DİAFORMİN, ŞEKER HASTALARINA TESCİLLİ VE ÖLÜMCÜL KANSER TUZAĞI DEMEKTİR.
Son 2 yıldır stent takılı olarak ilaç kullanırken birdenbire tip 2 diyabet teşhisiyle de DİAFORMİN denen ilaç kullanmaya başladım.
İlacın prospektüsü üzerinden de görüleceği gibi etkin madde olarak 1000 mg (1 gr) METFORMİN HİDROKLORÜR, yardımcı maddeler olarak ise ETİL ALKOL muhtevasından söz ediyor.
Etil alkol ile Selefilerin, İhvancıların (Müslüman kardeşçilerin) özetle Siyasal İslamcıların ilaveten AKP'nin içindeki bir güruhun sınavını anımsarsanız, o nedenle bu kısmı geçiyorum ancak garabet olan şeyin hem alkole düzenleme adı altında yasak getirmeye çalışmak hem de AK hükümetin alkol içerikli ilaçlara göz yummasını anlamak olurken asıl tehlike işareti ABD'den geliyordu.
ABD'de ilaçlardan sorumlu daire FDA, DİAFORMİN ilacında da kullanılan metformin hidroklorür "kansere neden olan bir bileşeni aşırı düzeyde içerdiği gerekçesiyle geri çektiğini" yani yasakladığını açıklıyor.
Yapılan N-Nitrosodimetilamin testlerinde, NDMA içeriğinin kabul edilebilir günlük sınırın üstünde olduğunu söylüyor.
Amerikan Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDC-Centers for Disease Control and Prevention), 1995'ten 2010'a kadar diyabet prevalansında (toplumsal görülme sıklığı) 18 eyaletin % 100 veya daha fazla olduğunu gösteren bir rapor bir rapor yayınlamıştı, ayrıca Endişeli Bilim Adamları Birliği (UCS-The Union of Concerned Scientists) de aynı şeyleri söylüyordu.
Adamlar bunu bir cinayet arası olarak gördüklerini anlatıyor, bizde kimseden tıs ses çıkmıyor, ne de olsa "OL dedi mi olduran" burada da devrede, kader diye Türk halkına lanse edilenlerin arasındaki yerini alıyor.
Daha da ötesi Dünya Sağlık Örgütü'ne göre roket yakıtı olan UDMH, roket motoru testleri sırasında nitrik asit (amil bazlı oksitleyici) madde ile etkileşime girdiğinde Nitrosodimetilamin (N-metil-N-nitrosometanamine) oluşur ve vücutta birikir.
İngiliz ilaç devi GlaxoSmithKline (GSK), Türkiye'de de satılan şeker hastalığı ilacı Avandia'nın 83 bin kalp krizi vakasıyla ilintili olduğu iddia ediyor, Bursa Eczacılar Odası'da GSK'nın Avandia ilacını tekzip firması gibi çalışmış.
2020 yılında The New York Post bunları haberleştirmiş, nedense yerli ve milli basında sadece dalga geçme amaçlı bir yazıyla 27 Mayıs 2023 tarihinde ölen, Kemalist avcılığına soyunmasıyla ünlenen Engin Ardıç'ın bir yazısında rastlıyoruz.
Ölünün ardından konuşmayı kendime yakıştıramadığım için üstüne fazla düşmüyorum.
Sağlığında bu ve benzerleri için yeterince yazdığımdan ötürü geçiyorum.
Nedense Türk insanı sanki kobay, sanki lanetli gibi ölüme mahkûm edilmiş, tıpkı Filistin'de yapılanlar gibi bize de ölümü bekletiyorlar.
Orada zavallı insanların kanlarını dökerek, bizdeyse zavallı halkın kanlarını emerek.
Arada sadece vampirlerin yöntem farkı var.
Şimdilerde CHP başkanı olan Özgür Özel'in G. sekreter olduğu dönemde Diaformin'in sadece
fiyatlarıyla uğraştığını da bilmek gerek.
Erdoğan tekrar aday olma niyetim yok demiş ama Tatlıses'in önümüzdeki dönem aday mısınız sorusunu yönelttiği günlerde malumunuz kendisi hakkında ileri-geri saçma sapan iddialarda bulunulan Ömer Çelik 'önemli olan milletin istemesidir' diyordu.
Nasıl bir garabettir milletin istemesi bugün bile anlamış değilim.
Çıkarlara uygun bir şeyler olacaksa suçu millete yıkıp geçme sanatı oluşturulmuş gibi duruyor.
Demek istediğim o ki, millete her şey sorulmaz, sorulamaz da.
Ne yani millet istemiş olsa birey olmaktan vazgeçip kul olabilir miyiz, millet istemiş olsa silahı hızlı çeken adalet sağlayabilir diyebilir miyiz, millet istemiş olsa eşcinsel evlilikleri onaylayabilir miyiz, millet istemiş olsa camilerde tecavüzleri onaylayabilir miyiz, millet istemiş olsa... ne kadar, nereye kadar ileri gidebilirsiniz, sapkınlığın derecesi kaça kadar yükselebilir dersiniz?Tüm bunlara rağmen millet sağlık ücretsiz olsun, yasalar önünde ayrıcalık olmasın, temel eğitim ücretsiz olsun, emekli, işsiz açlıkla terbiye edilmesin, herkesin gelir düzeyine göre vergi, kaldırabileceği oranda trafik cezaları olsun, kırmızı ışıkta 8 Milyon Dolarlık arabayla geçen de 2167 TL ceza ödüyor 200 bin TL'lik (5.134 dolar) arabayla geçen de. (Dolar=38,9529)
Emekli 4 yıl öncesine kadar 2 kat 3 kat, 4 kat asgari ücret alıyordum şimdi asgari ücreti alamıyorum diyor, bu gün bile en az 5 çocuk yap diyenler kendi çocukları gibi milletin çocuklarını yaşamasını istemiyorlar, millet buna dur diyor ama milleti dinleyen yok, sormak lazım Ömer Çelik Efendi ve benzerlerine, millet 14-15 maaş alanlar bu topraklardan temizlensin istiyorken milleti duymayanlar şimdilerde ne oldu da 'önemli olan milletin istemesidir' demektedir, yine hangi kirli emellere, kimin kirli oyunlarına Erdoğan'ı alet etmek istemektesiniz?
Vatandaşa her önüne geleni sorarsan ülkenin içine gireceği çıkmaz yaşadığımız günlerle aynısı olur, daha kötüsü olursa iç savaşa doğru gideriz diye korkanlar, millete verdikleri korku içerikli ayarla daha ne kadar geleceğimizi çalacaklar bilmiyorum.
Bu sanıldığı gibi millete falan bağlı değil, tamamen KaçAK Saray'ın karanlık dehlizlerinde yer işgal eden bir avuç din taciri, etnik milliyetçi virüsüyle ilgili, başka ifadeyle PKK ve Fettoş uzantılarının Erdoğan ve Bahçeli'nin etrafını sardıkları dalkavuklar birliğinde gizlidir.Onların en iyi yaptıkları şey, ülkeye TEK ADAM empozesi yapıp sanki güç tek adamdaymış gibi onu aşağılayan, aşağılama ölçüsüyle paralel olarak da sağı-solu korkutan İmparatorluk kurdular.
Korku İmparatorluğu öylesine kemikleşti ki ne Erdoğan ne Bahçeli sosyal medya hesaplarını yazamadıkları, konuşma metinlerini yazmadıkları gibi, düşüncelerini açıklamaya da fırsat vermez oldular.
Korku İmparatorluğu ilk iş olarak Erdoğan ve Bahçeli'yi birbirlerine muhtaç olduklarına ikna ederek korku saldılar.
Onlar korkutulduktan sonrası kolaydı nitekim öyle de oldu.
Artık onların adına, onların ağzındanmış gibi herkesi ama ülke yönetimindeki söz sahibi, sorumluluk ve yetki sahibi aklınıza gelen herkesi saldıkları korkuyla boğması kolay olmuştu.
KaçAK Saray dehlizlerine bugünden tezi yok acilen çomak sokulmalı, orada konuşlanmış zehirli yaratıklar derhal usulü dairesinde sorgulanıp yargılanma yoluyla imha edilmeli ve milletin iradesi yeniden millete iade edilmelidir.
Düşünsenize, birileri çıkar sağlayacak diye yıllar yılı bu milletin sağlığı üzerinden rant sağlayanların Sağlık Bakanı oldukları unutuldu mu sanıyorsunuz?
Adnan Oktar'ın hizmetçisi görüntüsünde Oktar Babuna'nın eliyle genetik kodlarımız ABD çıkarları doğrultusunda pazarlanıp peşkeş çekilmedi mi?
Genetik kodlamada neyi çözdülerse bilmiyorum ama Kürdistan'ı kurdukları artık su götürmez, bakalım sıra ne vakit Lazlara ve diğerlerine gelecek, Türkiye'den kaç devletçik çıkartacaklar yaşarsak göreceğiz.Daha söylenecek çok şey var ama, "söylesem te'siri yok sussam gönül razı değil" diyor ya şair...
Gerisine ne hacet?
26.5.2025
A. Dursun
‘Türk doktor yarım şişe rakı içirerek kurtardı’
Sahte alkol içerek komaya giren gencin mucize kurtuluşu...
ANTALYA Kemer’de sahte içki içerek komaya giren ancak hayatta dönmeyi başaran Alman öğrenci Dustin Krabbe (18), 3 arkadaşının can verdiği korkunç olayı Alman Bild gazetesine anlattı. Tatillerini Anatolia Beach Hotel’de geçiren Dustin, olayın gerçekleştiği gece iki şişe votkayla bir kola aldıklarını ve bunlar için25 euro ödediklerini söyledi ve sonrasını şöyle anlattı: “İçerken tadında hiçbir değişiklik hissetmedik ama sonra kendimi çok garip hissetmeye başladım. Ardından uyuyakalmışım. Uyandığımda öğretmenimiz arkadaşımız Rafael’in (21) öldüğünü söyledi. Hastaneye gitmek üzere yola çıktık. Yolda görme yetimi kaybettim. Her şey çok parlaktı, hiçbir şey göremiyordum.”
Habere göre Anlatya’daki doktorlar, durumu hemen anladı. Bir doktor, yarım litre sek rakıyı burnundan geçirdiği bir tüp yardımıyla Dustin’e verdi. Kalan yarım litre de arkadaşı Vanessa’ya verildi. Uzmanlara göre rakıdaki etil alkol, sahte votkadaki zehirli metil alkolü etkisiz hale getirerek yani bir nevi “panzehir” etkisi yaparak komadaki dört gencin hayatını kurtardı.
Müdürler tutuklandı içkiyi satan da sabıkalı
Kemer’de aldıkları alkol nedeniyle komaya giren 11 Alman öğrenciden 3’ünün yaşamını yitirmesinin ardından Kemer Savcılığı iddianame hazırlık çalışmalarına başladı. Olayla ilgili otel yöneticisi 2 kişi tutuklandı. Otele içki tedariği sağlayan Germiyan Gıda şirketi Sahibi Cengiz Emmez’e hala ulaşılamadı. Hakkında yakalama emri çıkarılan Cengiz Emmez’in benzer başka bir olaydan dolayı 2 yıldır yargılanmasının devam ettiği ortaya çıktı. Emmez’in 2 yıl önce Marmaris’te bir turistin alkol nedeniyle komaya girmesi olayı nedeniyle hakim karşısına çıktığı ve bu davanın sürdüğü belirtildi.
Tedarikçi firmadan alkol ürünlerini alan ve ürünlerin alım evraklarında imzası bulunan otelin Satın Alma Müdürü Vedat Karagülmez ile Yiyecek İçecek Müdürü Taşkın Hisarlı, çıkarıldıkları mahkemece tutuklunarak cezaevine gönderildi. Olayın yaşandığı gün otel genel müdürlüğüne ön büro müdürünün geçici olarak baktığı, bu nedenle alkol alımlarında altında imzası bulunmayan ön büro müdürünün tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı belirtildi.
Savcı numune toplattı
Bu arada savcılığın talimatıyla Alman öğrencilerin konakladığı otel ve çevresindeki işletmelerden 23 numune, Kemer çevresindeki ilçelerden ise 18 numune alınarak Tarım İl Müdürlüğü İl Kontrol Laboratuvarı’na gönderildi. 41 içki numunesi üzerinde analiz yapan laboratuvar, numunelerin 1’inde sahte içki yapımında kullanılan yüksek oranda metanol olduğunu belirledi. Laboratuvar analiz sonuçlarını Kemer Savcılığı’na iletti. Milliyet
COVID-19, Atabay ilaç, Mehmet Öz, Fahrettin Koca ve örülen ağlar, oyunlar, roller.
FDA'nın Metformin'deki NDMA ile ilgili Güncellemeleri ve Basın Duyuruları.
Diyabet üzerine ulusal tahminler-ABD
Diyabete bağlı böbrek yetmezliği, ABD ve Porto Riko, 1996-2007


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder