4 Haziran 2026 Perşembe

Erdoğan’a, “Cumhurbaşkanlığı Makamında tecavüzcü ağırladığını“ neden söylemediler?

2014'te DBP Ağrı Belediye Başkanı seçilen ve 2017 yılında yerine kayyum atanan Sırrı Sakık, KaçAK Saray'da Erdoğan ile görüşmüş.

Evet yanlış duymadınız.

Hani şu tecavüzcü olduğunun boy boy mahkeme kayıtları yayınlanan kişiden bahsediyoruz.

Bunu ben iddia etmiyorum, yıllardır bunu iddia edenlere yanıt vermeyen ya da veremeyen kendileridir, ben değilim.

Nihayetinde Erdoğan her şeyi bilen adam değil, o henüz yaratılmadı.

Öyleyse Erdoğan'nın bunu bilme şansı neredeyse sıfır diye düşünerek buradan uyarı görevimi yerine getireyim istedim.

Sayın Erdoğan, KaçAK Saray'ın karanlık dehlizlerindeki eli anlaşılan bulamamışsınız, size bir ip ucu olsun diye yazıyorum.

Bu adamları siz ve Bahçeli'ye kim öneriyorsa, sizleri her neyle tehdit ediyorlarsa bilin ki tarih bir gün bu ihanetin belgelerini yazacak elbet, ancak koca ülkede tek bir kişi dahi çıkıp bunu ilan etmedi mi diye sorarlarsa en azından görevimi yerine getirmiş olarak tarih yolculuğundaki yerimi alayım istedim, gerisi sizin bileceğiniz iştir, ne de olsa MİR, Jandarma İstihbarat, Emniyet İstihbarat vs.… tamamı emrinizdedir. 

İşte haber. 

Veryansın Tv’den Sırrı Sakık’a ‘tecavüz’ soruları: 14 yıldır neden susuyorsun.

Veryansın Tv Genel Yayın Yönetmeni Erdem Atay, TBMM'de cumhuriyetin kurucu önderlerine hakaret eden DEM Partili Sırrı Sakık'a dikkat çeken sorular yöneltti. Atay "Sen 1978 yılında, bir otele kaçırılmış bir kızın 209 numaralı odasına zorla girdin mi? Orada 15 yaşında reşit olmayan bir kıza otel odasında silah zoruyla tecavüz ettin mi?" diye sordu. Veryansın Tv

Sırrı Sakık, Demokratik Toplum ve Barış sürecinin somut adımlarla ilerlemesi gerektiğine dikkat çekmiş, bu tarihsel sürecin günlük siyasi çekişmelerin çok üzerinde tutulması gerektiğini ifade etmiş ve kanın, gözyaşının ve çatışmaların Türkiye'nin gündeminden tamamen çıkarılmasının toplumun en büyük ortak arzusu olduğunu vurgulamış.

Sanki akan kanın sorumlusu taşeronluğunu ve tetikçiliğini yaptıkları Emperyal ağalar değilmiş, sanki Mehmetçik teker teker intihar etmiş gibi aşağılık tarzda utanmadan konuşmuşlar.

Hani Erdoğan'a hitaben aşağıdaki rezil konuşmayı yapan, milletin vergileriyle maaşa bağlanan biri vardı anımsadınız mı?

Milleti pazarlığa sürükleyen adamlar kimler, kimler kimlerle anlamayan kaç kişi var acaba?

Erdoğan'a tek kelime edenin boynuna ip geçirildiği dönemde bunlarla pazarlık yapanlar acaba neler söylemiş unuttunuz mu bakalım.

Nitekim söylenenler suç ise söyleyeni yargılasınlar da görelim demokrasiyi, gerçi onlar demokratikleşme demeyi artık ortak lisan yaptılarsa da ben henüz yapamadım. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan 07.05.2019 tarihli sosyal medya paylaşımından "Çözüm süreci diye bir şey söz konusu değil" diyordu. 

Biz de sürekli Bahçeli'ye ne oldu da döndü deyip duruyorduk.

Bir de bu açıdan soralım, Erdoğan'a acaba ne oldu? 

Barış Pınarı Harekâtına İlişkin Genel Yayın Yönetmenleri ile Yaptıkları Toplantıdaki Konuşmaları

13.10.2019 

Değerli Arkadaşlar,
Tabii bu düşüncelerle birkaç ayrıntıyı sizlere ayrıca vermek istiyorum. O da şudur: Bazı ülkeler kendi kendilerine gelin-güvey oluyorlar. Bizimle terör örgütü arasında arabuluculuk yapmaya talip olanlar var. Bunlar nasıl başbakandır, nasıl devlet başkanıdır anlamak mümkün değil. Ya siz ne zamandan beri bir devletin terör örgütüyle masaya oturduğunu gördünüz, önce bunu bir defa bunların anlaması lazım. Bunlara bir de kavram açıklamaları yapıyoruz. Diyoruz ki; bak Türkiye’nin karşısında bir terör örgütü var ve siz bir terör örgütüyle Türkiye’yi mi masaya davet ediyorsunuz? Önce bu yaklaşımınızı bir düzeltin. Ondan sonra “nein nein” diyorlar. Ne, nein’i işte, söyledim. Yani bu tür durumlar var.
.../...
Bütün bunların hepsini başta Amerika olmak üzere Avrupalıların hepsine anlattık, anlatıyoruz. Ama hani bir sözümüz var ya bizim “kellim kellim la yenfa” diye, konuş konuş fayda vermiyor, maalesef tablo böyle.
Bu durum içerisinde biz dini azınlıkları asla bir kenara koymadık, onlara da gereken bütün hassasiyeti gösterdik. Ve bütün bunların yanında işte bakın açıklamalar geliyor, Ermeni Patrikliği açıklamasını yaptı, Kadim Süryani Kilisesi ve Süryani Arami Kilisesi açıklamalarını gayet güzel, olumlu bir şekilde yaptılar, PYD-YPG’nin zulmüne karşı harekata desteklerini ifade ettiler. Çünkü bunlar Suriye’de çok çektiler, kimlerden? Bunlardan. Bunlara çok zulüm ettiler. Ve Suriye’yi oradan kaçarak terk edenler oldu. Sadece bize gelenler değil Avrupa’ya gidenler de oldu. Ben bunu Sayın Trump’a söylediğim zaman biz bunları bilmiyorduk dedi. Ben şimdi size anlatıyorum dedim.
Ve bu tablo içerisinde bugüne geldik. Tabii bizim kalkıp da teröristlerle masaya oturmak gibi Allah göstermesin kendimizi inkâr edecek halimiz söz konusu değildir, böyle bir şeyi asla yapamayız. Ve bu bizim bugüne kadar aldığımız siyasi terbiyeyle de asla bağdaşmaz. Bu bizim ne karakterimize, ne cibilliyetimize, ne de bizim tarihi duruşumuza asla uymaz. Ve bizim teröristlerle duruşumuz, onlar 30 kilometre derinlik ve en batıdan en doğuya bütün o havzayı bunlar terk edene kadar devam edecek. Bunu dün İngiltere Başbakanı’na da söyledim, bugün Şansölye Merkel’e de söyledim. tccb.gov.tr
 

Ak Parti Grup Toplantısında Yaptıkları Konuşma

16.10.2019 

Bak şunu da söyleyeyim: Bu teröristlerle bize arabuluculuk yapmaya çalışan bazı liderler var. Dedim siz uluslararası savaş hukukunda veya siyaset biliminde ne zamandan beri devletlerin terör örgütleriyle masaya oturduğunu duydunuz? Bu o tür devletler varsa bile Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihinde bir devlet olarak bir terör örgütüyle aynı masaya oturmak yoktur ve bundan sonra da bizden böyle bir şeyi beklemeyin. Bunun için de arabulucu filan aramıyoruz ha, buna da ihtiyacımız yok. 

.../...

Türkiye teröristlerle pazarlık yapılmayacağını, yapılsa da anlamı ve neticesi olmayacağını bilecek kadar tecrübe ve dirayet sahibi bir ülkedir. Yıllardır teröristlerle kucak kucağa yaşayanlar, onlarla istedikleri pazarlığı yapabilirler, ama biz bu yola asla tevessül etmeyiz. Bu vesileyle bizi arayıp teröristler adına taleplerde bulunanlara şunları söylemek istiyorum: Madem terör örgütüyle bu kadar içli dışlısınız, madem terör örgütünü bu kadar seviyorsunuz ve kolluyorsunuz, madem masumların akan kanının değil de, teröristlerin ezilen başlarının derdindesiniz, madem teröristlerin gönlünü etmek uğruna Türkiye’nin müttefikliğini hiçe saymayı göze alıyorsunuz, öyleyse size bir teklifimiz var, bizim terörist bile olsa kimseyi taammüden öldürmek gibi bir niyetimiz zaten olamaz, çünkü biz sizler gibi değiliz. Yunus Emre’nin, Hazreti Mevlana’nın, Şeyh Edebali’nin, Hacı Bayram Veli’nin torunları öldürmek değil, yaşatmak için çalışır. Suriye’deki sorunun en kestirme yolu bunun için de teklifimiz hemen bu gece tüm teröristler silahlarını, malzemelerini, her şeylerini bırakıp kurdukları tuzakları imha edip, belirlediğimiz güvenli bölgeden dışarı çıksınlar tccb.gov.tr

 

Şanlıurfa İftar Programı’nda Yaptıkları Konuşma.

16.04.2023

Vesayet sistemi yerine tüm kurumları ve kurallarıyla demokrasiyi tesis etme mücadelemiz var. Milletimizin başına bela olan eli kanlı canileri tasfiye etme cesaretimiz var. Bu bay bay Kemal şu anda terör örgütüyle yan yana mı? Bunlar Diyarbakır’da 51 vatandaşımızı sokağa dökerek onların ölümüne neden olmadı mı? Bu Selo şimdi nerede? Edirne’de. Bay bay Kemal ne diyor? Geleceğiz ve Selo’yu da cezaevinden çıkaracağız. Bitmedi, bir de evlat katili. o da nerede? Ada’da. Neymiş, onu da çıkaracaklarmış.

Ya ne zamandan beri katiller bir hukuk devletinde onların çıkarılmasına yönelik söz verip onları çıkaracağız diyerek oy topluyorlar. Türkiye, bir terör devleti değildir. Türkiye, adaletle hükmedilen, hakkın egemen olduğu bir devlettir. Benim milletim, bu teröristlerle kol kola gezenlere, teröristlerle beraber hareket edenlere 14 Mayıs’ta gereken dersi verecektir, ben buna inanıyorum. tccb.gov.tr

Merak ediyorum, bu sayfayı da meşhur Diyarbakır 5. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla engelleyecekler mi? 

 04.6.2026
A. Dursun 

 

"Vekil otosuyla eroin sevkiyatı" iddiası.

02 Ocak 2008

Hürriyet


 

EROİNLERİ ERBAKAN TEMİN ETTİ

 

NOT: Bu ülke etnisite ve din üzerinden çökertilebilir, başka yolu da yoktur.
O nedenle Kürt milliyetçileri dahil her tür Milliyetçiler ve Siyasal İslamcılar kardeştir.
Milliyetçiliği kullananların tek ortak düşmanları Türk kelimesi ve kapsamında olan her şeydir. 
Dinciliği kullananların tek ortak düşmanı da yüzlerce yıldır Anadolu topraklarında varlık bulmuş İslam modelidir. 
O nedenle CIA hem tanrılar hem teröristler yaratmıştır.
Tanrıların tamamı ile birlikte teröristlerin tamamı bu topraklardan yok edilmedikçe kurtuluş mümkün olamaz.  
A. Dursun 

Eski PKK militanları ve Öcalan tarafından tecavüze uğrayan kadınlar tecavüzleri anlatıyor.

Nejdet Buldan'ın "PKK'de Kadın Olmak" kitabı, Abdullah Öcalan'ın örgütteki kadın militanlarının nasıl kullandığını gözler önünde seriyor.

PKK'nın katliamları 

'Önderlik isterse jakuziye girersin'.

Korucu kızı Hevidan, KÜRT KADINLARINDA STOKHOLM SENDROMU

İslami Stockholm sendromu, Rabbim çok şükür kardeşim şehit oldu. 

İtirafçılar ile bizzat Öcalan tarafından tecavüze uğrayan kadınlar anlatıyor.

AMERİKALILAR KİMLERLE İSTİHBARAT PAYLAŞIYOR? Şemdin Sakık

Metiner'in rüyası: "Altıok zihniyeti tarihe gömülecek".

Bilim sitesine Türkiye'den giriş neden yasaklandı?

Sırrı Sakık, "Hava Şehitleri Anıtı ucubedir" diyerek kime küfretti?

Erdoğan, "Çok ciddi bedeller ödettiler, sulama birliklerini kaldırıyoruz." Asıl bedeli millet ödüyor, sayenizde.

Kürtleri "İslam'la Kandırdık"

Yeni darbe hazırlıkları, üstelik son rötuşları KaçAK Saray'da yapılıyor.

IŞİD, ABD’de özel eğitilmiş teröristlerce takviye edildi.

Devlet kuran tek ordudan, devlet yıkan tek orduya...


 

Sakık görüşmeyi anlattı.

T24 yazarı Murat Sabuncu’ya, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaptığı görüşmeyi aktaran Sakık, ziyaret sırasında AİHM kararlarının uygulanmaması konusunu gündeme getirdiğini anlattı. Sakık, uygulanmayan kararlar konusunda artık harekete geçilmesi talebini ilettiğini söyledi. Eski HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ve eski HDP’li siyasetçiler hakkındaki davada AİHM, Türkiye’yi mahkûm etmişti. Demirtaş’ın tahliyesini gerektiren bu karar, kesinleşmesine rağmen bugüne kadar uygulanmadı.

DEP örneği 

Sakık, bu kapsamda, kendisinin de sanıkları arasında olduğu eski DEP milletvekilleri ile ilgili yargılama sürecini anımsattığını da söyledi. Aralarında Leyla Zana, Ahmet Türk, Hatip Dicle gibi isimlerin bulunduğu DEP’liler, dokunulmazlıklarının kaldırılması sonrasında TBMM’de gözaltına alınarak tutuklanmışlardı. 

Bir bölüm DEP milletvekili daha sonra tahliye edilmiş ancak Zana’nın da aralarında olduğu isimler bir süre daha cezaevinde kalmıştı. 

AKP döneminde çıkartılan yasalar uyarınca, AİHM’nin davada yeniden yargılama kararı vermesi sonrasında bu isimler de tahliye edilmişti. Zana, daha sonra yeniden vekil seçildi. Vekilliği bittikten sonra ise ağır davalarla karşı karşıya kaldı.

Demirtaş’ın önerileri 

Sakık, görüşmede Demirtaş’ın çözüm süreci ile ilgili görüşlerini ve bu konudaki önerilerini Erdoğan’a aktardığını da ifade etti. T24.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder