21 Aralık 2025 Pazar

Seyyanen zam ihanettir, hainliktir sendikacılara biri anlatsa iyi olur.

Sendikacılar arada bir seyyanen zam talep ederler ama canından bezmiş emekli, asgari ücretli ağzını açıp ses çıkartamaz, çünkü asgari ücret komisyonunda bile yoklardır.

Ali Yalçın denen canlı da çıkmış seyyanen zam isteriz demiş, halt etmiş.

Hem asgari ücret hem tüm ücretler için adalet yok demiş ardından seyyanen zam istemiş.

Ya bu adam işçiyle dalga geçmen için emir almış ya da aylık 500 bin TL almanın kurbanı olmuştur.

Başka ifadeyle sarı sendikacılık yıllardır varlığını koruyor, sendika ağalığı diye meslek neredeyse yasal statüde durmaktadır.

Sözde seçimlerle gelen sendika başkanları gerçekte atanarak geldikleri için atayanlara fayda sağlamanın peşindeler, işte bu nedenle sık sık seyyanen zam isterler.

Bunları çok yazık o nedenle doğrudan bu konuya odaklayım istiyorum.

Ali Yalçın denen canlı, "Seyyanen bir iyileştirme kamu görevlilerine ve emeklilere yapılmalı ve bu emekliliğe de yansıtılacak şekilde olmalı" demiş, yani yanlış konuştuğumu bile bile yanlış konuşuyorum demek istemiş gibi.

Seyyanen eşit demek, oransal değil demek başka ifadeyle zammın maaşlarda yüzde ne kadar artış sağladığı, kimin maaşında ne kadar artış yapacağı gibi hesaplamalar içermez, miktar neyse herkese aynı rakam ödenir demektir.

Böyle olunca sorunlar ortaya çıkar.

Eşit işe eşit ücret Demirel dönemlerinin birinde uygulanmıştı ama o da kalktığı için zamlar aynı işi yapsa dahi farklı miktar maaş aldıkları için oransal zam aynı miktar zam anlamına gelmiyor.

Seyyanen zam alınca kıdem tazminatınıza ek getirisi yok, emekli maaşlarınıza yapılacak katkısı yok, yani sadece havadan bir para almış gibi oluyorsunuz, bunun en kötü anlamı da bir dahaki dönem zam almamış hatta daha düşük maaş almış olma ihtimaliniz var demektir.

Rakamlaralar örnekleyeyim.

2025 yılında 10 bin TL maaş alan bir kişi % 20 zam ve 5 bin TL seyyanen zam alırsa eline maaş 10.000+zam 2.000+seyyanen 5.000= 17.000 TL maaş almış olur.

Taban aylığına (kök maaş) sadece % 20 zam yansıdığı için gelecek dönem yapılacak zam diyelim ki % 30 olsun.

2026 yılında maaş 12.000 TL+zam 3.600 TL=15.600 TL maaş almış olursunuz, üstelik 2025 yılından % 10 daha fazla zam almanıza rağmen 1.900 TL daha az maaş alacaksınız demektir.

Düşünsenize fazla mesai yapsanız bile fazla çalışma ücretiniz seyyanen zamdan muaf oluyor, hiçbir şeye katkısı yok, hele hele en düşük aylık alan emekliyseniz 2026'da ölüm yılınız olacak demektir.

Peki Ali Yalçın başta olmak üzere seyyanen zam talep edenler bu gerçeği bilmiyor mu?

Aaaaah garip kardeşim ah hepsi biliyor da seni, hamda, şükre alıştırmak için adamların göbekleri çatladı yahu o kadar avantajları da olsun değil mi?

Örneğin Emekliler derneği (TÜED) Başkanı Kazım Ergün de sürekli seyyanen zam isteyenlerden biridir.

Bu adamın yıllar yılı orada oturduğunu anımsıyorum, ben 21 yıllık emekliyim, henüz emekli olmadan orada yine bu adam oturuyordu ve Erdoğan'a çiçek veren adam olarak videosunu kaydetmiştim o yıllarda, düşünsenize o da seçimle geldiğini iddia edebilecek durumda.

Öylesine yaşlı ki, artık nasıl bir tür olduğunu merak etmeye başladım, uzaylı falan mı tohumlama görevlisi mi nedir anlamıyorum, ona Emeklilerin Padişahı diyordum ama ne padişahlar ne de Erdoğan onun kadar saltanat sürmemiştir, bu tipler sanki tanrının kırbacı gibi emekçiyi uyutup duruyorlar.

22.12.2025

A. Dursun

 

 

 

Emekli Ahmet Dursun'dan 9.839.040 TL gasp ettiler.

Ali Yalçın'a Vahi mi geldi ki , "% 5 beklentimizi karşıladı" diyor?

Alnı secdelilere soruyorum, 19 ayda tek emekliden çalınan 3.224.679 TL nerede?

Yerli ve Milli Hizbullah çocuklardan tahrik mi oluyor?

Eşit işe eşit ücret ile ikramiyeler bile kaldırıldı

İstanbul'un Fethi'ni kutlayanlar eşit işe eşit ücret bilmezler.

Eroin tüccarı Erbakan bile Eşel-Mobil sistemi getirilerek, memur ve işçilerin maaş zamları otomatiğe bağlamıştı.

Faruk Çelik İntibakta, 'eşit işe eşit ücret' uygulamasın başlatılacağını söylemişti


TBMM'de günlerce, haftalarca, aylarca ve hatta yıllarca işçiyle, emekliyle, memurla nasıl dalga geçildiğinin detayları. 


Eşit işe eşit ücret ödenmesi gerektiğini savunan milletvekillerini saygıyla selamlıyorum.

N. Ağbal biliyorsunuz, bu 2011 yılında eşit işe eşit ücret prensibinden hareketle bir düzenleme yaptık.

Maliye Bakanı da kamu personelinin yıllardır özlemle beklediği eşit işe eşit ücret talebinin gerçeğe dönüştürüldüğünü söylüyor.

Öğretmenlere 2011'de eşit işe eşit ücretle ilgili bir kanun hükmünde kararname çıkardınız...

Bakanımız yoktu o gün. "Eşit işe eşit ücret ilkesi." diye söylendi. Hiçbir iş tanımının olmadığı bir ülkede eşit işe eşit ücret diye bir şey başlatıldı.

İş hayatında ayrımcılığı önlemek amacıyla "eşit işe eşit ücret" ilkesini 2003 yılında hayata geçirdik.

Eşit işe eşit ücret ve kadro verilecek mi?

Özellikle İş Kanunu'nda eşit işe eşit ücret dâhil olmak üzere, bu konudaki metinlerimizin ve kadının güçlenmesi...

Kalfanın hâlen öğrenci olması, anılan anayasal hükümlerin gerektirdiği şekilde eşit işe eşit ücret alması gerekliliğini ortadan kaldırmaz.

Eşit işe eşit ücret, adil gelir dağılımı ve diğer tüm taleplerini sahipleniyoruz.

Aynı hususun eşit işe eşit ücret ilkesi yönünden de geçerli olduğunu düşünüyorum.

Asıl işi yapana asıl kadro verilmesinin ötesinde, eşit işe eşit ücret verilmelidir.

666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yi siz çıkardınız ve ne diyordu orada? İlke de belliydi, kamuda eşit işe eşit ücret verilmesi ilkesi vardı.

Türkiye'de kadınlar hâlâ eşit işe eşit ücret alamıyor.

Kadın İstihdamının Artırılması ve Fırsat Eşitliğinin Sağlanması Genelgesi'nde eşit işe eşit ücret sağlanması

Ücret-skala farklılıklarının kaldırılarak eşit işe eşit ücret ödenmesini istiyoruz...

Sizler AKP'li milletvekilleri, çıktınız "Eşit iş yapan insanlar eşit ücret almalılar" dediniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder