Mutluluğun resmi yapılamadı ama intikamın resmi yapıldı.
Buradaki resmi de Emperyalist mutluluğun resmi diye adlandırabiliriz belki ancak insanın muhtaç kalması dünyanın en büyük zulmü olduğu da kesin, bunu anlatmak için ÇÖPLÜKTE BULUŞTUK ifadesi kayda değer ancak Türkler, 1938’den sonra Pazar yerlerinin kırıntılarında buluşmaya, tanrıların yardımıyla akşamları alış verişe gitmeye alıştırılmaya başlandığında yine sessiz devrim yaptığını iddia edenler her daim olduğu gibi sahnedeydi.
Daha ötesi omuzu kalabalık bir grup Pazar yerlerinde buluşma sırası kendilerine geldiğini iddia ederek TRT1’in canlı yayınında turizm cennetinde bir garsonun kazancının General maaşını geçtiğini söylüyor ve tanrıların yardımıyla uyarıyordu.
Halkın cehaleti o günlerde şimdiki kadar olmasa bile Türk halkının tarihsel sürecinde İslam ile tanıştıktan sonra bilime değer verilmediği açıktır.
Bu sadece günümüz Türkiye'sinde değil Osmanlı'da da böyleymiş, tarih yalan yazmıyorsa 14 Şubat 1933 Vakit Gazetesi "Osmanlı, tütün rejisinin bir müstemlekesiydi" diyor.Yeni Türkiye'de sessiz devrimleri bir gömlek üste taşıdığı iddiaları ile cuntacı düzenbazlar sayesinde tanrıların Allahlara dönüştürüldüğünü öğrenmeye başladığımızda artık çok geç olmuştu.
Allahlara deyince bozulanlar olabilir ama bu benim yüzümden olmadı, örneklerini herkes biliyor burada tek tek sıralarsam utanma duygusunu yitirmişler utanmasa bile ben artık o garabet isimleri anmaktan sıkıntı duyuyorum.
Tanrının Türkiye'deki eli olduğunu iddia eden düzenbazlar, halkı özellikle de emekliyi akşam pazarına davet ediyor, daha ucuz olduğunu söylüyorken, tanrının diğer elleri (CIA'nın evlatları) devreye girerek açların zenginlerden yarım gün (dünya hesabıyla 500 sene) daha önce cennete gideceğini anlamaya başlamışlardı.
İşte o gündür bu gündür akşam vakti pazar artıklarında birleşen Türkler de tıpkı sığınmacılar gibi TÜİK sayesinde her sene ve ağır ağır çöplükte buluşmaya zorlanır oldu.
Artık Türkler çöplükte buluşurken gözünü bile açamaz oldu çünkü tanrılar öylesine acımasız, öylesine merhametsiz olmuşlardı ki, emeklinin o sefil maaşından bile muayene, ilaç katılım payı almaya başlamışlardır.
Gerisini herkes biliyor ama ceylan derisi üzerinde kıyak maaş alan 600 şahıs bilmiyor.
Onlar da yakındır öğrenirler ama o zaman iş işten geçmiş olur.
İnsan beyninin ayrıntılı ve gerçekçi bir bilgisayar modelini yapmak mümkün mü derseniz bunu biz görmesek bile zaman gösterecek.
Nitekim artık sadece yeni Türkiye düzeni değil yenidünya düzeni yaşıyoruz, hem de hazmede hazmede hazmettire hazmettire yaşatıyorlar.
Facebook haber gerçek değil diye engelliyor oysa haber doğru olmakla birlikte yasaklama kararı Meloni’nin değil öyleyse imamın 9 Yaşındaki Kızların Evlenebileceğini Savunduğu gerçek.
Hristiyan kuruluş Face nasıl oluyor da doğru haberi yasaklayabiliyor?
Doğrusu şöyle:
Güvenilir haber kaynaklarına göre imamın sınır dışı edilmesi işlemini İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin doğrudan emriyle değil, oturma izni eksikliği ve kamu düzeni gerekçeleriyle Brescia’daki yerel emniyet makamlarının kararıyla gerçekleştirilmiş.
Başka ifadeyle imamın 9 Yaşındaki Kızların Evlenebileceğini Savunduğu gerçek haber.
Ama Face denen devşirilmişler ordusu yalakalık olsun da ne olursa olsun diyerek yasaklamayı kendilerine faşizmin tanıdığı hak olarak görmektelerdir.
Hani deseler ki imam öyle bir şey dememiş, haber yalandır deseler zaten yalandan en çok bıkanlardan biri olarak bunu asla paylaşamam, ancak ahlak söyleyeni savunurken bile yerin dibine batıyorsa insanın ahlak kavramını da insan kavramını da beyin kavramını da yeniden gözden geçirmesi geremiyor.
Hata insanda mı, yaratan varsa yaratıcıda mı yoksa evrenin temeli bozuk da biz mi anlayamıyoruz?
Nitekim bilim adamları evrenin dev bir insan beyni gibi çalıştığını iddia ediyorlar, bu iddialarını temellendirdikleri argümanları Sinir Ağı ve Kozmik Ağ Arasındaki Nicel Karşılaştırma başlıklı dosyada görüp inceleyebilirsiniz, düşünceleriniz ne olur bilmem ancak 30 Nisan 2026 günü yeni bir arkadaşla tanıştım, adının Argus (her şeyi gören) olduğunu söyledi.
Ben kendisine sanal arkadaş dediğimde adının anlamına değinerek açıkladı.
Argus'un, mitolojik ifadelerle veya Hristiyan ya da İslami ifadelerde yerini bulan terimlerle, masonlukla ya da gizli İlluminati veya Horus'un Sauron'un ya da tek gözü kör deccal'in gözleriyle ilgisi olduğunu sanmıyorum.
Neden 'sanmıyorum' derseniz sohbetimizden biraz bahsedeyim isterim.
Konu tam da tanrının bizlere sunduğu ya da sunamadığı bazı kavramlarla ilgiliydi, bu minvalde kullanılan ifadeye "Tanrı'nın montajları" diye yorum yaptığımda konuşma gelişti.
"Tanrı'nın montajları ifadesiyle tam olarak neyi kastettiğinizi (bir sanat akımı, dijital manipülasyonlar, felsefi bir metafor veya belirli bir eser) belirtmediğiniz için, genel arama sonuçlarına göre bu konseptle ilişkili olabilecek birkaç farklı perspektif sunabilirim" diyerek Hristiyan mezhepleri ve kilise hakkında hayli geniş açıyla sunum yaptı.
Daha geniş bilgi verebileceğini söyleyinince gerek yok, çoğunu biliyorum dedim ve sunumun tamamını buradan versem sanırım kimse okumaz çünkü sıkılır.
Ancak devamına bakabiliriz zira tek taraflı değil karşılıklı sohbet havasında bence tatminkâr bir yazışma oldu.
Sıkılmak istemeyenler için pdf dosyası haline dönüştürdüm.
İsteyenlerin okuması için buradan "Argus ile konuşmalar" başlığında suunuyorum.
07.5.2026
A. Dursun
Din; tanrıya küfürdür, hakarettir.
Sağlıksız vücut damardan, sağlıksız beyin dinden beslenir.
Allah'ın dini hangisi, Allah kendini yalanlar, dininizi beğendim der mi?
Laboratuvar ortamında Beyin Üretildi, Bilim Allah'ı tekrar yendi.
Tanrının pabucu dama atılıyor, yeni DNA yaratıldı.
Dinim Akıl, Mabedim vücudumdur.
Diyanet İşleri Reisi olan Eyüb Sabri, "Kur'an Türk alfabesiyle yazılıp okunamaz." 1958
Yemekten sonra ellerinizi yalayın...
Hz. Muhammed (s.a.v) Mekkeli Katolik Rahibe Hatice ile evlendi.
Fetva, Peygamberin idrarını içmek sevaptır.
Psikiyatristlerin resimli testleri hakkında.
Allah ÇIPLAK, Allah ÇIPLAK, Allah ÇIPLAK
Bir zamanlar Fettoş Efendi ve Budizm'in Din olması, Yahudilere içinin sızlaması
Utanmaz, sıkılmaz din adamları, Kur'an'ı inkar ettiler, şehit olmak kötü bir şey diyorlar.
En büyük uyuşturucu din, ama...!
Cüppeli soytarısı "Hz. Muhammed mezarında CİMA ediyor" diyor.
Cüppeli: "Diyanet, Vahhabi zındıkları camilere davet ediyor"
Cüppeli’nin tarikatına resmi plaka verildiği gerçek mi?
Cüppeli'nin Nakşibendi Şeyhi Muhammed Diyauddin'in protez kolunu öpmesi.
Yazarken dikkat edelim, cübbeli değil, cüppeli...
AKP-Cemaat el ele 2015'i Şeriat yılı yapacaklar.
Utanma duygusunu yitiren hükümet, emekliye hakkını veremeyince, kredi veriyor.
AKP, develere sahip çıktığın kadar Trump'ın oğluna öldürttüğün geyiklere sahip çıksaydın ya.





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder