Emekliyi önüne gelen öpüyor, çünkü sahipsiz bırakıldı.
Oysa Cumhuriyet, "Kimsesizlerin kimsesi" diye öğrenmiştik, atamızdan.
Şimdilerde Haber Global adını kullanan birtakım soytarılar emekliden para çarpıp nasılsa ülkede sahipleri yok diye trol ve troliçelerle iş birlikçilik yapmaktadır.
Mesajın ilginç kısmı şu.
Programın resmi kurallarına göre, koruyucu giriş anahtarı olarak 11.000 TL yatıran her vatandaşın şahsi kartına 24 saat içinde 40.000 TL ilk ödeme yatırılacak. Sonrasında aylık düzenli gelir 110.000 TL olacaktır. Yeni yönetim programı 1 Temmuz'da tamamen kapatacağı için süre kısıtlıdır. Özgür Özel’in avukatları, sistem çalışmazsa şahsi fandan 1 Milyon TL nakit tazminat ödeme garantisi vermiştir.Bununla da sınırlı kalmamışlar.
Troller ve troliçeler de devreye girmiş.
Üstelik Facebook bunun reklamını yapıyor, bize gelince de yanıltıcı bilgi diye hesabımızı kapatıyorlar.
Facebook nasıl olur da sayfa başındaki @haberGlobal ile gerçek olan @HaberGlobal arasındaki küçük-büyük harf ayrımını yapamaz?
Ben yapamadığına asla inanmam zira Elon Musk'ın yapay zekâ girişimi xAI'ın grok simgesi sayfa başında duruyorsa bunu bilmiyor olma şansları ortadan kalkıyor demektir.
Bunun anlamı da yapay zekânın soyguna ortak olduğudur ve devleti yönetenlerin liyakatsiz devşirmeler olmasını akıllara getirir.
Öyle ya aksi durumda devlet nasıl olur da bunlara müdahale etmez, her istediklerini yayından kaldırtan, engelleyen devletin gücü bunlara yetmiyor algısını vermek kim ya da kimlerin işine gelir?
Tamam emekli kolay lokma, yumuşak et, yerken ağıza kılçık batmıyor ama bu tür oluşumlara izin verilmese asla ama asla bunu yapamazlar diyeceğim fakat diyemiyorum.
İtirazımla mahkemeye taşınan hesaplarım ve sayfalarımın hacklenmesi konusu yazık ki mahkeme kararı ile de takipsizlik kararının onaylanmasıyla sonuçlandı.
Yani anamızı öpen kadı, kime şikâyet edeceğiz meçhul.
Emeklinin sırtından geçinen yobazlar bu operasyonlarını gerçekleştirirken https://epostacozumpro.com/QKpYy78p adresini kullanıyorlar fakat o adres arşivlendiği zaman Adana merkezli GFinans Academy adlı bir adrese gidiyor.Malumunuz o da palavra.
Gerçi ben ne kadar uyarırsam uyarayım, savcılar CHP ile ilgilenmekten kafayı, hükumet erken seçim korkusundan dolayı başını kaldıramadığı için yeni namussuzların cirit alanları hayli muzaffer oluyor.
Emekli zaten bakkala gidecek dermanı kalmamış, muayeneye katkı payı, ilaca katkı payı ödemekten elinde maaş kalmadığı için sokağa bile çıkmaktan aciz duruma düşmüş, soyulmasın da ne olsun?
Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesi olmayınca namus ve şereften yoksunlar kimsesizlerin sırtındaki kambur olmaya devam edecektir.
Düşünsenize ekmek çalsanız eve gidemeden yüzlerce kamera sizi tespit edebiliyor ve o gün yakalanıyorsunuz.
Ama halkın emeğini, ekmeğini çalarsanız yakalanma diye bir sorununuz olmuyor neden?
Çünkü çalanlarla yönetenler aynı çanağı yalıyor da ondan, hepsi KaçAK Saray'ın karanlık dehlizlerinde milletin a*ına koyanlara hizmetçilik etmekten ötürü, semirmiş domuza dönmüşler.
Her kafasını uzatmalarında leş kokuları ortalığa yayılıyor, millet bunu görmeye başladı da bir de Erdoğan görmeye başlasa iyi olacak.
Zavallı Erdoğan ile bir grup dehliz faresi Fettoş köpeği dalga geçmekten bıkmadı, Erdoğan'a danışmanlık yapan uğursuz ordusu da Erdoğan gözünü açmasın diye sağa sola saldırmaya başladı, dilerim Erdoğan bir an evvel bu sesimizi duyar da gözünü açar.
Bahçeli sıranın kendisine geldiğini sanırım anlamış olmalı ki, CHP'ye üstü kapalı itidal çağrısı yapıp duruyor.
Daha dün CIA ajanlarını bu ülkeden yollamadıkça neler olacağını yine CIA belgeleri eşliğinde yazdım, Bahçeli şunu bilsin ki Kılıçdaroğlu Erdoğan'ın değil, KaçAK Saray'ın karanlık dehlizlerinde semiren Fettoş domuzlarının yani CIA ajanlarının hizmetçiliğini yapmak için AKP'den destek görmektedir.
Erdoğan elbet siyaseten bizimle ilgisi yok diyecek ama ya gerçekten de ilgisi yoksa ne olur hiç düşünen insan yok mu?
İki ucu moklu değnek, Erdoğan'ın dahli yoksa kimin var, yargı ele mi geçirilmiştir, kim ele geçirmiştir, dehlizde beslenen ABD ve İngiliz menşeli domuzcuklar mı?
Erdoğan'ın dahli varsa gerçekten onun mu yoksa dehlizlerden gelen tehditkâr hareketlerin dahli var da Erdoğan'ı sessizliğe mi gömüşlerdir?
İşte iki ucu moklu değnek budur, ya 40 katır ya 40 satır.Başka ifadeyle "ya Kürdistan'a razı olacaksınız ya da katliama" der gibi bir durum görünmektedir.
Katırı da satırı da budur, nihayetinde yine Erdoğan'ın dahli olmadan Hizbullah teröristleri gereksiz yere tahliye edilmeye başlanmış ise bunun açıklaması yapılamıyorsa işte kırmızı çizgiler yeşillenmeye başlamış demektir.
Yine bu anlatılanları yok edilmeye çalışılan, tecavüze daha açık hale getirilen emekliler görüyor ve yazıyorsa zaten yol orada bitmiştir.
O yüzden emeklisini kurtaramayan milletler tarihini de varlıklarını da yok olmaktan kurtaramazlar.
Kılıçdaroğlu derin devletin adamı mıdır yoksa ihanetin çanakçısı mı yakında çözülür, zira Özgür Özel'e destek verenlerin karanlık dehlizlerle irtibatta olduklarını düşünüyorum.
Normal gözle bakabilen vatandaş bile ülkenin bataklığa döndüğünü görebiliyor, buna rağmen musluğun başındakiler göremiyorsa yazıklar olsun o musluk başındakilere, hele de emekliyi inçe maruz bırakan TÜİK'in başındakilere.
Emekli yattığı yerden maaş alıyor diyen Bilal Erdoğan'a da buradan bir çift sözüm olacak.
Gelecek de bir gün gelecek, elbet sıra sana da gelecek, hakkım sorulduğunda sonsuza kadar ağzın düğümlensin, konuşamaz ol diyeceğim ve hakkımı asla helal etmiyorum.
3.6.2026
A. Dursun
EMEKLİYE EN AZ YÜZDE 100 MAAŞ ZAMMI ŞART!
"Amerikan Yapay Zekâ Egemen Varlık Fonu Yasası" ile halkın en büyük yapay zekâ şirketlerinde doğrudan pay sahibi olmasını hedeflediğini söyleyen bağımsız Senatör Bernie Sanders, yakın zamanda yasa tasarısını Kongre'ye sunacağını belirtti.
Soru şu: Bu geleceğin sahibi ve kontrolcüsü kim olacak? Kim bundan faydalanacak, kim zarar görecek? Yapay zekâ, çalışan ailelerin hayatını iyileştirmek için mi kullanılacak? Yaşam kalitemizi mi artıracak? Yoksulluğu ortadan kaldırmamıza, yaşam beklentisini uzatmamıza ve iklim krizini çözmemize yardımcı olacak mı? Yoksa insanlığın geleceği, neredeyse hiçbir demokratik katılım olmadan yapay zekâyı teşvik eden ve geliştiren, bugünden daha da zengin ve güçlü hale gelecek bir avuç milyarder tarafından mı belirlenecek? The Public Should Own Half of the Big A.I. Companies
Gazeteci Altan Sancar, dinleyin belki bir şeyler anlayabilenler olur.




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder