Ahlaksızlar işçileri de ötekileştirdiler, türbanlı-türbansız
işçi ahlaksızlığı.
İnsan, ahlakını yitirip, kendini salt din kökenli yaşama
adadığı hele de payelenmeye çalıştığı andan itibaren, yaptığı hataların ahlakla
bağdaşıp bağdaşmadığını da ayıramaz olur.
Muhterem eleştirdiğini sanmış ama kimi eleştirdiğinin dahi
farkında değil.
Örneğin;
“Marks” diyeceksin. “Lenin” diyeceksin.
Tüm kutsalları inkâr edeceksin.
Bu ifadeye Marx ve Lenin nasıl oturuyor anlamak mümkün
değil.
Muhterem kendileri gibi önüne gelene tapıldığını
sanmaktadır.
Çünkü yıllardan beri Komünizm düşmanlığından beslendiler,
komünizm namussuzluktur dediler, “Komünistler evlerine eşlerini başkalarıyla ilişkisini
gördüklerinde, pardon der eve girmezler” diye anlattılar.
Haliyle bu beyinlere Komünizmin bir ekonomik model olduğunu
artık anlatamazsınız.
Devam ediyor muhterem…
Sonra İslam’ın kutsalı Kâ’be’yi kopya edip, kendine yeni bir
kutsal icat etmeye kalkacaksın!
Hem nasıl kutsal icat etme...
Her yıl tartışılıyor.
Kâ’be’yi kopyalayan da Kâ’be ile dalga geçenler de, pasta yapıp mum üfleyen de
yandaşlarınız değil mi? O zaman neden Kutlu Doğum Pastasını Muhammed mi gelip üfleyecek? diye sormadınız?
Bunu biz de eleştirdik, üstelik dini inanışları olmayan biri
olarak en başta ben eleştirdim ancak burada senin kimi eleştirdiğinin farkında
olduğuna inanmıyorum.
Ya farklı bir cemaatten payeleniyorsun ya da AKP
karşıtlarına çatmayı düşünüp bir anda yan çiziyorsun.
Zira daha aşağıda AKP’nin “Taksim’de gösteriye izin vermeyeceğiz” söylemini açıkça
destekliyorsun.
Burada şaşkın bakkal tiplemesi ortaya koyuyorsun ancak, şimdilerde
buna mürit deniyor.
Yıllardır ötekileştirmekten, itilip-kakılmaktan isyan
bayrağı açan sizler, ne oldu da şimdilerde türbanlı-türbansız işçi ayrımına
girebildiniz?
Muhteremin ifadelerine göz atalım.
Bakıyoruz, olayları kışkırtanlara...
Sokaklarda polise direnenlere...
Parmakları ojeli...
Yüzleri makyajlı bayanlar...
Marka ayakkabılı baylar...
Marka montlu gençler...
İnsanın haykırası geliyor...
“Sizin nereniz işçi?”
Bunlar olsa olsa... İşçi sırtından sömüren, kapitalistler
olmalı...
Ne yani, sen işçidir dediğinde işçi olunacak, değildir
dediğinde kapitalizmin militanları mı?
Efendi, işçilik vahiyle gelen bir vasıf değil, bileğinin
gücüyle alınan, her damlasında helal kazanç elde edenlerin üstlendiği vasıftır.
İnsanlar helal kazanıyorsa ister ojeye verir, ister markaya
isterse makyaja.
Sizin için ojenin, makyajın bir özelliği olmayabilir, başkaları sizler
gibi KARAÇARŞAFI eşlerine layık görmeyebilir, çalışan hakkını alıyor mu
ondan neden bahsetmiyorsun, ojenin, makyajın seni ilgilendiren yönü nedir,
kıskanıyorsan sen de tercihini bu yönde kullandırabilirsin, yok özeniyorsan o
seni ilgilendirir, ulu orta neden bunları eleştiriyorsun, başka ne anlam ifade
eder ki?
Üstelik peygamberinin uzun saçlı, gözleri sürmeli, bakımlı,
temiz giyimli olduğu gerçeğini de bilmezden geliyorsun.
Nasıl ki bacımın türbanı diye bağırıp saygı istediysen,
başkalarının eşlerini kurcalamayacak, sana gösterilen saygı kadar onlara da
göstereceksin.
Sen kendi kazandığından sorumlusun, çekin elinizi milletin
cebinden.
Muhterem hızını alamamış, salladıkça iştaha gelmiş ki,
kendisini durduramıyor.
Şöyle devam ediyor.
Yoksa.
Asgari ücretin 1.000 TL olduğu bir ülkede...
Ortalaması itibari ile 1.300-1.500 TL aylık alan hangi işçi...
Tırnağına oje sürmeyi düşünür? Saçını boyatabilir?
Hangi işçi, marka ayakkabı almayı başarabilir?
Burada had safhada hata yapıyorsun.
Bu hata sadece sana ait de değildir, tüm yandaş koro aynı
hatayı (-ki artık takıyye olduğunu biliyoruz) defaten yapmakta mahsur
görmüyorsunuz.
Gezi olaylarını anımsıyor musunuz?
O tarihte bunun bir provokasyon olduğunu söylediğimde en
yakın dostlarım bile tepki göstermişlerdi, daha sonra Kabataş olayları ortaya
çıkmıştı, hani şu türbanlı bacı masalı.
Tüm bunlarda sessizliğini koruyanlar şimdilerde olup olmadık
açıklamalar yapıyor.
Örneğin; Oktay Kaynarca denen şahıs ATV’de diziye
başlayacağı ve ATV’nin yandaş medya olmasından ötürü günah çıkarmaya kalkar
gibi, bazı gerçekleri çok önceden gördüğünü söylemiş.
“Paralel Yapılanma da modern mafya. Bunu daha önce de dile
getirdim. Ama bazıları benim durduğum yere sonradan gelmiş olabilir” demiş.
İyi de ATV’de diziye başlayacak olman bu açıklamayı yapmana
sebep olmuş olmasın diye sormak geliyor içimden.
Bunlardan başka bir örneği ise Aydın Doğan oluşturmuş.
Doğan grubuna bağlı CNNTürk'te Gezi olayları sırasında penguenlerle
ilgili belgesel gösterilmesi konusunda “tam bir şapşallıktı” demiş.
Çıkara dayalı yandaşlık alenen körlüğe sebep olur, bu
körlüğün son örneklerinden birini de BBC'de yayınlanan bir habere yandaş basının
koro halinde saldırmasında görmüştük.
Somalı ve türbanlı iki kadın maden faciasından AKP'yi
sorumlu tutuyor ve seçimlerde işten çıkarma tehdidiyle işçilerden oy alındığını
söylüyordu.
Yandaş Yeni Şafak, Sabah, Takvim, Star gibi gazeteler ve
Fuat Avni’nin dediği AK Trollerin kol gezindiği internet siteleri haberi “ikinci
müftünün karısı olayı” şeklinde duyurmuşla, BBC'nin kışkırtıcılık yaptığını söylemişlerdi.
O iddialara yanıt, "BBC Türkçe haberinin
arkasındadır" şeklinde verilmişti.
BBC Türkçe editörü Murat Nişancıoğlu, Soma'da AKP'ye tepki
gösteren madenci yakını kadınlarla ilgili haberin "tezgâh" olduğu
iddialarıyla ilgili Twitter'dan açıklama yaptı. Nişancıoğlu, "BBC Türkçe,
muhabirinin ve haberinin arkasındadır" dedi.
Daha sonra Eğitim-Sen konu hakkında, “Yandaş medyanın yalan
haberleri gerçeklerin üstünü örtemeyecektir” şeklinde açıklama yapmıştı.
Dediğim gibi, kazanç-inanç ticareti böyledir, insanı olur
olmadık yerde hataya sürükler.
Ancak aslında sizin yaptığınıza hata bile diyemem, alenen
provokatörlük yapıyor, yazından vıcık vıcık damlalar akıtıyorsun.
Asgari ücreti ne Cumhurbaşkanınız ne siz bilmiyorsunuz, bu
gayet normaldir çünkü herkes oturduğu yerden vıcık vıcık kazanamıyor.
Asgari ücret brüt 1.201,50 TL, net 949,07 TL ve ikinci
dönemde brüt 1.273,50 TL, net 1.000,54 TL olacak.
Asgari ücrete 1.000 TL derken senin için 50.93 TL’nin önemli
olmadığı buradan anlaşılıyor.
Gözü olanın gözü çıksın, daha çok kazan, dileğim bu olabilir
ancak konuşurken biraz ilah saygısı varsa 50,93 TL’nin nasıl kazanıldığını bir
öğren öyle yaz.
50,93X30= 1.527,9 TL eder.
Yani senin önemsiz gördüğün miktarı günlük bir işçi alırsa
ancak bu kadar ücret alabilir.
Oysa asgari ücretli günlük 31,63 TL’ye çalışıyor ve sen
rakamları aklınca yuvarlayarak şirin görünme operasyonuyla işçinin 1.500 TL
alabildiğini iddia ediyorsun.
Dikkat edersen bu rakama ikinci dönemde dahi ulaşamayarak 1.000,54
TL net ücret alacak.
İnsan bu denli açıklamadan sonra sanırım biraz sıkılır.
Muhterem meydanı boş bulunca sallamaya devam etmiş.
Diyor ki;
Gösteri yapıp da, ne kazanıyorsunuz ki?
Cebinize bir şey mi giriyor?
Hımmmm, bütün mesele ne kadar kazanç sağlanması olunca işin rengi
de ortaya çıkıvermiş.
Elbet insan yaşamını idame ettirmek için bir şeyler
kazanmalı, helal kazananın kimse eline su bile dökemez, bunda sorun yok.
Lakin vıcık vıcık kazanmaya doğru gittiğinde arık ne
kazandığın sorusu gündeme gelir.
Efendi, işçinin kazancı senin kazancınla kıyaslanabilir mi?
Zaten işçinin kazancını küçümsemiş aşağılamışsın, ancak onun
alın terini aşağılamaya hakkın yok, senin değil hiç kimsenin bu hakkı yoktur.
İnsanlar haklarını alamıyorsa, şikâyetleri varsa ve kimse
onları dinlemiyorsa elbet ki bir şekilde gösteri yapacak, sesini duyuracaklar.
Cuma çıkışlarında “Şeriat isterüüüüük, Hak yol İslaaaaaam,
bacılarımızın türbanlarına kalkan eller kırılsııııın…” gibi sloganlar sana bir
yerlerden tanıdık geliyor mu?
Peki, o günlerde, “türbana özgürlük” mücadelesi vermen için
sen ne kadar kazanıyordun, bir de bunu açıklasana.
Demek ki insan konuşurken bin düşünüp bir konuşacak, yok
öyle üç kuruşa beş köfte, o devirler kapandı.
Ülkenin kaymağını yiyenlere nasıl karşı durduysak şimdilerde
yeni kaymak yalayıcılarına da karşı duracağız, milletçe kurtuluşun, kalkınmanın
yolu “DÜRÜSTLÜK” ilkesine duyulan sadakatten geçer.
Sen şimdi o yazına dön ve münasip bir lisanla, kadın
işçileri türbanlı-türbansız ayırdığım için özür dilerim diye bir not yaz.
KARAÇARŞAFIN TARİHÇESİ
Başörtüsünü Sümerlerde fahişeler takardı
Aksi halde bu yazı yüz kızartıcı bir not olarak tarihteki
yerini alacak, henüz vakit geçmiş değildir.
04.5.2015
Ahmet Dursun
Yalakalık geni bulundu.
Başörtüsünü Sümerlerde fahişeler takardı





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder