Bugün camilerde saçma sapan, zorlama makamlarla okunan ezan neyin temsilcisidir, neden kimse farkında değil, gerçekten bir cehaletten mi bir ihanetten mi kaynaklanıyor, biraz araştırmanıza katkı olsun diye eski arşivimden paylaşıyorum.
Camilerde Ortodoks İslam'ı yaşıyoruz.
20.4.2020 tarihli yazımı tıpkısının aynısı olarak güncelliyorum.
COVID-19 ve de özellikle IBAN’dan sonra daha ağırlıklı olarak minarelerden Segâh makamında okunan müziğin "Allahümme salli ala seyidina Muhammedin’nin nebiyyi’il ümmiyyi ve ala alihi ve sahbihi ve sellim” anlamı nedir?Allah’ım dua ümmi (ilahi okuma cahili) Muhammed’in üzerine, ailesine, yakınlarına olsun, onlara selam olsun.
Bu bir beste olmasına karşın, sanki kutsal ya da Kur’an’dan bir ayet, sure gibi algılayan büyük ama çok büyük çoğunluğun minarelerden kulak zarını patlatmaya deyip değmeyeceğine millet karar versin.
NOT: Ümmi, RTE'nin Peygamberine "CAHİL" diye hakaret ettiği gibi anlama gelmez.
İlahi kelam okumakta cahil olan anlamına gelir ki, bu da tüm peygamberlerin kendi devirlerinde, ilahi okumalarının olmadığı demektir.
Özetle tüm peygamberler ümmidir, aksi halde inançlara göre tezat oluşturur.
Yani inananlar ümmi (ilahi cahil) olduğunu kabul etmeyecek olurlarsa, kitapların vahy yoluyla değil, insan eliyle yazılmış olduğu sonucunu ortaya koyar.
Bu nedenle koro şefliği yapan ulemalar, inandıkları kitapların insan (Peygamberleri) eliyle yazılmadığını iddia edebilmek için ümmi olduğunu kabul etmek zorunda kalmışlardır.
Tayyip Efendi'nin kendi Peygamberine CAHİLDİ demesi de ayrı bir hakarettir.
Segâh aynı zamanda Kilise musikisi teriminin daha ağır söylenişidir.
Ortodoks Kilisesindeki tek sesli ve Rum (Yunan) milletinin icra ettiği dini musikiyi ifade etmektedir.
Segâh aynı zamanda Kilise musikisi teriminin daha ağır söylenişidir.
Segâh'ın Osmanlı'da minarelerde söylenmesinin nedeni, Buhûrîzâde Mustafa Itrî olmuştur.
Ne yazık ki Itrî, köle pazarlarındaki köle satışlarından pay (Kethudâya) alan biridir.
Tıpkı Mevlâna’nın para karşılığında fetva yazması gibi bir durumdur.
Minare; Bilâl-i Habeşî’nin ezan okumak için üzerine iple tırmanarak çıktığı “üstüvâne” (silindir) denilen özel bir yer ve Habeşî hem azadlı köle hem de peltek olduğundan (Ş yerine S demesi vs...), Muhammed özellikle ezanı ona okutmuştur ki, köleliğe karşı olduğunu belgelemek istemiştir. Kaynak..
Lakin Muhammed'den sonra kölelik Osmanlı'ya kadar gelmiştir.
Nitekim Kur'ân'a göre kölelik doğal bir kuruluştur.
Minare-Manara veya minar kelimesi.
Özetle bu ün, camilerde hızlı olan makamı daha da ağırlaştırılarak Segâh Makamından okunan Ortodoks müziğin anlamı, Ortodoks İslam'ının Türk milletine dayatılmış şeklidir. NOKTA
Segâh Makamı nedir, merak edenlere…
İşgal devleti İsrail Gazze’de bir kez daha çocukları ve masum insanları hedef almaya başlamıştır.
Hukuk ve ahlaktan yoksun bu işgalci zihniyet ‘güvenlik’ politikası adı altında zulümlerini tüm dünyanın gözü önünde sürdürmeye devam ediyor. Ali Erbaş
Shema İsrael (Dinle İsrail) Yahudi Ezanı
Bilmeseniz Kur'an sanırsınız değil mi?
Doğrusu, Tevcitli tevrat okunuyor.
İslam'a davet...
Kelimei şehadet kopya çekilerek yapılıyor.
İslam'a göre Tebliğ nedir, kimler tebliğ yapabilir? Peki, kim bu tebliğci pezevenkler?
Emperyalist şeytan kendini taşlatmaz.
Bazı okullarda Mekke maketi, şeytan taşlama oynanması, zemzem kuyusu maketleri olduğu için cehaletin dibine vurduk.
Halil Konakçı tombul konsomatrisleri seviyormuş.
Gecekondudan çıkmış korkunç bir güç
İlahiler ve mehter 'tasavvuf müziği' adı altında ve önümüzdeki ders yılında müfredata girecek.
Zeynep Şahin/29.7.2007
Müzik derslerine din ayarı.
Öğrencilere tasavvuf ve ilahi örnekleri dinlettirilerek, ne hissettiklerini yazmaları istenecek. Ayrıca, 6 ve 7. sınıflar Mehter Marşı'nı doğru söylemeyi öğrenecek. Yeni eğitim yılından itibaren uygulamaya konacak müfredatta, derslerde öğrencilerin etkin rol alması istendi.
ANKARA - Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), müzik eğitimini de dinselleştiriyor. Hazırlanan yeni müzik dersi müfredatıyla öğrencilere dini ezgiler, tasavvuf müziği örnekleri dinlettirilecek. Öğrenciler dinledikleri müzikler hakkında ne düşündüklerini yazacak. İlköğretimde, Mehter Marşı'nın doğru söylenmesine yönelik etkinlik düzenlenecek.
MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı (TTKB), ilköğretim müzik dersi müfredatını değiştirdi. İlköğretim 1. sınıftan 8. sınıfa kadar etkinliklerin, kazanımların yeniden belirlendiği müfredat, müzik dersinin içine de dini vurgunun yerleştirildiği bir yapıya dönüştü. Yeni eğitim yılından itibaren uygulamaya konacak müfredatta, derslerde öğrencilerin etkin rol alması istendi. Buna göre öğrenciler, 6 ve 7. sınıfta, Osmanlılık bilincini vurgulayan Mehter Marşı'nı doğru söylemeyi öğrenecek.
"Dinleme - Söyleme - Çalma" ünitesiyle 6. sınıfta, İzmir Marşı, Vatan Marşı gibi marşlarla birlikte "Mehter Marşı" nı doğru söylemesi öğretilecek. Yine aynı ünitenin 7. sınıftaki ayağında da öğrencilere toplum yaşamında önemli yer tutan marşların öğretileceği belirtildi. Bu türdeki marşlardan bir repertuvar oluşturulması istenirken, öğrencilerin repertuvardaki marşları doğru ritim ve ezgilerle söyleyebilmesi için etkinlikler düzenleneceği ifade edildi.
Sıralanan marşlar arasında "Mehter Marşı" da yine yer aldı. İlköğretim öğrencileine 8. sınıfta ise "dini müzikler" dinlettirilecek. "Müzik Kültürü" başlıklı ünite kapsamında, öğrenciler "tasavvuf" müziğinden örnekler dinleyecek.
Müzik derslerinde ilahi
Konunun işleniş açıklamasında ise tasavvuftan kast edilen müzik türü "dini" olarak belirtilirken, bu etkinlik müzik derslerinde "ilahi" dinlenmesini beraberinde getirecek. Öğrencilere yine aynı konu kapsamında "askeri" müzikler de dinlettirilmesi istenirken, askeri müziğe örnek olarak ise sadece "Mehter Marşı" belirtildi.
Öğrenciler, dinlediği değişik türdeki müzikler arasındaki ayrımı da hissettiklerini yazarak açıklayacak. Buna göre öğrenciden, dinlediği dini, askeri ya da Türk Sanat Müziği türündeki parça sonrası, ne düşündüğünü belirtmesi istenecek, bu müzikler arasındaki farkın ayırdına varması sağlanmaya çalışılacak. Öğrenciler, "Dinlenen müziğin türü ne? Bestecisi kim? Bana neler hissettirdi? Kullanılan enstrümanlar neler olabilir? Müzik bana neyi hatırlattı" gibi sorulara yanıt verecek. Cumhuriyet
MÜZED Genel Başkanı Refik Saydam'ın konuyla ilgili görüşleri.
Programı incelediğimizde Cumhuriyet'in haberinin yüzeysel olduğunu, gerçek eleştiri noktasını yakalayamadığını görüyoruz. Bizim programa yönelik eleştirimiz, esas olarak içeriğinin zayıflatılması, konuların amaç ve hedeflerin (Avrupalı "uzman"ların dayattığı "yapılandımacı" anlayış doğrultusunda) "kazanımlar" adı altında belirsizleştirilmesi, müzik dersinin kitabı olmadan okutulacak dersler kategorisine dahil edilerek öneminin ve ağırlığının azaltılmasıdır.
Program, (kendilerinin belirleyerek çağırdığı iki akademisyen ve dört müzik öğretmeni meslektaşımız dışında) Müzik Eğitimi Anabilim Dalı Başkanlarından, MÜZED'den, ilköğretim müzik eğitimi programcılığı alanında birikimi ve deneyimi olan eğitimci, akademisyen kadrolardan hiçbir katkı istenmeden hazırlanmıştır. Yukarıdaki eleştiriler doğrultusunda programla ilgili MÜZED'in halen Danıştay'da devam etmekte olan bir davası sürmektedir.
2006'da yayımlanan program üzerinde 2007 Mayısında değişiklik
yapılırken, dava konusu olan bazı bölümlerde de yeni anlatımlara
rastlanmıştır. Bu konuya ilişkin ayrıntılı incelememiz tamamlanmak
üzeredir; Talim ve Terbiye Kurulu nezdinde girişimlerimiz sürecek ve
meslektaşlarımız haberdar edilecektir.
Selam, saygı ve sevgilerimle.
Refik SAYDAM
MÜZED Genel Başkanı
Teşrik tekbiri (birlikte yüceltme) …
Teşrik kelime anlamı olarak ortak olmak manasındadır.
Arap geleneklerinde etin güneşe tutularak kurutulmasına ortak olanlara teşrik edenler denmiştir.
İslam ile birlikte kurban etinin güneşte kurtulmasında ortaklığa, yani aynı uygulamayı birlikte yapmaya da teşrik etmek denmeye devam edilmiştir.
İslam ile birlikte Araplarda teklik, bir olma, sadece tek olan anlamlarını içeren tekbir kavramı da Allah için kullanılmaktadır.
74/3’te, rabbeke fe kebbir (rabbini yücelt/tekbir et),
17/111’de, kebbirhu tekbira (onu tekbir ile yücelt) denmektedir.
Bu nedenle de camilerde sıkça tekbir edildiğini duymaktasınız.
2/185’te Ramazan ayına binaen ve li tukebbirullahe (Allah’ı yüceltmeniz için) ifadesi örnek olmak üzere özelikle de COVID-19 ile birlikte minarelerden Teşrik tekbiri (birlikte yüceltme) yapıldığı görülmektedir.
Şu şekildedir.
Allahu ekber Allahu ekber. La ilahe illallahu vallahu ekber. Allahu ekber ve lillah’il hamd.
Anlamı, Allah büyüktür Allah büyüktür. Allahtan başka ilah yoktur, Allah hepsinden büyüktür, hamd Allah’a mahsustur.
24 Nisan 2020
A. Dursun



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder