Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, 7 Haziran 2022 tarihinde bir video yayınlamış, videoyu şimdi gördüm çünkü Şimşirgil bilimsel anlamda ilgi çekici olmadığı gibi tarihsel anlamda da bana katkı yapacak kapasitede olmadığına inandığımdan dikkatimi çeken biri olmadı.
Bu nedenle şimdi olduğu gibi tesadüfen görebiliyorum.
İlgili videoyu buraya da alıyorum ki, ilerde silindiğinde kendisinin utanç sayfası olarak burada kalsın istiyorum.
Dakika 11:18’de "İzahı yok, bu sözler çok çok çok tehlikeli sözler, adını koymuyorum her halde anlarsınız yani siz böylesine" diyerek koymadığı adın din düşmanlığı olabileceği, anlaşılması gerekenin infaz edilmesi anlamına geleceği açık değil mi?
Kim bunu üzerine alacak, bu görevi kim yapacak derseniz anlarsınız siz demek kimler olduğunun işareti yani uyuyan terör hücrelerine gönderme olduğu anlamına geleceğini mi demek istiyor dersiniz?
Prof. Dr. Halis Aydemir için adam mühendismiş diye başlıyorsun da sen tanrının yer yüzündeki eli misin, sen de Osmanlı Tarihi hocası değil misin, İslam fetvası vermek sana mı kalmış bre...
20 bin TL'ye açlığa mahkûm edilmiş emekliler var, daha düşük maaşla yaşamaya zorlanan insanlar var, katkı payı adıyla emeklisinden para kazanan sistem varken sen tutmuş neden bahsediyorsun.
Şaka mısınız kardeşim boş boş konuşmak size kap kapa kazandırıyor, ranttan ne zaman arınacaksınız anlamadım gitti.
Bir kez olsun işinizi hakkıyla yapın, sana ne kim neye inanmış, inanmamış hesap sorucu sen misin, kendini mesleğinle uğraş işlerini mesleğine göre tarif etsene, yetersiz isen bunları telafi etsene, sana ne dinden, kendi dinine bak. 109/6: Lekum dinukum ve liye din
Videonun sonuna doğru 14:35 dakikasında "ateşin üzerine sac koyuyorlar, İlahiyat Fakültelerine gidenler o sacın ateş üstündeki sacın üzerindeki adam gibi olsunlar, imanının bir anda gittiğinin farkına varmazlar, bir anda gider, imanlıyım zanneder, çoktaaaan gitmiştir. Çünkü böyle hocalar varsa başlarında nasıl iman kalır, çok uyanık duracak, teyakkuzda olacak, dikkatli olacak, her an böyle dört taraftan kendisine saldırılacak, canını alacak düşmanları gibi dikkatli olacak. Bunlar imanı çalıyor, bunlar iman hırsızları, işte buyurun, durum ortada. Bir tanesini okuduk, kafadan atmıyorum, videolarından çekiyorum. Kaç tane yazı yazdım, yüreğin yetiyorsa cevap ver, cevap ver, ben bunları söylemedim de" diyor.
Daha sonraları ne yapmış, bu türler tek yerde durmaz diye araştırdım ki ne göreyim Üniversitelere binaları üzerinden istisnasız fuhuş yuvasıdır diyen yobaz Ebubekir Sofuoğlu ile oturup Halis Aydemir hakkında gıybet serisi yapmışsın.Diyeceksin ki Sofuoğlu ile sohbetlerimizde ne var?
Örneklemeyle bakalım neler varmış neler yokmuş.
Sofuoğlu denen canlı türü Üniversitelere Fuhuş yuvası diyen bir canlı türüdür, işte konuşması.
Dakika 0:22'den itibaren tapesine bakalım.
"Efendim, Üniversite şehirleri geliştiriyor muşta falan da filan da yalan, böyle bir şey yok. Üniversite'nin şehirleri geliştirdiğinin göstergesi ne olur? Kütüphaneler artar, laboratuvarlar artar, araştırma merkezleri efendim araştırma enstitüleri artar, gidin bakın üniversitelere, bütün Türkiye'de Üniversite'nin yerleştiği yerler Nişantaşı'na döndü. Bizim kanalizasyonu bile ıslah edilmemiş bir yerden giderdik kampüse gitmek için, Erdoğan Sakarya'ya gelsin görsün" dediği anda Akit Medya Gurubu temsilcisi Sabri Balaman'ın da konuşmanın arasına girmeye çalışanlardan biri olduğu görüldüğünde konuşmaya "Üniversite'nin o yapılarının gelişmesinde falan yani" diyerek girmesine rağmen Sofuoğlu devamla "yapılar ama sayın Cumhurbaşkanımız da vurguladı neredeyse fuhuş evleri" dediği anda tetikçi gazete Akit'ten bile itirazlar yükselmeye Hüsamettin Aslan ile başlıyor ve "yok hocam yapmayın öyle bir şey, genelleme yapmayın" demesine rağmen ısrarla devam ederek "tabi canım gördüğüm var, gördüğüm var, gördüğüm var tabii ki, istisna değil" şeklinde gelişiyor.
Ardından Sabri Balaman "biraz ağır oldu hocam" demesine rağmen ısrarla ve inatla "bakın ne diyorum, e ne yapayım, ben şimdi yok yahu her şey çok güzel mi diyeyim, gördüklerim var" diyor.
Israrla mutlaka istisnası var diyenler olmasına rağmen kimseyi dinlemiyor "hocam apartla, gelin gezdireyim o zaman, ben anlamıyorum siz nerede yaşıyorsunuz, gelin ben sizi gezdireyim misafirim olun" o anda itiraz edecek olan Sabri Balaman'ı durdurarak "bir saniye Sabri Bey, gelin ben sizi gezdireyim, apartları anlattırayım, oradaki komşuları gezdireceğim, komşular size söyleyecek, emlakçılar ize söyleyecek" diye devam ediyor utanmaz canlı türü.
İşin içine Erdoğan'ı da karıştırınca kurmayları vs... itirazlarını dile getirmişti.
Bunun üzerine Sofuoğlu denen canlı korkudan eli ayağı karışmış ve "Üniversiteler fuhuş yuvası, nerede dedim, bana cümlesini gösterin, ben bunu nerede söyledim. Cümleyi siz bana gösteremeyeceksiniz, kullanmadım çünkü" diye ötüşken kuş misali ciklemeye başlıyordu.
Ahmet Şimşirgil'in tetikçiliği öylesine üst seviyelere ulaşıyor ki, Sofuoğlu giderken onu da götürecek gibi, zira Erdoğan'ın neden Ahmet Şimşirgil'i partiye sokmadığı ayan beyan ortada değil mi?
Bakınız birlikte kahkahalarla program yaptığı Sofuoğlu başka neler yapıyor.
Listenin neresinde olursa olsunlar, Kabe'nin örtüsüne sarılı olsalar bile, Cehennem soğuyuncaya kadar Cehennem soğuyuncaya kadar Cehennem soğuyuncaya kadar... SofuoğluSofuoğlu konuşurken Türkçe telaffuzu iyi seviyede görünse dahi imla eksiklikleri yaşadığı da ortada ya neyse, konu bu değil.
Ahmet Şimşirgil'in aday yapılmadığını gören Sofuoğlu milletvekili adaylarının resimlerini paylaşarak hakaret etmesi bardağı taşıran son damla oluyor.
Ardından partiden ve Sakarya Üniversitesi ve YÖK'ten ardı ardına uyarılar geliyor.
Hatta öyle ileri gidiyor ki Junior Erbakan'a bile takıyor.
Cumhur İttifakına katılmamanız Milleti üzmüştür.Sayın Erbakan;
Lütfen Sayın Erdoğan lehine CB adaylığından feragat edin.
Millet de en az 100 MV ile Sizi ve Partinizi meclise taşısın.
Derya Yanık, Özlem zengin gibilere sandıkta derse verme fırsatından Milleti mahrum etmeyin.
Bunun üzerineyse uyarılar artık sosyal medya üzerinden yapılmaya başlanıyor.
Bakalım.
O zamanlar danışman olan İbrahim Kalın , dönemin Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Savaşan'ı etiketleyerek "Üniversitelerimizi zan altında bırakan kerih ve sakil açıklamayla ilgili gereken işlemlerin yapılacak olmasını memnuniyetle karşılıyoruz" diyordu.
Fahrettin Altun, "Üniversitelerimiz araştırma, öğretim ve topluma hizmet merkezlerimizdir. Gençlerimiz ise göz bebeklerimizdir. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yükseköğretim alanında aldığımız muazzam mesafe üniversitelerimize, gençlerimize verdiğimiz değerin bir yansımasıdır" diyordu.
Yine Fahrettin Altun bir alıntıyla, "Hayatının büyük bir bölümü üniversitede geçmiş bir öğrenci, bir hoca olarak bu saldırgan ve hadsiz tutum karşısında bilimin, ilmin, üniversitelerimizin ve üniversitelilerimizin yanında durmaya devam edeceğimizi açık ve net bir biçimde vurgulamak istiyorum. Takipçisi olacağız" mesajı paylaşıyordu.
Ömer Çelik, "Üniversitelerimizle ve gençlerimizle gurur duyuyoruz. Onlara dönük her türlü çirkin açıklamayı reddediyoruz ve kınıyoruz. Ülkemiz için yaptığımız çalışmalar her alandaki gençlerimize çok daha güçlü bir Türkiye bırakmak içindir. Türkiye’nin geleceği tüm gençlerimize emanettir" demişti.
Dönemin YÖK Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ali Yekta Saraç, "1. Sakarya Üniversitesindeki bir öğretim üyesinin katıldığı bir televizyon programında üniversitelerimiz hakkında sarf etmiş olduğu ve kamuoyunun haklı olarak büyük tepkisini çeken ifadelere dair üniversitesince işlem başlatılmıştır.
2. Bilindiği üzere akademisyenlerle ilgili disiplin işlemleri kanun gereği ancak üniversiteleri tarafından başlatılabilmekte ve yürütülebilmektedir.
3. Evlatlarımızın okuduğu üniversitelerimizin, zikretmeye bile hicap duyduğumuz mekânlara benzetilmesi ve çok çirkin ifadelerin kullanılması asla kabul edilemez.
4- Bu vesile ile akademik ifade özgürlüğünün yanlış anlaşılmaması ve hocalarımızın milletimizin değerlerine ve hassas olduğu konulara ve kavramlara dair konuşurken son derece dikkatli olmaları gerektiğini belirtmek isteriz" diye biraz uzun yazıyordu.
Velhasıl sizde bu ödleklik, sözünden dönücülük oldukça bir yere varamayacaksınız, birileri size ne kadar mikser olma görevi veriyorsa o kadar mikser olabiliyorsunuz.
Umarım milletimiz gerçekleri her daim bunların suratına vurmaya devam edecektir.
03.4.2026
A. Dursun
Nasa ayın ikiye yarıldığını ispatladı !!!




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder