3 Mayıs 2026 Pazar

ERDOĞAN'IN ÖNÜNE ŞANTAJ DOSYALARI KONDU.

27 Nisan 2026 tarihli Kıbrıs gazetesinde çıkan manşet,

Sibel Edmonds’tan çarpıcı iddialar:


“Erdoğan’ın önüne şantaj dosyaları kondu”

Eski FBI analisti Sibel Edmonds, Halkbank, Epstein ağı, Venezuela hattı ve Kıbrıs eksenli bölgesel denklemlerle ilgili dikkat çeken iddialar ortaya attı.

Edmonds, Erdoğan yönetiminin ABD ve Trump çevresi tarafından “şantaj dosyaları” üzerinden baskı altında tutulduğunu savundu. Kıbrıs’ı da içeren İsrail-Yunanistan hattının Türkiye’ye karşı yeni bir jeopolitik kuşatma oluşturduğunu iddia etti.


ERDOĞAN'IN ÖNÜNE ŞANTAJ DOSYALARI KONDU

Eski FBI analisti SİBEL EDMONDS; Halkbank, Epstein ağı, Venezuela hattı ve Kıbrıs eksenli bölgesel denklemlerle ilgili dikkat çeken iddialar ortaya attı. Edmonds; haberinde, Erdoğan yönetiminin ABD ve TRUMP çevresi tarafından, şantaj dosyaları üzerinden, baskı altında tutulduğunu ileri sürüyor.

Kıbrıs’ı da içeren İsrail, Yunanistan hattının, Türkiye’ye karşı, yeni bir jeopolitik kuşatma oluşturduğunu da ekliyor.

Eski FBI analisti ve çevirmen Sibel Edmonds; gazeteci SERDAR AKİNAN'’ın YouTube kanalında katıldığı Türkçe röportajda Türkiye, ABD, İsrail ve bölgesel güç dengelerine ilişkin çok çarpıcı iddialarda bulunuyor. 

Videonun tamamını Serdar Akinan (Erdoğan nasıl teslim alındı? Türkiye'de "Soft darbe" mi olacak? Sibel Edmonds ilk kez yayında...) başlığında yayınlamış.

Edmonds; Erdoğan yönetiminin ABD’deki bazı dosyalar üzerinden baskı altında tutulduğunu öne sürerek, “Cumhurbaşkanı Erdoğan, ailesi ve mevcut iktidar üzerine çok kalın şantaj dosyaları var.” diyor. 

Edmonds’a göre; bu dosyaların başında Halkbank ve Reza Zarrab süreci geliyor. Bunun yanında Epstein ağı, Venezuela, Türkiye hattı, kokain trafiği, Gladio yapılanmaları ve İsrail’le örtülü ilişkiler de Erdoğan yönetimini baskı altında tutan başlıklar arasında yer alıyor.


KIBRIS DETAYI: ÜÇLÜ HAT VE BÖLGESEL KUŞATMA

Söyleşinin dikkat çeken başlıklarından birini de Kıbrıs oluşturuyor. Edmonds; İsrail, Yunanistan, Kıbrıs üçlü iş birliğinin Türkiye’ye karşı kurulan yeni stratejik hattın merkezinde olduğunu da iddialı açıklamalar yapıyor.

Edmonds; “İsrail, Yunanistan, Kıbrıs arasında üçlü bir anlaşma yapıldı.” Bu anlaşmanın maddeleri Erdoğan, Trump görüşmesinde konuşuldu" diyen Edmonds bu üçlü hattın, sadece enerji veya diplomasiyle sınırlı olmadığını savunuyor. Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’deki askeri ve istihbarat dengeleri açısından kritik bir rol üstlendiğini ileri sürüyor.

Edmonds ayrıca; Türkiye’nin çevrelendiğini öne sürdüğü jeopolitik tabloda Kıbrıs’ın konumunu şöyle yorumluyor: “Kuzey Irak, Suriye, Kıbrıs ve Yunanistan hattı üzerinden Türkiye kuşatılmış durumdadır.

TRUMP’IN EMİRLERİ TEK TEK YERİNE GETİRİLİYOR

Edmonds; 25 Eylül’de gerçekleştiğini söylediği kapalı görüşmeye dikkat çekerek, bu toplantıda Erdoğan’ın önüne bazı şartların konduğunu iddia ediyor. Edmonds’a göre; bu şartların yerine getirilmemesi durumunda dosyaların açılması tehdidi devreye sokulacak...

 “Şu ana kadar yapılan bütün aksiyonlar, Trump’ın verdiği emirlerin teker teker yerine getirilmesidir.” diyen Edmonds, Türkiye’nin, özellikle, İsrail, İran, Suriye ve Kuzey Irak başlıklarında bağımsız politika üretemediğini de ekliyor iddialarına.

HALKBANK DOSYASI: "KARŞILIĞINDA NE ALDILAR?"

Edmonds, Halkbank davasının da bu pazarlıkların parçası olduğunu ileri sürüyor. Davanın uzun yıllar sürdüğünü anımsatan Edmonds, dosyanın siyasi pazarlık unsuru olarak kullanıldığını savunarak, “Karşılığında ne aldılar, ona bakmak gerekir” diyor.

15 TEMMUZ İÇİN "SUNİ DARBE" İDDİASI

Edmonds; 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin de dikkat çekici sözle söylüyor. Darbeden aylar önce; Türkiye’de bir darbe yaşanacağına dair uyarıda bulunduğunu söyleyen Edmonds, daha sonra bu süreçte kendisinin de kullanılmış olabileceğinden kuşkulanıyor.

Edmonds; 15 Temmuz’un ardından Türkiye’de çok sayıda vatansever asker ve kamu görevlisinin FETÖ’CÜ suçlamasıyla tasfiye edildiklerini, bu nedenle, devlet kadrolarında büyük bir liyakat boşluğu oluştuğunu ileri sürüyor.

ORGANİK DARBE OLASILIĞI VAR

Türkiye’de ekonomik kriz, devlet içindeki rahatsızlık ve dış politikadaki kuşatılmışlık nedeniyle yeni bir kırılma yaşanabileceğini savunan Edmonds, “Organik darbe olabilir.” diyor. Edmonds; bunun klasik anlamda bir askeri darbe olmayabileceğini, halktaki tepki ile devlet içindeki bazı unsurların rahatsızlığının birleşebileceğini öne sürüyor

URANYUM VE NÜKLEER KAPASİTE İDDİASI

Röportajın en çarpıcı bölümlerinden birini ise; Türkiye’nin nükleer kapasitesine ilişkin iddialar oluşturuyor. Edmonds; 1997–2002 yılları arasında, Türkiye’nin nükleer silah yapabilecek kapasiteye ulaşmak için gerekli bazı materyal ve imkânları elde ettiğini iddiasında...

Pakistanlı nükleer bilim insanı A.Q. Khan ağına atıf yapan Edmonds; “Türkiye isterse; çok kısa sürede, nükleer kapasiteye sahip olabilir.” görüşünü dile getiriyor. Edmonds; bu konuda, ayrıntılı teknik bilgiye sahip olmadığını, ancak; FBI döneminde gördüğü bazı dosyaların bu başlıkla ilgili olduğunu söylüyor.

TÜRKİYE KUŞATILDI

Edmonds; Kuzey Irak, Suriye, Kıbrıs, Yunanistan ve Arnavutluk üzerinden Türkiye’nin İsrail eksenli bir jeopolitik kuşatma altında olduğunu savunuyor. İsrail, Yunanistan, Kıbrıs üçlü anlaşmasına da değinen Edmonds, bu başlığın Erdoğan, Trump görüşmelerinde konuşulduğunu savunmuyor.

Edmonds’un açıklamaları ağır suçlamalar ve uluslararası boyutta iddialar içeriyor. Söyleşideki sözler, bağımsız yargı kararları ya da resmî belgelerle doğrulanmış kesin bulgular olarak değil, Edmonds’un kendi anlatımı ve savunmaları olarak aktarılıyor. bugunkibris.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder