomi bu arada Suriyelilerin Türkiye getirilmesi bunlar kamuoyunda büyük tepki aldı dedi.
MKYK Üyesi olan bir milletvekili seçimlerden sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bizlerinde görüşlerini aldı dedi.
MKYK üyesi arkadaşlarımız neden kaybettiğimizi Cumhurbaşkanı Erdoğan’a toplantıda ilettik dedi.
Erdoğan bizim sözlerimizi not aldı.
Diğer iki eski bakan ise “Parti’nin durumunun iyi olmadığını ekonomiyi düzeltemezsek sonumuzun Anavatan partisi gibi olacağını” söylediler. anayurtgazetesi









Hiç yorum yok:
Yorum Gönder