Bunlar nedense hep türbanlı, fukara, yoksulun sırtından geçiniyor.
Neden dersiniz?
KAMER GENÇ (Devamla) - ?İstanbul Belediye Başkanı olduğu
zaman gecekonduda oturuyordu, şimdi dünyanın en zengin adamı. Şerefiniz varsa
Tayyip Erdoğan'ın mal varlığını inceleyelim. Var mısınız? (CHP sıralarından
alkışlar). 15.12.2011/38. Birleşim
Şu an soruşturulan yolsuzluk 300 milyar doları aşmış durumda.
İmar yolsuzlukları en az 300 milyar dolara ulaştığı, HES yolsuzlukları 280 milyar dolar civarında olduğu söyleniyor.
Deniz Fenerini de üstüne ilave ederseniz toplam 1 trilyon dolardan fazla rakam ortaya çıkıyor.
Şimdi 75 milyonluk nüfusa bölün bakalım kişi başına ne düşüyor?
Hani sadece hamd edenler, "yetmez ama evet"çiler...
Müritler ya da % 50 bunu ödese gam yemeyeceğim ama ya dinsizler ne olacak?
Peki Çiller, Yılmaz, Özal, Menderes vs… yolsuzluklarını da katarsanız kaç tane Türkiye yenmiş hiç düşündünüz mü?
Bölün bakalım 75 milyonluk nüfusa, kundaktaki bebekler de dâhil kişi başına ne düşer?
Erdoğan’ın her ihaleden %25 rüşvet aldığını da üstüne koyarsanız servetinin kaynağı da ortaya çıkmaz mı?
Hesap ağır kafam almadı.
DÜNYA BUNU KONUŞUYOR...!! ERDOĞAN AİLESİNİN SERVETİ DÜNYA BASININDA
BİLD: Almanya’nın en çok satan gazetesi Bild web sitesine “IŞİD ile işbirliği ve yolsuzluk… Erdoğan’ın yanardöner kabilesi” sürmanşetini attı. Davutoğlu’nun başbakanlıktan ayrılmasının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Boğaz’da iktidarını nasıl bir basınçla inşa ettiğini gözler önüne serdiğini” yazan Bild “AB ile sığınmacı anlaşmasına varan ve başkanlık sistemini eleştiren Davuoğlu’nun güçlenmesine Erdoğan’ın tahammül edemediğinde Türkiye uzmanlarının hemfikir olduğunu” yerine de Erdoğan’ın damadı olan Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın gelmesinin beklendiğini belirtti.
Resim...
“2004’ten beri Erdoğan’ın en büyük kızı Esra ile evli 38 yaşındaki Berat Albayrak’ın kabilenin köklü üyelerinden olduğu kayınpederine ateşli hayranlığıyla tanındığı Erdoğan’ın istediği sadakate sahip olduğunu” aktaran gazete kabilenin paralarının nereden geldiğini sorguladı: “Üsküdar’da yüksek duvarlar arkasında kendilerini korumaya alıyorlar. Erdoğan ailesi orada 5 villada oturuyor. Malsahibi olarak oğulları Ahmet ve Bilal gözüküyor. Değeri ise yaklaşık 6 milyon Avro. Kayıtlarda Erdoğan’ın burada kiracı olduğu yazıyor. Babaları yılda 50 bin Avro’luk maaş alırken çocukları parada yüzüyor.
Bu para nereden geliyor?
Resmi kayıt bulunmuyor. Muhalif gazete Cumhuriyet’e göre en küçük kızına dek bütün çocuklarının kozmetikten hazır yemeğe armatörlükten mücevhere çeşitli işlerde yatırımları var. ” Erdoğan kabilesinin üyeleri başlığı altında eşi Emine büyük oğlu Ahmet Burak küçük oğlu Bilal büyük kızı Esra küçük kızı Sümeyye’yi tek tek uzun uzun tanıtan Bild Emine Erdoğan’ın haremi öven sözlerini hatırlattı.
Ahmet Burak Erdoğan’ın 80 milyon dolarlık servetini 1998’de ehliyetsiz araba kullanırken çarptığı Sevim Tanürek’in hastanede hayatını kaybettiğini Tanürek’i kusurlu bulan bilirkişinin daha sonra Erdoğan tarafından Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne getirildiğini kazadan beri ortada gözükmeyen Ahmet’in aile düğünlerinde bile boy göstermediğini aktardı.
Bilal’in Türgev Vakfı’nın hiç para ödemeden çok değerli devlet arazilerini ele geçirmesinden başlayıp 17/25 Aralık 2013’teki yolsuzluk skandalında paraları sıfırlama konuşmalarını ve geçen yıl The Guardian gazetesinin IŞİD’in yılda 500 milyon dolar kazandığı petrol satışlarını yaptığı işadamlarından birinin Bilal olduğuna dair haberini hatırlattı.
The New York Times
ABD’nin New York Times gazetesi “Erdoğan’ın genişleyen gücü” başlıklı başyazısında Erdoğan’ın “rakipsiz lider” konumuna gelmesinin “felaket” olacağı öngörüsünde bulunuldu. “Yalnız beş yıl önce Erdoğan’ın Türkiye’si Batı’nın ve Türk liberallerin sevgilisiydi” diye başlayan başyazıda şeffaflık yasası akademisyen ve gazetecilerin hapsedilmesi ekonomi yönetimi gibi konularda bir nebze bağımsız Davutoğlu’nun tasfiyesiyle Erdoğan’ın Türkiye’nin rakipsiz lideri konumuna geleceği ama bununla da hırsını alamayacağı belirtildi.
Erken seçimle anayasa değiştime çoğunluğunu ele geçirmesinin felaket olacağını belirten gazete “Erdoğan’ın baskıcı eylemlerine bugüne dek ‘çocuk eldivenleriyle’ karşılık veren Batı açısından onun iktidara doymazlığını teşvik eder gözüktüğü için de büyük talihsizlik olacak” dedi.
Le Monde
Fransa’nın Le Monde gazetesi “Erdoğan Türkiye’deki tek usta” başlıklı başyazıda Erdoğan’ın ülkedeki “tek güç” haline gelmesini sert dille eleştirdi. “Rakiplerinin ‘yeni sultan’ dediği Erdoğan Mustafa Kemal’in kurduğu laik cumhuriyetin yerine İslam’ı koyarak Osmanlı’yı geri getirmek için mutlak güç istiyor” saptaması yapan gazete Türkiye’de basına karşı “amansız baskı” olduğunu STK’ların kısıtlandığını belirterek “Laik muhalefet gerçek bir alternatif oluşturmada yetersiz ve başarısız” dedi.
Erdoğan’ın birleştirici rol oynamaktansa bütün çatlakları derinleştirdiğini buna rağmen dış etkenlerin Erdoğan’a tehdit oluşturmadığını aktararak “Bugün hiçbir dış etken Erdoğan’ın gücünü tehdit etmiyor olsa bile kendi kibri ediyor” yorumunu yaptı. “Gelecekleri Türkiye’nin güvenlik ve istikrarına bağlı Avrupalılar Erdoğan’ın aklını yerine getirmekle sorumludur” uyarısında bulundu.
Erdoğan’a Trump benzetmesi
Almanya’nın Süddeutsche gazetesi ABD başkanlık seçiminin ırkçı ayrımcı söylemiyle dikkat çeken Cumhuriyetçi adayı Donald Trump’a atıfla “Donald Erdoğan demokrasiyi tehdit ediyor” manşeti attı.
Demokratik dünyanın bir yanda Trump diğer yanda Erdoğan’ı kaldırmayacağını demokratik dünyanın tehlikede olduğunu zira en eski demokrasilerden ABD ile en genç demokrasilerden Türkiye’nin bir varoluş sınavından geçtiğini Trump gibi Sezar tipi diktatörlük hırsından mustarip Erdoğan’ın Osmanlı sultanlık sistemini hayata geçirmeden huzur bulamayacağını belirten gazete “Çoğulcu demokratik Türkiye umudu hapse atılan her gazeteci meclisten geçen her güvenlik yasası ve AB’nin işbirliği ricasına her ret yanıtıyla gitgide kayboluyor” dedi.
Abdüllatif Şener'den Erdoğan'a Wikileaks eleştirisi
Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, 8 yıllık AKP iktidarı dönemini İşaret ederek, "Bu dönemde zengin olanlar günün birinde legalleştikleri zaman, daha doğrusu zenginlikleri legalleştiği zaman herkes görecektir ki TÜSİAD orta sınıfa dönüşecektir" dedi. 01.12.2010-milliyet.com
"Tüsiad Orta Sınıfa Dönüşecek"
Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, 8 Yıllık AKP İktidarı Dönemine İşaret Ederek 1 Aralık 2010
Abdüllatif Şener 2010 yılında Aydınlık'a verdiği röportajda bu günleri şöyle özetlemişti:
"Siyasi iktidar her ihalede önüne çıkan engel maddesini değiştiriyorsa, her ihalede bir madde sizi rahatsız ediyor, hareket alanınızı daraltıyor demektir. Bu değişiklikler bir türlü bitmiyor. Bunları basın yazamıyor. aydinlik.com.tr
Şener: Erdoğan'ın korkunç bir para eğilimi var
AKP'nin kurucularından Abdüllatif Şener, parti kurulmadan önce de Erdoğan ile birlikte olduğunu ifade ederek, "Korkunç bir para eğilimi olduğunu o günlerde tespit ettim. En çok da bu huyundan rahatsız oldum" diye konuştu. 04 Mart 2014-cumhuriyet
AKP’nin iktidarda kalmasını sağlayan en önemli factor ne?
Gulnara Inanc
Ulusal Kanal Ankara Temsilcisi Fikret Akfırat`in Novosti-Azerbaycan ajansliqina ozel aciklamasi.
14 Haziran 2011-turkishnews
Abdüllatif Şener: Başbakan ve Bakanlar Kurulu üyelerinin hepsi suç işlemiştir.04.01.2018
Hitler ile ilgili şoke eden gerçek!
İngiltere’de Channel 5 tarafından hazırlanan “The Hunt For Hitler’s Missing Millions” (Hitler’in Gizli Milyonlarını Arayış) adlı belgesel, Hitlerle ilgili bir sırrı ortaya çıkardı.
Halka kendini belirli bir gelirle yaşıyormuş gibi gösteren Nazi liderinin, gizli banka hesapları ve para kazanma yöntemleri varmış.
Dr. Chris Whetton’un “Hitler’s Fortune” (Hitler’in Serveti) adlı kitabının kaynak gösterildiği belgesele göre, Hitler’in, 1945’te “intihar ettiğinde” ise 1.1 milyar Reichsmark bugünkü değeriyle 3.6 milyar sterlin (13.2 milyar TL) gizli serveti vardı.
Üzerinde resminin yer aldığı her puldan ve “Mein Kampf” (Kavgam) adlı kitabının satışından para kazanmak bu yöntemlerin başında geliyordu ve Hitler gerektiği kadar vergi ödemiyordu.
Yine aynı kaynağa göre, Nazi liderinin 1938’de o zamanın parasıyla 400 bin Reichsmark, bugüne göre 1.75 milyon sterlin (6.4 milyon TL) ödenmemiş vergi borcu bulunuyordu.
haberturk
RP dönemi mücahit,
FP dönemin gelince müşahit,
AKP döneminde tamamı müteahhit,
2018'e gelince, her şeye müsait oldular.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
23. Dönem 2. Yasama Yılı
11. Birleşim 24 Ekim 2007 Çarşamba
Buyurun Sayın Ersin. (CHP sıralarından alkışlar)
CHP GRUBU ADINA AHMET ERSİN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı
Hükümeti arasında, genel olarak güvenlik ve iş birliği anlaşmasının
onaylanmasına ilişkin kanun tasarısı hakkında, Cumhuriyet Halk Partisinin
görüşlerini sunmak üzere söz aldım, hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, uyuşturucu, bütün dünyanın olduğu
gibi, Türkiye'nin de önemli hem de çok önemli bir sorunu. Bütün dünya ülkeleri
illegal yoldan üretilen uyuşturuculara karşı mücadele yürütürken, elbette ki
Türkiye de, bu mücadele içinde yerini almakta ve ülkemizde üretilen ya da
ülkemizden transit geçiş yapan bu uyuşturucu kaçakçılığına karşı gerekli
mücadeleyi emniyet güçleri vasıtasıyla yürütmektedir.
Değerli arkadaşlarım, Birleşmiş Milletler tarafından piyasa
fiyatları göz önünde tutularak yapılan tahminlere göre, dünyada uyuşturucu
trafiğinden elde edilen ciro, üretim aşamasında 13 milyar dolar, toptan satış
aşamasında 94 milyar dolar ve perakende satış aşamasında 322 milyar dolar olmak
üzere toplam 429 milyar dolarlık bir seviyeye ulaşmıştır ve bu miktar,
dünyadaki 184 ülkeden 163'ünün millî gelirinden de yüksektir. Üstelik, kara
para olarak adlandırılan bu gelirlerin kayıt altına alınamadığı,
vergilendirilemediği ve dolayısıyla, bu kaynağın, yine uyuşturucu, organize ve
terör suçlarında kullanıldığı bilinmektedir.
Değerli milletvekilleri, Türkiye, uyuşturucu trafiğinde,
birkaç yıl öncesine kadar sadece transit bir ülkeydi. Benden önce konuşan
değerli milletvekili biraz bahsetti, dünya afyon üretiminin yüzde 80'den
fazlası, hatta yüzde 85 civarında üretimi sadece Afganistan'da vardır ve bir
miktar da, geçtiğimiz günlerde din adamlarının diktatörlüğe karşı yürüyüş
yaptığı, isyan ettiği Myanmar'da da bir miktar afyon üretimi vardır ve işte
eroinin hammaddesi olan afyon yüzde 100'e yakın bölümüyle Afganistan, Myanmar
ve Vietnam gibi Güneydoğu Asya ülkelerinde üretiliyor ve üretilen bu afyon
maddesi, Türkiye üzerinden, özellikle Balkan rotası diye tanımlanan İran-Türkiye
ve Balkanlardan Avrupa'ya ulaşan Balkan rotası üzerinden geçen bir transit… Bu
rota üzerinde bulunan önemli bir transit ülke olarak Türkiye dünyada
tanınıyordu ama birkaç yıldan beri bu transit ülke olma özelliğinin yanında
şimdi artık Türkiye dünyanın önemli uyuşturucu üreten ülkesi konumundadır. Yani
şöyle bakarsak: Bir yandan uyuşturucu kaçakçılığında hem transit ülke olması
hem de dünyanın önemli bir üretici ülkesi olması nedeniyle Türkiye'deki
gençlerimiz, çocuklarımız ve genel olarak da vatandaşlarımız başka ülkelere
göre uyuşturucunun zararlarından çok daha fazla olumsuz etkileniyor. Nitekim
2005 yılında polis bölgesinde ve jandarma bölgesinde ve gümrüklerde, sahil
güvenlik alanlarında ele geçirilen uyuşturucu miktarları: 13.750 kilogram
esrar, 8.195 kilogram eroin -2005 yılı miktarlarını veriyorum- 6 milyon 694 bin
923 adet captagon ve 1 milyon 748 bin 796 adet extacy yakalandı. Son üç yılda,
sadece polis bölgesinde, yani jandarma ve sahil güvenlik bölgelerini
çıkarıyorum, sadece polis bölgesinde, 2003 yılında 2.760 kilogram esrar ele
geçirilmişken, 2005 yılında bu miktar 6.100 kilogram olmuştur.
Yine, 2003 yılında 3.546 kilogram eroin polis bölgesinde ele
geçirilmişken, bu miktar 2005 yılında 6.664 kilograma ulaşmıştır.
Keza, 2003 yılında ele geçirilen captagon miktarı 2 milyon
332 bin 81 adet iken -yani sadece polis bölgesini söylüyorum, sahil güvenlik ve
jandarma bölgesi hariç- 2005 yılında bu miktar 5 milyon 760 bin 819 adet
olmuştur.
2003 yılında ele geçirilen extacy miktarı 447.091 adet iken,
2005 yılında bu miktar 1 milyon 282 bin 751 adede ulaşmıştır.
Değerli milletvekilleri, görüldüğü gibi, 2003 ve 2005
sürecinde sadece polis bölgesinde ele geçirilen uyuşturucu miktarında, türlerine
göre, yüzde 150 ile yüzde 300 oranında artış var. Şimdi, arz-talep dengesi
içinde bunu değerlendirecek olursak, demek ki, ülkemizde uyuşturucu ticaretinin
ve kaçakçılığının çok geliştiğini, büyüdüğünü ve gençlerimizin ve
çocuklarımızın arasında bu uyuşturucu kullanımının son derecede yaygın olduğunu
ve yaygınlaştığını söylemek mümkündür. Yani, uyuşturucu kullanımı, uyuşturucu
kaçakçılığı ve üretimi -illegal üretimi- bir çığ gibi büyüyerek üstümüze
geliyor ve devletin gözü önünde bir çığ gibi büyüyerek üstümüze geliyor.
Uyuşturucuyu, toplumu ve geleceği çürüten bir terör olarak
ele almak zorundayız değerli arkadaşlarım. Türkiye için El Kaide neyse, Türkiye
için PKK neyse, uyuşturucu da aynı ölçüde tehlikeli bir gelişme içindedir ve
aynı şekilde değerlendirilmesi lazım. Yani uyuşturucuyla mücadelede sorumluluğu
emniyet güçlerinin üzerine yıkarak, sokak satıcılarını etkisiz duruma getirerek
ve kullanıcıları cezalandırarak uyuşturucuyla mücadelede başarılı olmak mümkün
değildir. Sokak satıcısını, "torbacı" diye tanımlanan bu sokak
satıcılarından kaç tanesini etkisiz hâle getirirseniz, ertesi günü aynı
miktarda sokak satıcısı o işin başındadır. Dolayısıyla, bu, kısır bir döngüdür
ve bu şekilde uyuşturucuyla mücadele etmek mümkün değildir.
Sanki komedi...
Başbakan Erdoğan'ın Mal Varlığı...
Başbakanlık sitesinde Başbakan Erdoğan’ın malvarlığı aynen şu şekilde:
Mal Beyanı
16 Haziran 2011 tarihi itibariyle Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın mal beyanı aşağıda sunulmuştur.
A - TAŞINMAZ MAL BİLGİLERİ: Güneysu-Dumankaya Köyü 2.000 metrekare arsa (Maliyeti 10 bin TL)
B - BANKA VE MENKUL DEĞERLER: Banka hesaplarında toplam 3.390.384 TL, 25.000 £, 199.867 $
C- ALACAKLAR: 500.000 TL
NOT: Taşınmaz mal bilgilerinde villalar, evler yer bulamazken, Menkul (Taşınır) bölümünde de kaç adet, hangi marka otomobili olduğu bilgisine yer verilmedi. Resim...
16 Haziran 2011 tarihi itibariyle Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın mal beyanı aşağıda sunulmuştur.
A - TAŞINMAZ MAL BİLGİLERİ: Güneysu-Dumankaya Köyü 2.000 metrekare arsa (Maliyeti 10 bin TL)
B - BANKA VE MENKUL DEĞERLER: Banka hesaplarında toplam 3.390.384 TL, 25.000 £, 199.867 $
C- ALACAKLAR: 500.000 TL
NOT: Taşınmaz mal bilgilerinde villalar, evler yer bulamazken, Menkul (Taşınır) bölümünde de kaç adet, hangi marka otomobili olduğu bilgisine yer verilmedi. Resim...
WikiLeaks'a göre Erdoğan'ın İsviçre'de 8 hesabı var
WikiLeaks açıkladığı yeni gizli belgelere göre, Başbakan Erdoğan'ın İsviçre'de 8 hesabı bulunuyor.
WikiLeaks açıkladığı yeni gizli belgelere göre, Başbakan Erdoğan'ın İsviçre'de 8 hesabı bulunuyor.
29 Kasım 2010 / 12:02
WikiLeaks internet sitesi, ABD'nin karşı çıkmasına rağmen yeni belgeleri Le Monde, El Pais, Der Spiegel, Guardian ve ilk öncü olarak New York Times'da yayınladı.
Wikileaks'in yayınladığı belgeler arasında Erdoğan'ın İsviçre'de 8 hesabı olduğu iddia edildi.
Belgelerin içinde ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi Eric Edelman’ın AKP hükümetindeki yolsuzluk iddialarına dair geçtiği gizli belgeler de bulunuyor.
Ankara'dan 30 Aralık 2004 tarihinde geçilen belgenin 21. maddesinde Erdoğan’ın İsviçre Bankası’nda 8 ayrı hesabı olduğu iddia ediliyor.
21. maddede şu ifadeler yer alıyor:
"AKP iktidara yolsuzlukların kökünü kazıyacağını söyleyerek geldi. Halbuki AKP'lilerin bize anlattığına göre, partinin ulusal, bölgesel ve yerel seviyesinde ve bakanların aile üyeleri arasında çıkar çatışmaları ve ciddi yolsuzluklar var. İki ayrı kaynaktan edindiğimiz bilgiye göre, Erdoğan’ın İsviçre bankalarında sekiz ayrı hesabı var. Erdoğan'ın varlığının oğlunun düğününde gelen hediyeler ve dört çocuğunun okul masraflarını karşılıksız ödeyen Türk işadamından kaynaklandığını söylemesi ise çok yüzeysel"
Aynı belgenin 22. maddesinde ise yolsuzluğa en çok karışan bakanların İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen ve AKP eski İstanbul İl Başkanı Mehmet Müezzinoğlu olduğu iddia edildi.
"Erdoğan maço"
Belgelerde Edelman, Erdoğan'ı aşırı gururlu, Allah tarafından seçilmiş olduğuna inanıyor, otoriter eğilimli, maço, kadınlara güvenmiyor sözleriyle tanımlıyor.
O dönemde çevresinde bulunan bürokrat ve danışman kadrolarının, yetersiz ve cemaatçilik esasına göre seçilmiş olduğunu öne sürülüyor.
Daha sonraki belgelerde o kadrolar için, "çoğu Ankara dışında siyasetin nasıl işlediğini bilmiyor" deniliyor.
"Bülent Arınç’ı Erdoğan’ın buldogu"
Amerikan elçisinin üzerinde durduğu bir diğer nokta, Abdullah Gül ile Recep Tayyip Erdoğan arasında bir çekişme olduğu iddiası.
Notlarda, iki lider arasındaki rekabetin, uluslararası zirvelerde birbirini kötü duruma düşürmek noktasına bile vardığı iddia ediliyor.
Bülent Arınç, Erdoğan'ın potansiyel rakibi ve sorun kaynağı olarak gösteriliyor. James Jeffrey, Bülent Arınç’ı Erdoğan’ın “buldogu” olarak tanımlıyor.
"Davutoğlu olağanüstü tehlikeli"
El Pais’in yayınladığı haberde ise Amerika’nın Erdoğan’ın İslamcı ajandasını yakından izlediği belirtildi. Belgelerde ‘Üst düzey bir hükümet (AKP) danışmanı Amerikalılara, Davutoğlu’nun Erdoğan üzerinde ciddi bir İslami etkisi var. Bu etkisini kullanıyor. Danışmana göre Davutoğlu olağanüstü tehlikeli olarak tanımlıyor’ ifadeleri dikkat çekti.
Belgelere göre Amerikalı diplomatlar, AKP’nin birçok üyesini İslamcı bir kimliğe sahip olduğuna inanıyor.
"Erdoğan'ın danışmanları dalkavuk"
Yayınlanan belgelerde en dikkat çekici bölüm ise Erdoğan’ın danışmalarıyla ilgili. Belgelere göre ‘Erdoğan’ın çevresinde yağcı, dalkavuk bir danışman grubu var. Bu danışmanları Erdoğan’ı Anadolu’nun lideri tarif ediyor.’
Sızan belgelerde Amerikalı diplomatların Başbakan Erdoğan’ın ailesinin yolsuzluk ilişkilerini de izlediği görülüyor. ekoayrinti.com
Wikileaks'in yayınladığı belgeler arasında Erdoğan'ın İsviçre'de 8 hesabı olduğu iddia edildi.
Belgelerin içinde ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi Eric Edelman’ın AKP hükümetindeki yolsuzluk iddialarına dair geçtiği gizli belgeler de bulunuyor.
Ankara'dan 30 Aralık 2004 tarihinde geçilen belgenin 21. maddesinde Erdoğan’ın İsviçre Bankası’nda 8 ayrı hesabı olduğu iddia ediliyor.
21. maddede şu ifadeler yer alıyor:
"AKP iktidara yolsuzlukların kökünü kazıyacağını söyleyerek geldi. Halbuki AKP'lilerin bize anlattığına göre, partinin ulusal, bölgesel ve yerel seviyesinde ve bakanların aile üyeleri arasında çıkar çatışmaları ve ciddi yolsuzluklar var. İki ayrı kaynaktan edindiğimiz bilgiye göre, Erdoğan’ın İsviçre bankalarında sekiz ayrı hesabı var. Erdoğan'ın varlığının oğlunun düğününde gelen hediyeler ve dört çocuğunun okul masraflarını karşılıksız ödeyen Türk işadamından kaynaklandığını söylemesi ise çok yüzeysel"
Aynı belgenin 22. maddesinde ise yolsuzluğa en çok karışan bakanların İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen ve AKP eski İstanbul İl Başkanı Mehmet Müezzinoğlu olduğu iddia edildi.
"Erdoğan maço"
Belgelerde Edelman, Erdoğan'ı aşırı gururlu, Allah tarafından seçilmiş olduğuna inanıyor, otoriter eğilimli, maço, kadınlara güvenmiyor sözleriyle tanımlıyor.
O dönemde çevresinde bulunan bürokrat ve danışman kadrolarının, yetersiz ve cemaatçilik esasına göre seçilmiş olduğunu öne sürülüyor.
Daha sonraki belgelerde o kadrolar için, "çoğu Ankara dışında siyasetin nasıl işlediğini bilmiyor" deniliyor.
"Bülent Arınç’ı Erdoğan’ın buldogu"
Amerikan elçisinin üzerinde durduğu bir diğer nokta, Abdullah Gül ile Recep Tayyip Erdoğan arasında bir çekişme olduğu iddiası.
Notlarda, iki lider arasındaki rekabetin, uluslararası zirvelerde birbirini kötü duruma düşürmek noktasına bile vardığı iddia ediliyor.
Bülent Arınç, Erdoğan'ın potansiyel rakibi ve sorun kaynağı olarak gösteriliyor. James Jeffrey, Bülent Arınç’ı Erdoğan’ın “buldogu” olarak tanımlıyor.
"Davutoğlu olağanüstü tehlikeli"
El Pais’in yayınladığı haberde ise Amerika’nın Erdoğan’ın İslamcı ajandasını yakından izlediği belirtildi. Belgelerde ‘Üst düzey bir hükümet (AKP) danışmanı Amerikalılara, Davutoğlu’nun Erdoğan üzerinde ciddi bir İslami etkisi var. Bu etkisini kullanıyor. Danışmana göre Davutoğlu olağanüstü tehlikeli olarak tanımlıyor’ ifadeleri dikkat çekti.
Belgelere göre Amerikalı diplomatlar, AKP’nin birçok üyesini İslamcı bir kimliğe sahip olduğuna inanıyor.
"Erdoğan'ın danışmanları dalkavuk"
Yayınlanan belgelerde en dikkat çekici bölüm ise Erdoğan’ın danışmalarıyla ilgili. Belgelere göre ‘Erdoğan’ın çevresinde yağcı, dalkavuk bir danışman grubu var. Bu danışmanları Erdoğan’ı Anadolu’nun lideri tarif ediyor.’
Sızan belgelerde Amerikalı diplomatların Başbakan Erdoğan’ın ailesinin yolsuzluk ilişkilerini de izlediği görülüyor. ekoayrinti.com
YOLSUZLUĞA KARIŞAN BAKANLAR
Aynı belgenin 22.maddesinde ise yolsuzluğa en çok karışan bakanların İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen ve AKP eski İstanbul İl Başkanı Mehmet Müezzinoğlu olduğu iddia edildi.
Başbakan Erdoğan, Libya’ya gitmeden önce havaalanında düzenlediği basın toplantısında dün açıklanan Wikileaks belgeleriyle ilgili kısa bir değerlendirme yaptı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, WikiLeaks internet sitesinde açıklanan belgelerle ilgili olarak, “Şu anda WikiLeaks‘in eteklerinde neler var, bunları bir döksün görelim.
Ondan sonra da bunların ne kadar ciddi, ne kadar gayri ciddi olduğunu öğreniriz.
Çünkü WikiLeaks‘in ciddiyeti şüphelidir.
Bu bakımdan şu anda sadece biz eteklerindeki taşın dökülmesini bekliyoruz.
Ondan sonra da değerlendirmesini yapar, gerekli açıklamaları yaparız” dedi.
WikiLeaks: ERDOGAN AND AK PARTY AFTER TWO YEARS IN POWER:TRYING TO GET A GRIP ON THEMSELVES, ON TURKEY, ON EUROPE
Biz yazamıyoruz onlar yazıyor Wikileaks iddialarını Türkiye’de sadece 2 gazete yazarken Avrupa basını Recep Tayyip Erdoğan’ı manşetlerine taşıyor.
WikiLeaks belgeleri ile ilgili Türk basını ne kadar ortamı yumuşatmaya çalışırsa çalışsın, Avrupa basını yazmaya devam ediyor.
Üstelik de, “Bunları yazanlar da, yayınlayanlar da alçaktır, namussuzdur” sözlerini hiç de dikkate almadan.
Der Spiegel, Başbakan Tayyip Erdoğan ile ilgili ABD’lilerin değerlendirmelerini ilk yazan olarak tarihteki yerini alırken, İsviçre basını da “tersten çakmaya” devam ediyor.
Basler Zeitung’tan sonra bu kez ülkenin en çok satan gazetesi Blick ve Neue Züricher Zeitung (nzz), Erdoğan’ın İsviçre bankalarındaki hesaplarıyla ilgili iddiaya yer verdi.
Blick, Erdoğan’ın açıklamasını “Ben ve İsviçre’de para mı?
Varsa istifa ederim” başlığıyla verdikten sonra, “kaderin garip bir cilvesi”ne değindi.
BLICK: MALVARLIĞI BİZE EMANET
Blick, ABD Büyekelçiliği’nin kriptolarında Erdoğan’ın İsviçre’de en az 8 hesabı olduğu iddialarının bulunduğunu belirttikten sonra, şu yorumu yaptı:
“Türk lider için büyük aksilik… Aslında o, geçen yıl Erdo-dev (Erdowahn) unvanını almış ve İsviçre’yi minare yasağı konusunda faşist bir devlet olarak tanımlamıştı.
Şimdi ise malvarlığını İsviçre’ye emanet ettiği ortaya çıkıyor.
Ve bundan da haberi yokmuş?”
Blick devam ediyor:
“Erdoğan’ın çok kızgın olduğu görünüyor.
Kendini öne atıp, mal varlığı ve İsviçre’deki hesaplarla ilgili iddiaların doğru olduğu ispatlanırsa istifa edeceğini söylüyor.
Ama mal varlığının kaynağını da tam olarak açıklayamıyor.
Çocuklarının nasıl olup da yüksek vergiler ödediği sorusu da hala cevap bekliyor…”
BAŞROLDA HEP TÜRKİYE VAR
WikiLeaks’in belgeleriyle ilgili Avrupa basınındaki haberlerin tümü Türkiye ağırlıklı.
Rus Mafyası, Putin, Berlusconu, Ahmedinejad tabii ki var ama onlar başrolde değil…
Başrolde ve manşetlerde yine Türkiye var.
Türk basınının aksine, Avrupa basını “sözünü esirgemiyor” da üstelik.
Her yapılan haberde, ABD kriptolarında Türk hükümet üyeleri ve başbakan Erdoğan için verilen tanımlamalar tekrar tekrar kullanılıyor.
Euronews, “Erdoğan ABD’ye kızgın” başlıklı haberinde, “Türkiye ile ABD ilişkileri açıklanan belgelerden sonra biraz dumanlı.
Başbakan Erdoğan, kendisini İsrail’e kini olan göz yumucu bir İslamist olarak tanıtılmasından rahatsız” diyor.
Haberde ayrıca İsviçre’deki 8 hesap konusu işleniyor ve Erdoğan’ın buna karşı öfkelendiği vurgulanıyor.
HÜSEYİN ÇELİK TARTIŞMA KONUSU…
Özellikle İsrail nefreti konusu ile ilgili haberler önemini yitirmeye başlamışken, ABD’li diplomatların tespitini doğrularcasına gelen Hüseyin Çelik’in yaptığı açıklama yine gündem oluyor.
Çelik’in, “Bu belgelerin açıklanması en çok hangi ülkenin işine geliyor bakmak lazım.
İsrail çok memnun”şeklindeki sözleri Avrupa basınında “ironik” bir şekilde yer buluyor.
Almanca yayın yapan İsrailHeute isimli internet sitesi, bu açıklamayı geniş şekilde duyuruyor.
Haberde, “Türkiye suçluyu buldu; İsrail” denirken, ABD dökümanlarında Türkiye için neler yazıldığının bir özeti veriliyor, İsviçre bankalarında hesap olup olmadığı konusunun büyük tartışma yarattığı vurgulanıyor.
İslamcılar’ın sık başurduğu “İsrail’i hedef seçme” yönteminin bu olayda da kullanılması, kafalardaki soru işaretlerini artırıyor ve yargıları pekiştiriyor.
NZZ: İSVİÇRE’DE KARA PARASI VAR
Başbakan Erdoğan’ın açıklamaları ve İsviçre’deki hesaplar konusu Neue Züricher Zeitung (NZZ) isimli İsviçre gazetesinin de baş konusu.
Gazete, “Türkiye’nin başbakanı ABD eski elçisinin cezalandırılmasını talep ediyor” başlıklı haberinde,”Erdoğan’ın İsviçre’de kara parası var… Bunu ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi belirtiyor.
Erdoğan kızgın” diye yazıyor ardından da, Erdoğan’ın servetini oğlunun düğününde takılan takılarla açıklamaya çalıştığını, kızlarının ise bir işadamı tarafından ABD’de okutulduğu vurgulanıyor.
İletişim çağında, tüm haberler aynı anda her yerde işte böyle yayınlanıyor…
Die Presse isimli gazete, diğer onlarcası gibi konuyu manşetlerine taşıyanlardan…
Erdoğan’ın “İsviçre’de param yok” açıklamasını başlığa taşıyan gazetenin internet sitesinde, ABD’li diplomatların Erdoğan’ın kişisel karakterini olumsuz tasvir ettiği, onu bir maço olarak tanıttığı, otoriter eğilimli ve kendini beğenen biri olduğunu vurguladıklarını belirtiyor.
Die Presse, Erdoğan’ın gelirlerini oğlunun düğünüyle açıklamaya çalışması ve kızlarının ABD’de bir işadamı tarafından okutulması konusunu da haberinde işliyor.
Avrupa’nın yazılı basınının yanı sıra TV’leri de konuyu geniş işleyenlerden.
N-TV’nin dışında, genişçe gelişmeleri aktaranlardan biri Alman Devlet Televizyonu ARD oldu.
ARD: ABD’YE BU KAISER LAZIM
Ana Haber Bülteni Tagesschau’nun internet sitesi, “Washington’un Anadolu’daki bu kaiser’e (Volkstribun) ihtiyacı var” başlığıyla duyurduğu haberinde kızdıracak yorumlar yaptı.
Tagasschau’da, “Wikileaks’taki Erdoğan’la ilgili açıklamalar hoş değil; ABD Elçiliği tarafından göz yumucu bir İslamist olarak tanımlanmış… Washington’un Ankara’ya ihtiyacı var, çünkü onların İran’la bağlantıları kuvvetli”deniliyor.
Ulrich Pick imzalı olan ve ARD-Hörfunk-Studio İstanbul mahreci taşıyan yazı, ABD Elçiliği’nin belgelerinde Erdoğan için ne denilmişse yeniden özetleniyor.
Geniş bir haber analiz yayınlayan Tagesschau, Erdoğan’ın İran’ın dışında Suriye ile ilişkileri geliştirdiğini, İsrail’le ilişkilerin kötüleştiğini, 1 Mart Tezkeresi’nin reddi ile ABD ilişkilerinde sıkıntılar yaşandığı sözde Ermeni soykırımı gibi konularda da sorunların sürdüğünü irdeliyor.
Erol Mütercimler; “R. T. Erdoğan’ın bu ülkeye başbakan olacağını, ilk defa duyduğum yer, İntermedya Elektronik Yayıncılık'ın sahibi Avukat Münci İnci’nin evdir”.
Google'a 'Hırsız Başbakan' yazınca 3 milyon 900 bin Erdoğan sonucu çıkıyor.
Erdoğan'ın hırsızlığı devlet sırrı olmaktan çıktı.
Tayyip Erdoğan'ı baronlar, bölücü Kürtçüler neden terk ediyor?
"Önce mücahit idiler, sonra müteahhit, daha sonra her şeye müsait oldular"
Mücahit, müşahit, müteahhit ve her şeye müsait!
Bir kaynak, Erdoğan'ın her ihaleden %25 rüşvet aldığını belirtti.
Deniz Feneri e.V'de BURAK ERDOĞAN'IN KURYELİĞİ ÜZERİNDE DURULUYOR.
Deniz Feneri e.V'de önemli bilgiler ortaya çıktı. Seçime doğru hafızalara...
WikiLeaks, Erdoğan ile Özel’in Suriye’ye girme pazarlığının belgesini yayınladı.
Hz. Tayyip Efendi hırsızlığa siyasi mühendislik diyor, bravo, tarihe geçtin Hz. Tayyip Efendimiz.
Osmanlı Ocakları’na dolandırıcılık suçlaması.
Olmayan kanun değiştiriliyor, Tayyip Özel Ordusu kuruluyor, muhalefet uyuyor, yandaş zafer çığlığı atıyor.
Örtülü ödenek üzerinden servet soygunu...
1 milyar dolar var diyen Rahmi Koç’tur, Rahmi Koç’a gücün yetiyorsa. .
AKP’nin tüm yalanları ve Fuat Avni, doları Erdoğan bilerek yükseltti
Davutoğlu'na bağlı bir grubun Ankara'da gizlice CHP ile koalisyon görüşmesi...
Tayyip Erdoğan'ın idam fermanı, yandaşlardan geldi.
Erbakan hain miydi?
EROİNLERİ ERBAKAN TEMİN ETTİ-Çiller, Refah'ın içinden AB'ciler seçildi, eğitildi.
AKP silahıyla 80 Türk rehin.
Erdoğan'ın yargılanma sürecinde çok vahim gelişmeler oluyor, IŞİD'linin kimlik kartı...
Bahçeli ve Erdoğan’ın ölüm korkusu, Türkiye’nin yok edilmesi pazarlığına dönüştü.
Erdoğan bir elinde mikrofon, diğer elinde şehit naaşı siyaset mi yapıyor belli değil.
Fransa Cumhurbaşkanının bizi aşağılaması meğer eğer boşa değilmiş.
Cumhur şehit verirken, başkanı yemek ve konser veriyormuş.
ÇALIK HOLDİNG HAKKINDA BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
HANGİ ALIN?







Hiç yorum yok:
Yorum Gönder